• Perşembe, Kasım 23, 2017

6 Mayıs sabahı Deniz’in cenaze töreninde yaşananlar

konuksever
Ergin Konuksever
Temmuz04/ 2016

6 Mayıs sabahı Deniz’ler idam edilirken Cemil Gezmiş’le birlikteydik. O zamanlar Günaydın gazetesinin de büro olarak kullandığıScreen-shot-2016-06-30-at-19.36.53 Altan Öymen’in ANKA Ajansı vardı. Cemil Bey’in evi İstanbul’da olduğu için, geceyi evinde değil, ajansta bekleyerek geçirdik.
ANKA Ajansı o dönem Cemil Bey’in ikinci evi gibi olmuştu. İdamın iptali için Ankara’da koşturup duruyor, sürekli birileriyle görüşüyordu.
***
Tam kesin olmamakla birlikte o gece sabaha karşı infazların yapılacağını biliyorduk.
Kalabalık bir şekilde, endişeli ama son anda bir değişiklik umuduyla da dolu, bekliyorduk. İşte Deniz’in akrabaları, ajans çalışanları, Altan Öymen, Örsan Öymen…
***
Sonra sabaha karşı haber geldi, Ulucanlar Cezaevi’nde idam edilmişler. Bir taksiye atlayıp gittik beraber. İşte Cemil Bey, yakınDenizani14 akrabaları, ben. Annesi Mukaddes Hanım yoktu. Avukatı karşıladı bizi. Deniz’in ailesine yazdığı son mektubu getirdi. Teslim etti.
***
İdamlar için özel hazırlanmış avludaydı cansız bedeni. Biz gittiğimizde çoktan ölmüştü.
Savcı Baki Tuğ falan, ortalıkta kimse yoktu. İndirmişler darağacından, yatırmışlar.
Cenazeyi aldık, sessiz sedasız mezarlığa götürdük. İnanılmaz tertibat alınmıştı.
***
Deniz’in vasiyeti Taylan Özgür’ün yanına gömülmekti. Ancak Taylan’ın mezarının yanları doluydu. Ancak hemen ayak ucunda yine Taylan’ın mezarına değecek şekilde, bir boş yer bulduk, oraya defnettik Deniz’i.
Bir imam vardı. İşgüzarlık yaptı, “Bunlar idam edilmiştir, cenaze namazlarının kılınması caiz değildir.” dedi. Tepki gösterdik.490-250 Başladı bir tartışma.
Cemaatin içinde, aile efradından biri çıktı, dedi ki “Kıldırmazsan kıldırma, ben kıldırırım, sana ihtiyacımız yok.”
İmam kös kös ayrıldı. Deniz’in akrabası kıldırdı cenaze namazını.
***
Çok kalabalık değildik. 6-7 kişiydik. Aileden olmayan kimseyi almamışlardı. Aile dışından bir tek ben vardım sanırım. Bir de Halit Çelenk tabii…
Ama etraftaki askerler ve jandarma çok kalabalıktı. Hem cezaevinin etrafında hem de mezarlığın çevresinde öyle büyük tertibat alınmıştı ki… Resmen kuşatmaydı…
Aslında mezarlık dışında insanlar da vardı törene gelmek isteyen… Tabii izin alamadılar.
***
Herkes tabii çok üzgündü. Özellikle Cemil Bey.
Mezarda işimiz bitince ajansa geri döndük, büyük bir sessizlik ve üzüntü vardı. Cemil Bey, diğer akrabalarla birlikte hemen İstanbul’a döndü.
***
Cemil Bey’le yıllar içinde defalarca görüştük. Hatta, sağolsun, 68 ile ilgili bir fotoğraf sergime de gelmişti. Epey sohbet etmiştik.
2000 yılında yitirdik. Allah rahmet eylesin. Deniz gibi yiğit bir evlat yetiştirmiş, Deniz’e layık bir şekilde metanetle karşılaşmıştı idamı. Çok üzülmüştü, evet, ancak hayatı boyunca da Deniz’in mirasına zarar verecek hiçbir davranışı olmadı.
***
Cemil Bey’i bence en iyi anlatan Deniz’in babasının açık mektubuna yazdığı yanıttır. Önceki sayımızda anlatmıştım, Cemil Gezmiş, Cumhuriyet’te yayınlanan açık mektubunda Deniz’e teslim ol çağrısında bulunmuş, bir yandan da Deniz’e yönelik saldırı ve hakaretlere yanıtlar vermeye çabalamıştı.
Deniz’in babasına yazdığı yanıtı Cumhuriyet’te 29 Ocak 1971’de yayınladık. Babasına kendisini Atatürkçü yetiştirdiği için teşekkür eder:
“Baba;
Sana her zaman müteşekkirim.Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni. Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.
Baba biz Türkiye’nin ikinci kurtuluş savaşcılarıyız. Elbette ki hapislere atılacağız, kurşunlanacağız da. Tıpkı Birinci Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi. Ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları.
Düşün baba, bugünkü hükümet, işini gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdalar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.
YA VATAN YA ÖLÜM!”


Bu yazı 271 kez okundu.

Ergin Konuksever
SON EKLENENLER