• Pazartesi, Mart 27, 2017

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihçesi

baris
Barış Atagün
Mart13/ 2017

Kadınlar…kadinlar4
Tarih boyunca bazı dönemlerde hükümdar, bazı dönemlerde köle olan ama hiçbir zaman önemini kaybetmeyen insanlığın atası…
Kadınsız bir tarih yazılamaz. Çünkü kadın olmadan insanlık olmaz. Her insanoğlunu dünyaya getiren bir kadındır. Büyük İskender, Attila, Fatih, Kanuni, Yavuz, Atatürk gibi tarihe damga vuran büyük liderleri de bir kadın doğurmuştur. Bu nedenle kadınların yok sayıldığı bir dünya tarihi olamaz.
Hürrem Sultan’ın olmadığı bir Osmanlı tarihi yazılabilir mi?
Ya da Kara Fatma’nın, Halide Onbaşı’nın olmadığı bir kurtuluş savaşı anlatılabilir mi?
Tarihin her döneminde önemli yer tutan kadınlar özellikle semavi dinlerdeki yozlaşmanın etkisiyle şeytanlaştırılmış, ezilmeye çalışılmıştır. Her 3 semavi dinde de kadının uğursuzluğu hakkında sayısız hurafe vardır.
Bu yüzden orta çağdan itibaren kadınlar, dünyanın her yerinde ikinci sınıf muamelesi görmüşler, erkeklerle eşit haklara sahip olabilmek için mücadele etmişlerdir.
Orta çağda hem İslam dünyasında hem Avrupa’da ezilen kadınlar için Fransız ihtilali milad olmuştur. Fransız ihtilaliyle birlikte Avrupa’ya yayılan, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik prensipleri kadın hareketlerinin de başlamasına neden olmuştur.
Fransa’da Olympe de Gouges, İngiltere’de Mary Wollstonecraft dünyada ilk kadın hareketlerinin öncüleridir.
Olympe de Gouges kadınlara erkeklerle eşit oy hakkı istediği için 3 Kasım 1793’te idam edilmiştir.¹
18. yüzyılın sonlarında başlayan kadın hareketleri 19. yüzyılın ilk yarısında ivme kazanmıştır.
1838 yılında İngiltere’de işçi sınıfının mücadelesi olarak başlayan Chartism hareketi, kadınların da ilk örgütlendikleri hareket olmuştur. Çünkü 19. yüzyılın başından beri kadınlar işçi sınıfının üyesidir. Almanya’da, İngiltere’de bir çok alanda çalışan işçi kadınlar vardır ve dünyada kadın hareketinin öncüleri bu işçi kadınlar olmuştur.
İngiltere’de işçi sınıfının başlattığı Chartism hareketi kısa sürede dünyaya yayılmıştır.kadinlar1
1848 yılında ABD’de ilk feminist kongre düzenlenmiş ve kongre sonrasında bir bağımsızlık bildirisi yayınlanmıştır. ABD’deki bu kongre kısa bir süre sonra en büyük kadın işçi eylemlerinden birine neden olacaktır.²
Tarih 8 Mart 1857…
New York’ta 40.000 dokuma işçisi kadın, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için meydanlara çıktı. Bu eylem o güne kadar dünyanın gördüğü en büyük kadın eylemiydi. Günde 14 saat, köle gibi çalıştırılan dokuma fabrikası işçisi kadınlar, insanca yaşamak için grev yaptılar. İstedikleri sadece çalışma saatlerinin 10 saate indirilmesi ve erkeklerle eşit maaş almaktı. Yani insan gibi yaşamak istiyorlardı.
Ancak sonuna kadar haklı olan bu istekleri polis tarafından şiddetle bastırıldı ve fabrikaya kapatılarak kilitlendiler. Ardından fabrikada çıkan yangında 120 kadın yanarak can verdi. İnsanlık tarihine kara leke olarak geçen New York eylemi bir son değil başlangıçtı
1908 yılında yine bir 8 Mart’ta New York’ta “Cotton” tekstil fabrikasında 20.000 kadın işçi çalışma şartlarının düzeltilmesi için grev yaptı. Ancak bu eylem de polisler tarafından şiddetle bastırıldı. 129 işçi kadın hayatını kaybetti.kadinlar2
Kadınlar, polis şiddetiyle öldürülse de mücadelelerinden asla vazgeçmediler ve 1909 yılında Amerikan Sosyalist Partisi’nin önderliğinde Şubat ayının son pazar günü dünyada ilk kadınlar günü kutlandı. Ancak bu ilk kutlama dünyada yeteri kadar ses getirmedi, ABD de bazı şehirlerle sınırlı kaldı.
Kadınlar gününü dünya çapında yaygınlaştıran kişi Alman Sosyalist partisinden Clara Zetkin’dir.
Zetkin, 1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen II. Enternasyonal toplantısında kadınlar için bir mücadele gününün seçilmesini ve bu günün 1857, 1886 ve 1908 yıllarının 8 Mart günü gerçekleştirilen eylemlere ithafen 8 Mart olmasını istemiştir. Zetkin’in önerisi kabul edilerek 8 Mart’ın her yıl dünya sosyalist işçi kadınlarının günü olarak kutlanmasına karar verilmiştir
Dünya çapında ilk Kadınlar Günü 1911 yılında ABD, Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de kutlanmıştır. On binlerce kadının katıldığı kutlamalarda erkeklerle eşit oy hakkı ve çalışma şartları talep edilmiştir.
Bir kadın yazar 1911 yılındaki ilk kutlamayı şöyle anlatmıştır:
“İlk Uluslararası Kadınlar Günü 1911’de gerçekleştirildi. Başarısı, beklenenin çok üstündeydi. Her yerde toplantılar düzenlendi. Küçük yerleşimlerde, hatta köylerde bile salonlar öyle tıklım tıklımdı ki kadınlar toplantılara katılan erkeklerden kendilerine yer vermelerini istedi. Bu gün kesinlikle çalışan kadının ne kadar militan olduğunun ilk göstergesi oldu. Erkekler evde çocuklarıyla kalırken kadınlar toplantılara koştu. Hatta o gün yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı sokak gösterilerinde polis pankartları toplamaya karar vermişti, ancak kadınlar polise direndi.”
Bu ilk eylem kadınlar gününün dünyaya yayılmasında önemli rol oynamıştır. Zira ertesi yıl Fransa Hollanda ve İsveç’te de kadınlar günü kutlanmıştır.
Sosyalizmin ana vatanı Rusya’da ise ilk kadınlar günü 8 Mart 1913’te kutlanmıştır.kadinlar3
1917 yılında Rusya’da gerçekleştirilen kadınlar eylemi büyük öneme sahiptir. 8 Mart 1917’de onbinlerce kadın işçi Petrograd sokaklarını doldurarak grev yapmışlardır. Bu geniş çaptaki eylem, Ekim Devrimi’nin de ilk kıvılcımıdır.
Ekim devriminden sonra kadınlar günü, Sovyetlerde her yıl kutlanan büyük işçi bayramlarından biri oldu ve 1921 yılında Nadejda Krupskaya ve Clara Zetkin’in de katıldığı II. Uluslararası Komunist Kadınlar Konferansı’nda 1917 yılında Petrograd’ta kadın işçilerin gerçekleştirdiği greve ithafen 8 Mart Kadınlar Günü’nün ismi “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak değiştirildi.
1930’larda faşizmle yönetilen İspanya, İtalya gibi ülkelerde de kadın eylemleri gerçekleştirildi. 1937 yılında İspanya’da binlerce kadın faşist lider Franco’yu protesto etti. 8 Mart 1943 te İtalya’da kadınlar Mussolini yönetimine karşı eylemler düzenledi. Artık dünyanın en faşist ülkelerinde bile kadınlar haklarını korkmadan savunuyorlardı
1857 yılında New York’ta dokuma fabrikasında çalışan kadın işçilerin emek mücadelesi 20. yüzyılda dünya çapında bir harekete dönüşmüştür ve tam 120 yıl sonra 1977 yılında Birleşmiş Milletler 8 Mart’ın her yıl “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasına karar vermiştir.³
Yazının başında da söylediğim gibi kadınsız bir insanlık tarihi yazılamaz. İnsanlığın ürettiği her şey kadının eseridir. Çünkü her insanı dünyaya getiren, büyüten, yetiştiren bir kadındır. Kadının, erkeklerle eşit olmadığı toplumlarda bilim olmaz, gelişme olmaz, çağdaşlık olmaz. Kadının emeğini yok sayan milletler geri kalmaya mahkumdur. İşte bu yüzden 8 Mart sadece Dünya Emekçi Kadınlar Günü değil, dünya insanlık ve çağdaşlık günüdür.
Dipnotlar:
1. Serpil Çakır, Osmanlı Kadın Hareketi, Metis Yayınları, 1996, s. 18.
2. Angela Howard-Zophy, Francis M. Kavenik, Handbook of American Women’s History, Garland Press, New York, 1990, s. 187.
3. “InternationalWomen’s Day”, http://www.un.org/events/women/iwd/2008/history.shtml


Bu yazı 16 kez okundu.

Barış Atagün
SON EKLENENLER