• Perşembe, Temmuz 19, 2018

ABD ve Rusya PYD ile dostlukta anlaştı

ozgur
Özgür Erdem
Şubat15/ 2016

ABD PYD’yi dost kuvvet olarak gördüklerini resmen açıkladı

Geçtiğimiz günlerde PYD meselesinde hareketli gelişmeler oldu. Bilindiği gibi, PYD (ve diğer isimleriyle YPG), PKK terör örgütünün Suriye kolu. Suriye’deki iç savaş sırasında Esad ile IŞİD karşıtlığında anlaşmışlar ve Suriye’nin kuzeyine yerleşmişlerdi.

Yeni yaşananlar ise son derece çarpıcı. PYD ile ilgili ilk açıklama ABD’den geldi. 9 Şubat’ta, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, PYD’yi bir terör örgütü olarak görmediklerini açıkladı. Bu açıklamaya Türkiye’den tepki gelmesi üzerineyse, bir gün sonra, 10 Şubat’ta, bu sefer ABD’nin Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Mark Toner bir açıklama yaparak “PKK bize göre bir terör örgütüdür. Ancak PKK ile YPG arasında açık fark var. YPG konusunda Türkiye ile aynı görüşte değiliz.” dedi.

Aslında ABD’nin PYD yandaşlığı biliniyor. Peki hangi dağda kurt öldü de ABD PYD yandaşlığını tekrar vurgulamaya karar verdi? İşte bu sorunun yanıtı önemli. Çünkü Ortadoğu’da Kürtlerin asıl hamisi olduğunu 1991’deki ilk Körfez Savaşı’ndan beri ısrarla vurgulayan ABD için bir rakip var: Rusya. Rusya’nın son dönemde Suriye’de PYD’yi desteklediklerini açıklamaya başlaması, anlaşılan ABD’de Kürt kartını yitireceği endişesi oluşturmuş. İki ülke 4-5 yıldır Suriye için kapışıyor. Ve anlaşılan Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt devletinde anlaşmışlar, bu devletin hamiliği için mücadele ediyorlar.

pyd2Rusya da PYD yandaşlığında topa girdi

Rusya ile PYD arasındaki görüşmeler yeni değil. İlk resmi temas geçtiğimiz Eylül ayında Suriye’de gerçekleşmişti. Suriye’de Esad rejimine Rus desteği herkesin malumu. Ve Suriye’de Rusya ile PYD arasında bu tür bir resmi görüşmenin Esad rejminin bilgisi dahilinde olmadığını düşünmek saflık olur. Anlaşılan Esad, IŞİD’e ve elbette El Nusra ve ÖSO gibi muhalif silahlı gruplara karşı PYD’yle işbirliğine Rusya’nın da desteğini alma çabasında.

Suriye’de savaşın eşiğine gelen ABD ve Rusya, söz konusu PYD olunca nasıl da aynı noktaya geliverdiler! Hatta Rusya bir adım daha attı ve Türkiye’yi “Kürtlere soykırım uygulamak”la suçladı.

PYD-Rusya arasındaki görüşmelerin ikincisi ise Ekim 2015’te, bu sefer Moskova’da gerçekleşti. Bu görüşmede Rusya çok üst düzeyde temsil edilmesi dikkat çekiciydi. PYD lideri Salih Müslim’le Rusya adına görüşen Putin’in Ortadoğu ve Afrika Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov’du. Yani Ortadoğu söz konusu olunca Putin ve Dışişleri Bakanı’ndan sonra gelen 3. isim…

Üçüncü görüşme ise aynı ay içinde bu sefer Suriye/Lazkiye’de gerçekleşti. Bu görüşmede Rus yetkililerin PYD’ye silah yardımı konusunda söz verdiği basına da yansımıştı. Lazkiye önemli bir şehir. Halen Esad kontrolünde olan Lazkiye’de Rusların bir hava üssü de bulunuyor. Rusya’nın Ortadoğu’daki tek askeri üssü olan Lazkiye’ye bağlı Bassel El-Esad’da 2 bin Rus askerinin yanı sıra Ruslara ait 32 uçak, 16 helikopter, 9 tank, 2 karadan havaya fırlatılan füze savunma sistemi yer alıyor. Anlaşılan Ruslarla PYD arasındaki üçüncü görüşme işte bu üste gerçekleşmiş. Ve muhtemelen PYD’liler dönüşte sadece “söz” değil, vaat edilen silah yardımının ilk bölümünü de almışlar!

Screen shot 2016-02-15 at 00.04.51PYD ilk yurtdışı temsilciliği Moskova’da açtı

Rusya-PYD ilişkilerinde belki de en önemli gelişme bu hafta yaşandı: 10 Şubat 2016’da PYD’nin Moskova Temsilciliği açıldı. Temsilcilik bir örgütün bürosu gibi değil, adeta bir büyükelçilik statüsünde. Zaten ismi de “Rojava Rusya Temsilciliği” ve PYD yetkilileri temsilciliğin bir elçilik gibi çalışacağını açıkladı.

Rusya yasaları özerk yönetimlerin ve bölgelerin resmi elçilik açmasına izin vermediği için temsilcilik resmiyet kazanamamış. Ancak Rusya, bu resmiyetin en azından fiilen sağlanması için elinden geleni yapmış. Temsilcilik Rusya Adalet Bakanlığı’na bağlı bir kamu kuruluşu gibi çalışacak. Açılışa katılanlar arasında Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan isimlerin de bulunması, Rusya’nın Türkçe yayın yapan yarı-resmi haber ajansı Sputnik’in de açılıştan “Rojava temsilciliği” diye bahsetmesi bu “fiili resmiyet”in göstergesi.

PYD’nin Moskova temsilciliğinde duvarda Apo resmi ve sözde Rojava haritası.
PYD’nin Moskova temsilciliğinde duvarda Apo resmi ve sözde Rojava haritası.

Okurlarımıza açılışla ilgili ilginç bir bilgi daha verelim. Açılışta yer alan Rus siyasetçiler arasında iki isim dikkat çekiciydi: Jirinovski ve Ludvigoviç. Jirinovski’yi bütün okurlarımız tanıyacaktır, Rus faşistlerinin lideri. Ludvigoviç ise Rus Ermeni Birliği Başkanı.

Aslında çok da ilginç olmayan, sıradan bir olay ise şöyle: HDP’li Diyarbakır milletvekili Feleknas Uca da açılışa katıldı. Tabii “temsilicilik”te sözde Rojava devleti haritasının ve teröristbaşı Apo’nun resimlerinin de asılı olduğunu söylemeye gerek olmamalı, tahmin ediliyordur.

Kısacası çok şeyler anlatan bir açılış olmuş. Ermeni-Kürt ittifakı mı dersiniz, Rus faşistlerinin Kürt bölücülüğüne desteğini mi ararsınız, Rus devletinin resmen PYD’yi tanımasını mı istersiniz, Apo resmi önünde HDP’li vekilin verdiği bilmemkaç milyonuncu resmi mi arzularsınız, hepsi bu açılışta…

Ancak açılışla ilgili en önemli gerçek bizce başka: PYD’nin yurtdışındaki ilk temsilciliği ABD’de değil, Avrupa’da değil Rusya’da açıldı. Bu gerçek bir kenara not edilmeli.

Ve bir ekleme daha yapalım, Rusya PKK’yı da hâlâ terör örgütü olarak kabul etmiyor. Ve PKK’nın resmi bürosu Moskova’da yer almaya devam ediyor. Yani, anlayacağınız, Rusya, ABD ve Avrupa gibi şeklen bile olsa PKK’yı terör örgütü kabul etmiyor!

Rusya Türkiye’yi “Kürtlere soykırım uygulamakla” suçladı

Bu kadar da olmaz dedirtecek bir başka gelişme ise sözde Rojava temsilciliğinin açılışının hemen ertesinde yaşandı ve Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova Türkiye’yi “Kürtlere soykırım uygulamakla” suçladı. Daha da ilginci, bu açıklamayı Türkiye’ye duyuranın Sputnik olmasıydı. Daha önce de belirttiğimiz gibi Sputnik, Rusya’nın yarı-resmi haber ajansı gibi çalışıyor. Dolayısıyla Sputnik’in bu açıklamayı manşet yapması, Rusya’nın Türkiye’ye “başınıza bir de Kürt soykırımı belası açarız” mesajından başka anlama gelmiyor. Tekrar hatırlatalım, Geçtiğimiz Nisan ayında da “sözde” Ermeni soykırımını tanıyan en net açıklama da ABD’den, Fransa’dan ya da İsviçre’den değil Rusya’dan gelmişti. Hatta Putin sözde soykırım anması için Erivan’a bizzat gitmişti.

Kısacası konu Türkleri “soykırımcılık”la suçlamak olunca, Ruslar hiç geri kalmıyor!

Avrasyacılar Rusya’nın PYD desteğini neden görmez?

Tabii, tahmin edileceği üzere, Rusya’nın PYD’ye verdiği destek Türk-Rus ittifakını destekleyen Avrasyacı çevreler tarafından görmezden gelindi. Örneğin Aydınlık. Yazımızda anlattıklarımızın ABD ile ilgili olanları Aydınlık’ta yer aldı. Hatta manşet yaptılar. Günlerce yazdılar. Ancak Rusya ile ilgili kısımları arayın ki bulasınız!

Halbuki PYD’nin Moskova’da temsilcilik açması ve Rusya’nın resmen Türkiye’yi Kürtlere soykırım uygulamakla suçlaması üzerinden atlanacak haberler değil. Bunlardan hiç bahsedilmemesi Türkiye’de Avrasyacılığın bayraktarlığını yapan Aydınlık çevresinin aslında Rus istihbaratının sözcülüğünü yaptığını gösteriyor.

ABD ve Rusya’nın uzlaştıkları tek mesele Kürt ve Ermeni dostluğu

Son bir iki haftada yaşananların ortaya çıkardığı bir gerçek daha var: ABD ve Rusya’nın PYD’yle dostluk konusunda aynı noktada bulunmaları. Halbuki Suriye yüzünden iki ülke neredeyse savaşın eşiğine gelmiş durumda. Bir üçüncü dünya savaşı çıkacaksa ilk kıvılcım Suriye’de yanacak. Suriye üzerinde bu kadar çatışma içinde olan iki emperyalist ülkenin söz konusu olan Suriye’deki Kürtler olunca aynı noktada buluşmaları ilginç.

Malum, ABD ile Rusya’nın üzerinde anlaştıkları bir diğer konu da Ermeni dostluğu. Soykırım iddiaları olsun, Ermenistan’a destek olsun, iki ülke de Türkiye karşıtlığında buluşuyor. Hatta Ermeni meselesinin hamiliği konusunda yarışıyor.

Kıbrıs meselesi deseniz, yine ikisi de karşımızda. Yunanistan’la sorunlarımız deseniz, ABD de Rusya da Yunanistan’la ilişkilerine büyük önem veriyor. Çünkü Yunanistan iki ülke için de simgesel önemde. ABD için Yunanistan, Batı uygarlığının doğduğu yer. Rusya için ise hamiliğine soyunduğu Ortodoks dünyanın önemli bir parçası.

Örnekler çoğaltılabilir. Herhangi bir sorunumuza bakın, istisnasız hepsinde, ABD’nin de Rusya’nın da karşımızda olduğunu göreceksiniz. Kısacası söz konusu olan Türk düşmanlığı olunca, iki emperyalist ülke nasıl da yan yana geliveriyor! Türkiye’deki milliyetçilerin ve Atatürkçülerin “ABD mi Rusya mı” gibi bir ikilemde kalmamaları için bizce bu durum bile yeterlidir. Türkler iki emperyalist ülkenin ortak düşmanıdır. O yüzden biz Türkler, ikisinden birini seçmek gibi bir zorunluluk yaşamamalıyız. Zira bu “kırk katır mı kırk satır mı” kararından başka bir şey olmayacaktır Türkler için.

O yüzden Türk’ün yapması gereken “ABD’ye karşı Rusya’ya dayanmak” ya da “Rusya’ya karşı ABD desteğini almak” gibi sahte çözümlerin, yani çözümsüzlüklerin peşinde koşmak değil, tam bağımsızlığı savunmak olmalıdır.

Mümkün değil mi, diyorsunuz? İlla birini seçmek gerekir diye mi düşünüyorsunuz. Hatırlayın, Mustafa Kemal hayal etti. Ve gerçekleştirdi. Neden olmasın?


Bu yazı 640 kez okundu.

Özgür Erdem
SON EKLENENLER