05.05.2008/Sayı:185
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Prof. Dr. Şener Üşümezsoy

Prof. Dr. Şener ÜşümezsoyKuzey Anadolu Fayı
nereye uzaklaşıyor?

Beklenen İstanbul depremi nerede olacak?

17 Ağustos’tan sonra, İzmit Körfezi’nde yırtılan fayın Yalova açıklarında Adalar’a doğru dönerek İstanbul kıyılarına yaklaştığı ve bundan sonraki depremin bu Adalar Fayı’nda olacağı diğerleri tarafından ileri sürüldü. Bu söylemi “Fay İstanbul’dan Uzaklaşıyor” başlıklı makalemizde ve diğer makalelerde ayrıntılarıyla çürüttük. Çınarcık Teşvikiye Köyü yakınlarında olan 5.9’luk son depremden sonra fayın İstanbul’dan uzaklaşarak yırtıldığını vurgulayan bir manşet atıldı. Oysa ben 17 Ağustos’tan sonra fayın Çınarcık’a kadar kırılıp stresini boşalttığını, bundan sonraki kırılmanın Teşvikiye Köyü civarından başlayarak Bozburun Fayı dediğimiz Armutlu Yarımadası’nın batı ucundan güney batıya doğru uzanan fayda yer alacağını tekrar tekrar vurguladım.

Şekil 1a) Bozburun fayında yırtılmanın oluşturduğu stres boşalımı ve oradan türetilen şiddet dağılımı paterni

Şekil 1b) Bozburun Fayı ve Mudanya Körfezi Çukuru kuzey kenar ve güney kenar faylarının birlikte kırılması ile oluşan stres boşalımı ve şiddet dağılımı paterni

Şekil 1a) Bozburun fayında yırtılmanın oluşturduğu stres boşalımı ve oradan türetilen şiddet dağılımı paterni

Şekil 1b) Bozburun Fayı ve Mudanya Körfezi Çukuru kuzey kenar ve güney kenar faylarının birlikte kırılması ile oluşan stres boşalımı ve şiddet dağılımı paterni

Geçen yazımızda Bozburun Fayı’nda oluşacak bir depremin oluşturacağı yırtılmanın İmralı güneyinden Mudanya Çukuru faylarına doğru ilerleyeceğini ve buradaki depremin “beklenen İstanbul depremi” olacağını anlattım. Bu anlatımda 1999 depreminde boşalan stresin ve onun yarattığı şiddet dağılımının örneklerini ele alarak, bu depremde de oluşacak enerji boşalımı ve şiddet dağılımının İstanbul’u ve güney kıyılarını, Mudanya’yı, Bursa’yı nasıl etkileyeceğini tartıştım. Buradan çıkan sonuç, fayın ve depremin oluşum yerinin (coğrafi alan olarak ele alırsak) Kuzey Marmara kıyılarının “uzak alanı” içinde yer aldığıdır. Buna karşılık Mudanya, Bandırma ve Bursa’nın depremin “yakın alanı” içinde yer aldıkları görülecektir. Yakın alan kavramı, 7 şiddetindeki bir depremin 9 şiddetinde etkileyeceği 40 km.lik mesafedir. Bu mesafe deprem enerji merkezine (Sentroit) olan mesafedir. Uzak alan ise 40 km.den uzakta şiddetin hızla düştüğü alanı temsil etmektedir. Gelecek yazımızda İstanbul’un zemin haritası ele alınarak, olası bu depremin İstanbul’a olan şiddeti sayısal olarak tartışılacaktır.

Fay kuşağının devamı

17 Ağustos’tan sonra stresin yüklendiği ve yırtılma riskinin arttığı fay olan Bozburun Fayı’nın tek başına kırıldığında oluşacak stres boşalımı Şekil 1a’da gösterilmiştir. Bu durumda 7’nin altında bir deprem büyüklüğü söz konusudur. Yırtılmanın Mudanya Körfezi Çukuru kuzey ve güney kenar faylarını kapsaması durumunda oluşacak stres boşalımı haritası ise Şekil 1b’de görülmektedir. Sözü edilen Bozburun ve Mudanya Fay Kuşağı, Kuzey Anadolu Fayı’nın batı kesiminde son yüzyılda kırılmamış stres yüklü esas fay kuşağıdır. “Bu fay kuşağının devamı nerededir?” sorusunu sorduğumuzda, Bandırma Körfezi ile Edremit Körfezi arasındaki Biga Yarımadası’nda ve Manyas Göller Bölgesi’ndeki aktif fayları incelediğimizde bu bölgenin Kuzey Anadolu Fayı’nın batı kesimini oluşturduğunu ve 17 Ağustos’ta kırılan fayın ve önümüzdeki depremde kırılacak fayın devamını oluşturduğunu görürüz. 1964 yılında 7 büyüklüğünde, düşey atımlı bileşeni olan Manyas depremi, Bozburun-Mudanya Fayı’na en yakın yırtılma kuşağını oluşturmaktadır. Yani Bozburun-Mudanya fayı bir taraftan 17 Ağustos’ta yırtılan faylarca stres yüklenmiş iken, diğer taraftan 1964 yılında Manyas Gölü’nün kuzeyinde yırtılan fay hattından da stres yüklenmiştir. Şekil 2a’da Kuzey Manyas Fayı’nın 1964 yılında yırtılması görülmektedir. Şekil 2b’de görüldüğü gibi, bunun güney batıya doğru uzağında yer alan ve 1953 yılında yırtılan fay Gönen-Yenice depreminin olduğu fay kuşağıdır. 70-80 km. uzunluğundaki bu fay kuşağı 1953 yılında 4 metreye varan en yüksek atımla yırtılarak 7.3 büyüklüğünde bir deprem oluşturmuştur. Bu depremin devamını, daha doğrusu bu depremden önce oluşan güney batı devamını ise Edremit Körfezi’nin (Şekil 2c) batı kesiminde olan 1944 Ayvacık depremi oluşturur. Ayvacık depremi de 7 büyüklüğüne varan bir büyüklükte düşey atımlı bileşeni olan bir depremdir.

Şekil 2a Kuzey Manyas Fayı 1964 depremi
Şekil 2a Kuzey Manyas Fayı 1964 depremi

Şekil 2b Yenice-Gönen Fayı 1953 depremi
Şekil 2b Yenice-Gönen Fayı 1953 depremi

Şekil 3a Bursa-Apollon-Uludağ Fayı 1855 depremi
Şekil 3a Bursa-Apollon-Uludağ Fayı 1855 depremi

Şekil 2cEdremit Körfezi Fayı 1944 kırılması
Şekil 2cEdremit Körfezi Fayı 1944 kırılması

Şekil 2d Skiros Fayı 1981 kırılması
Şekil 2d Skiros Fayı 1981 kırılması

Şekil 3b Batı Marmara Saros Fayı 1912 ve 1766 depremleri
Şekil 3b Batı Marmara Saros Fayı 1912 ve 1766 depremleri

Kuzey Anadolu Fayı yalnızca doğudan batıya doğru bir yırtılma yolu izlemiyor

Görüldüğü gibi Kuzey Anadolu Fayı yalnızca doğudan batıya, Erzincan’dan Çınarcık’a doğru bir yırtılma yolu izlememiştir. Biga Yarımadası örneğindeyse bunun tam tersi olarak Edremit Körfezi’nden güney batıdan kuzey doğuya doğru sırayla birbirini tetikleyen bir yırtılma süreci izlemiştir. 1944 yılında Edremit Körfezi’nde yırtılan fay doğuya doğru karaya girerek Kalkım’a doğru ilerlemiştir. 1944 yırtılması bu fayın batı kesiminde yer almıştır. Bu faya paralel olarak 10-15 km. kuzeye uzanan, Yenice’den başlayıp Manyas Gölüne kadar uzanan fay hattının 70-80 kmlik kesimi 1953’te kırılmıştır. Yırtılma hattı aynı fayın uçlarında değil, sıçrama yaparak paralel uzanan fayların kuzey kesimindeki fayda devam etmiştir. 1953 yırtılmasından sonra 1964 yırtılması ise sanıldığı gibi Manyas Gölü’nün güney kenarında yer alan fay hattında olmayıp, tam tersi Yenice Fayı’na paralel uzanan yine bir 5-10 km kuzeyinde yer alan Sarıköy ve Debleke fay hattında gerçekleşmiştir. Bu fay hattının batı kesimini oluşturan ve Manyas Gölü kuzey kenarında gerçekleşen 1964 depreminin stres yüklediği fay hattı bu faya paralel olarak kuzeyde yer alan Mudanya Körfezi Çukuru kuzey ve güney kenar faylarıdır.

Yırtılacak olan faylar

Bu durumda 17 Ağustos ile tetiklenmiş Bozburun Fayı ve 1964 yılındaki Manyas depremiyle stres yüklenmiş Mudanya Körfezi fayları önümüzdeki dönemde yırtılmaya aday olarak karşımızda durmaktadır. Mudanya Körfezi faylarıyla Bozburun Fayı’nın 130-140 derece büklümle birleştiği noktada olaşacak yırtılma İstanbul’a 60 km.den Bursa’ya 40 km.den daha az bir mesafededir. Bu iki fayın birlikte kırılması durumunda deprem büyüklüğü 7’yi bir miktar geçebilir. 7.1, 7.2.

Kuzey Anadolu Fayı’nın esas kolunun uzandığı Manyas kuzeyi Yenice-Gönen- Edremit ve Kuzey Ege Skiros Fay Kuşağı’ndaki 1000 yıllık deprem kayıtları incelendiğinde Ambresey tarafından şu gerçek ileri sürülmüştür. Bu fay kuşağı üzerinde yıllık stres birikimi ve kayma hızı sanıldığının aksine Saros ve Batı Marmara fay kuşağına eşittir. Oysa modern GPS verileriyle yapılan modellemelerde Saros ve Batı Marmara, Tekirdağ, Silivri ve Kumburgaz Faylarında yılda 20 mm.lik bir stres birikimi yani kayma hızı ileri sürülürken, Güney Marmara kıyısı ve Bandırma ve Edremit Körfezi arası fay kuşağında 5 mm.lik yıllık kayma ileri sürülmektedir. Oysa tarihsel deprem kayıtları ve bu depremlerde biriken enerji miktarı bu görüşün yanlış olduğunu ve bu kuşaktaki stres birikiminin Saros Batı Marmara Kuşağından daha büyük olduğunu ortaya koymaktadır. Buradan hareketle Kuzey Anadolu Fayı, Mudurnu Vadisi’nden İzmit Körfezi’ne ulaşmakta, İzmit Körfezi boyunca Armutlu Yarımadası’nın kuzey kıyısı boyunca yırtılmakta ve oradan güneye dönerek Bozburun Fayı boyunca ilerlemekte ve Bozburun Fayı’nın batıya doğru devamını oluşturan Mudanya Çukuru faylarında yırtılma ilerlemektedir. Bu yırtılmanın devamı, Kuzey Manyas Fay Hattı boyunca batıya ve oradan da Yenice-Gönen-Edremit Körfezi Faylarıyla Ege’ye ulaşmaktadır. Kuzey Ege’de ise bunun devamını oluşturan fay hattı Midilli Adası’nın batı kesimindeki çukurlukta devam etmektedir. 1981 yılında bu fay üzerinde 7.2 ve onu takiben 6.9’luk çift deprem oluşmuştur (Şekil 1b).

Bursa depremlerinin esas kaynağı

Kuzey Anadolu Fayı’nı Mudurnu Vadisi’nde güney kola ayırarak Geyve boyunca uzanıp Yenişehir’den Bursa doğusuna, Ulubat Fayı’na ve Güney Manyas Fayı’na doğru uzatan bir modelle 1855 yılında Bursa’yı etkileyen iki deprem doğu ve batı kesiminde oluşmuştur. Kuzey Anadolu Fayı’nı Mudurnu Vadisi’nden Geyve Vadisi’ne doğru uzatan bir veri söz konusu değildir. Ve bu anlamda Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolu dediğimiz kol söz konusu değildir. Biga Yarımdası ile Göller Bölgesi’ni (Manyas-Ulubat) ayıran Bandırma Körfezi-Edremit Körfezi Fay Hattı Kuzey Anadolu Fayı’nın esas kolunu oluşturur. Bu fay hattına verev gelen Manyas Gölü’nün güneyinden geçen fay hattı ile Uludağ kütlesini batıdan çeviren Apollon Fayı ve kuzeyden çeviren Bursa Fayı, doğudan çeviren İnegöl Fayı Ege gerilme sistemiyle Marmara Kuzey Anadolu Fay sistemi arasında geçiş sistemini oluşturur. 1855 yılı depremi stres boşalımı haritası Şekil 3a’da görülmektedir. Bu Apollon Fayı Bursa-Uludağ Fayı’nın 1855’te kırılması düşey atımlı bir faydır. Uludağ yükselerek Bursa Ovası çökmekte, Bursa depremlerinin esas kaynağını bu fay hattı oluşturmaktadır. Mudanya Fayı’ndan etkilendiği gibi esas olarak Bursa-Uludağ çevresindeki düşey fay hattından daha yoğun etkilenmiştir

Kuzey Ege Batı Çukuru’nda Batı Marmara Saros Fayı’nın devamı yer almaktadır. Görüldüğü gibi birbirine paralel iki yanal atımlı fay kuşağı, aralarında 50-60 km. ve batıya doğru giderek artan bir mesafede Kuzey Ege’de devam etmektedir. Bu faylardan Saros, Tekirdağ ve Kumburgaz Fayı Batı Marmara Orta Sırtı’nda bitmektedir. Bu fay hattı 1766 yılı Ağustos Ağustos ayında 7.4 büyüklüğündeki bir depremle kırılmıştır. Keza bu fayın devamı olan 140 km.lik kesim ve Batı Marmara, Silivri belki de Kumburgaz kesimi 1912’de kırılmıştır. Bu iki kırılma ve bu iki kırılmadaki stres boşalımını Şekil 3b’de görülmektedir. Bir başka ifadeyle, kuzeydeki kuşak Orta Marmara Sırtı’nda başlayarak batıya doğru ilerleyen bir yırtılma sistemidir. Çünkü Orta Marmara Sırtı güneydoğuya dönerek bu yırtılmayı başlatmaktadır. Aynı şekilde Armutlu Yarımadası güneybatıya dönerek, Kuzey Anadolu Fayı güneybatıya doğru dönerek Bandırma Körfezi ve Edremit Körfezi arasındaki fay hattı boyunca ilerlemektedir. Buradaki asıl hareket Anadolu’nun güneybatıya doğru dönmesi nedeniyle Bandırma Körfezi ve Edremit Körfezi arasındaki kayma hızı kuzeydeki koldan daha büyük olmaktadır. Bu nedenle Ambresey’in işaret ettiği tarihsel deprem kayıtlarında, bu koldaki depremlerin toplamı Saros ve Batı Marmara’daki koldan daha az değildir.

Stres yüklenimi gerçekte nerede olacak?

Saros ve Batı Marmara’daki fay hattının Orta Sırt’taki Kumburgaz Çukuru’nda sonlandığını vurgulamıştık. Orta Sırt’ın doğu kesiminde Çekmece’den başlayıp Tuzla’ya kadar uzanan Adalar Fayı, Kuzey Anadolu Fay Sisteminin bir parçası olmayıp eski bir düşey fay hattıdır. Bu anlamda 17 Ağustos’tan sonra stres yükleniminin diğer arkadaşların vurguladığı gibi Adalar Fayı’nda olmayacağı, bu fayın güneybatıya doğru döneceği ve Bandırma-Edremit Körfezi Fayı’na doğru uzanacağı ısrarla tarafımdan vurgulanmıştır. Son 5’lik 6’lık depremlerin bu fay üzerinde oluşması, 2006 yılında Manyas kuzeyinde ve Gemlik Körfezi’nde 6’lık iki ayrı depremin olması, Esenköy-Çınakcık’ta bu yıl 5’lik bir depremin olması bu aktivitenin ve 17 Ağustos yırtılmasının devamının yolunu çizmektedir.

San Andreas depremi bir anahtar

15-20 yıl içinde 10-15 adet 5-6 arası şiddette depremin oluşması, bu fayın yırtılma öncesi 15-20 yıllık sürece dağılmış işaretçileri olarak yorumlanabilir. San Andreas Fayı’nda 1897 ve 1906 depremlerinin hep bu tip 15-20 tane 5 ve 6’lık depremin 10-15 sene içinde birbirini takip eden yıllardan sonra oluşması bize bir anahtar oluşturabilir. Keza 1719 depreminde 1999 oluşan depremde yırtılan faylar yırtılmıştır. 1999 depreminde Çınarcık ile Hersek Burnu arasındaki yırtılma atımının düşük olması, 1894 depreminde bu bölgenin kırılarak enerjisini ve atımını boşaltmış olması nedeniyledir. Bu nedenle bundan sonraki depremin Çınarcık, güneye bükülen Bozburun ve İmralı güneyindeki Mudanya Çukuru faylarında olacağını vurgulayagelmiştik. Bu depremi tarihsel olarak ele aldığımızda 1766 Mayıs depremi ile eşleştirebiliriz. Ve zaman olarak da böyle bir zaman aralığı söz konusu olabilir.

Not: Yukarıdaki stres boşalımı modelleri Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un İleri Yayınları’ndan çıkan İstanbul Depremi adlı kitabından alınmıştır.


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe