Ünal Yaltırık | Mahalli seçimler
 

Ünal Yaltırık

Ünal Yaltırık

[email protected]

Mahalli seçimler

Mahalli seçimlere bir ay kaldı... Hiçbir heyecan, hiçbir coşku yok...Vatandaş kendi derdinde, seçimi düşünecek halde değil... Siyasiler de öyle, coşkusuz, suskun ve “aman sende”ci...

Her şeyi yine liderler hazırlıyor.

Lider dediğime bakmayın, ağız alışkanlığından... Ortada lider mider yok. Çoğu, kendi kendini seçmiş bir avuç nâ tûvan kişi ... 

Öyle adaylar çıkartıyorlar ki karşımıza, şaşıp kalıyorsunuz... Aday diye sürpriz isimleri ortaya sürüyorlar...

AKP dışındaki partiler “havlu atmışlar” sanki. 

Çünkü sonucu önceden belli bir seçim bu... Onun için partiler pek umursamıyor.

Evet, kazanacak parti şimdiden belli; AKP...

Öyle anlaşılıyor ki, bu sefer %50 civarında oy alamıyacak ama, %38-40 oy oranı ile yine birinci parti olacak..

Rakip yok,

Muhalefet yok,

Karşısında doğru dürüst aday yok...

Üstelik iktidar olmanın avantajı da onda.

Bu nedenle, her zamanki gibi yapılacak olan hile ve desiseleri de hesaba katarsak 30 Mart akşamı sandıkların içinden mebzulen “selâmün aleykûm” oyları çıkacak ve bu da kimseyi şaşırtmayacaktır.

Şu CHP’nin haline bakın. Sözüm ona “Ana Muhalefet Partisi”!.. 

Doğu kökenli vatandaşların oylarını alabilmek ümidiyle ne naneler yiyor. 

Adaylarının çoğunu doğu kökenlilerden seçiyor. Gösterilen adayların %60’ı böyle...

Helâl olsun Kılıçdaroğlu’na...

İstanbul Büyükşehir’e de partiler arasında mekik dokuyan, birinden çıkıp ötekine  dönüş  yapan şaibeli biri aday... 

Öyle anlaşılıyor ki, Kılıçdaroğlu “başka parti kökenli olanları aday yapma hastalığı”na duçar olmuş...

CHP kökenli adam yok zahir... 

Şimdiden söyleyelim, CHP İstanbul’da zordadır, sıkıntıdadır...

İnşallah yanılan ben olurum..

İstanbul’a, İstanbullu birini bulamayacak kadar küçültmüş partisini, gavlız birini tercih etmiş!..

Bu mübarek adam, partisinde sanki kimse yokmuş gibi, Ankara’ya da eski bir MHP’liyi aday göstermiş!.. (Neyse ki, bu zat sevilen ve sayılan biri... Ve öyle görünüyor ki “sırıtık Melih Gökçek”in sırtını yere getirecek gibi...)

Ya MHP’ye ne demeli ?

Ankara adayına bakın... Evlere şenlik. Kim bu, neyin nesi, nereden bulup çıkarırlar böyle garibanları, anlaşılır gibi değil.

Hiç mi doğru-dürüst aday yok bu partide...

Bu zata ne kadar aklı başında MHP’li oy verir.

MHP’lileri “Angoraki” sanıyorlar zahir...

Va hayfa!..

Rahmetli Menderes’in meşhur sözüdür; “İstanbul’u kazanan iktidar olur...”

Ve öyledir de...

Bugüne kadar hangi parti İstanbul’da seçim kazanmışsa iktidar olmuştur.

İstanbul ve Ankara Belediye Başkanlıklarını alan partinin sırtı yere gelmez.

O halde, AKP İstanbul’daki mahalli seçimleri kazanmakla mevcut iktidarını perçinleyecek ve bu gidişle  (başına bir kaza gelmezse) büyük seçimlerde bir kez daha iktidar olacaktır.

Esasen, siyasi tarihimize bakıldığında görülecektir ki, sağ partiler, tek başına iktidar oldukları zaman hep iki dönem iş başında kalabilmişlerdir. DP böyledir, AP, DYP böyledir, ANAP da böyledir...

Hepsi iki devre iktidar olabilmişlerdir.

Tek istisna AKP’dir...

Maurice Duverger’in deyimiyle ; “Her iktidar dağıtır, mutlak iktidar mutlak dağıtır...”

AKP çoktan dağıtmaya başladı.

Mahalli seçimlerden sonra sanırız bu dağıtma hız kazanacaktır.

Dileğimiz, AKP dışındaki partilerin, bir bilge kişi etrafında toplanarak güçlenmeleri ve AKP’nin önünü kesmeleriydi, ama olmadı.

AKP’nin bir devre daha iktidarda kalması, ülkeyi, ülke insanını çok zor durumda bırakacak, Türkiye, telâfisi mümkün olmayan tehlikeli bir konumla karşı karşıya kalacaktır.

AKP’yi bugün için böylesine güçlü kılan, ya da, ona güçlü bir görünüm sağlayan, eskilerin “dâmen - bûsluk” dedikleri şeydir. Yani “etek öpücülük”... 

Başta  basın olmak üzere birtakım kuruluşlar ve malûm işadamları bu parti ile başındaki zevatı şişirdikçe şişirmekte, Türk insanını istedikleri biçimde yönlendirmektedirler.

Bir zamanlar, ülkeyi ellerinden geldiğince yönetmeye çalışan Başbakanları, bakanları hattâ Cumhurbaşkanlarını insafsızca, biraz da hayasızca eleştiren malûm basın organları ve köşe yazarları, şimdilerde gözleri doymak bilmeyen patronlarının saltanatlarına halel gelmemesi için Tayyip hayranı kesilmişler, ona her gün sayfa sayfa övgüler yağdırmaya başlamışlardır.

1968 kuşağının Marksist ve gözü kara elemanları,  25-50 bin dolar aylık ücretlerle, Türk basınını ele geçirmişler, tehlikeli bir tutum izlemeye ve Türk milletinin geleceği ile oynamaya koyulmuşlardır.

Adeta bir “menfaat tarikatı” meydana getirilmiştir.

Beyinler dansözleştirilince kalemler de kıvırmaya  başlarmış.tır.

Bu zeyyatlar, bu kıvırtkan kalemler,  halkı sürekli aldatmakta, şaşkına çevirmekte ve şartlandırarak AKP yanlısı bir toplum yaratmaya çalışmaktadırlar.

İbrahim Tatlıses, Seda Sayan ve Popstar kültürü ile gelişen halk da, güçlü sandıkları AKP’nin peşine takılıp gitmektedir.

Halk, özellikle mahalli seçimlerde daima güçlü olan partiye meyletmiştir.

AKP işte bundan dolayı şanslıdır.

Bu ehl-i takvalar işte bu nedenle mahalli seçimleri burun farkıyla kazanacaklardır.

Aman imza için elinize tutuşturulan kalemlere dikkat. Bunların çoğu uçan mürekkepli kalemler olabilir. Önceki seçimlerde bu yolu çok denediler.

Bu nedenle her seçmen kendi kalemini yanında götürsün ve imzayı kendi kalemiyle atsın.

Sabrımız kırmızı ışığa takıldı, kaldı.

Hele biraz daha sabredelim..

Bakalım, ne olacak halimiz !..

.



Bu yazı

web analytics
kez okundu.


Ünal Yaltırık'ın önceki yazıları:

- Neo Menemenciler (Sayı 436, 9 Şubat 2014)


Türk Solu'nun facebook sayfasını beğendiniz mi?



Türk Solu'nun twitter sayfasını takip ediyor musunuz?

 

YAZARLAR
Gökçe Fırat Gökçe Fırat
Türk Solu susarsa Türkiye susar!
Ali Özsoy Ali Özsoy
Yolsuzluk noktasında
kimse seninle yarışamaz

İsmail Bostancıoğlu İsmail Bostancıoğlu
“Alo Fatih” interneti geliyor
Tuğrul Çelik Tuğrul Çelik
Abdülhamit’ten Tayyip’e
basına sansür geleneği
line
Hazar Arısoy Hazar Arısoy
Alo Fatih
line
Şahin Mengü Şahin Mengü
Oslo Görüşmeleri ortaya çıktığından beri
AKP meşruiyetini yitirmiştir
Türkkaya Ataöv Prof. Dr. Türkkaya Atatöv
Şiddet ve devlet
line
Özgür Erdem Özgür Erdem
PKK’nın “paralel devlet”i
özerklik ilan ediyor
line
Nur Bostancıoğlu Nur Bostancıoğlu
Ruşen Çakır Türk Solu’nu
PKK’nın güdümüne mi sokmaya çalışıyor?
line
Kaya Ataberk Kaya Ataberk
Diktatörle tarikatın savaşı: II. Mahmut’la
müttefiki Nakşîler nasıl karşı karşıya geldi?
line
Özer Bostanoğlu Dr. Özer Bostanoğlu
Türkiye'de Erdoğan'(lar)ın
AKP (-Tarikat)-TOKİ belediyeciliği (3)
line
Mehmet Ali Yurttaşer Mehmet Ali Yurttaşer
Küresel sermaye ulusal devletler
line
Eser Özaltındere Eser Özaltındere
“Kölelik” Temelli AKP Ekonomisi
S.O.S. Veriyor
line
Ozan Baraklı Ozan Baraklı
Tanrı-Tayyip
line
Burak Gümüş Doç. Dr. Burak Gümüş
Atatürk(çü)süzleştir(il)me süreci
line
Ünal Yaltırık Ünal Yaltırık
Mahalli seçimler
line
Ahsen Batur Ahsen Batur
Türklerde ak ve kara kelimeleri üzerine
line
Ali Rıza Safa Ali Rıza Safa
Allah’a nasıl hizmet edilir?
line
Okan İşbecer Okan İşbecer
Haftanın Gündemi
line
Kuzey Fırat Kuzey Fırat
Haftanın Özeti
line
Serap Yeşiltuna Serap Yeşiltuna
Kimliğini unutma, sen Türk’sün!
line
Genç Türk GENÇ TÜRK
Düşman-ı Muhammediye

line
Unutulmaz Kapaklar Unutulmaz Kapaklar
Sayı 81: III. Abdülhamit
line
İnternete sansür geldi: Susun Ulan! Geçtiğimiz Sayı
İnternete sansür geldi:
Susun Ulan!
line

Türk Solu Facebook akışı

line

Türk Solu Twitter akışı

21.01.2014'ten itibaren Türksolu'nun toplam ziyaretçi sayısı:

click tracking
© 2014 Tüm hakları saklıdır. [email protected]