• Cumartesi, Haziran 23, 2018

Afrin’de Türkiye, ABD-Rusya ikilisi tarafından nasıl bir tuzağa çekiliyor? Afrin’de Türkiye’ye kurulan Büyük Tuzak

afrin
Türk Solu
Mart02/ 2018

Afrin’de Türkiye, ABD-Rusya ikilisi tarafından nasıl bir tuzaga çekiliyor? ABD Dısisleri Bakanı Türkiye’ye gelmeden önce internet sitemizde yayınlanan bu tarihi yazıyı mutlaka okuyun ve okutun.

İki uyarı
Çok yüksek sesle ilan edilen, yüksek tonlu açıklamalarla başlayan Afrin Harekâtı’nda, çok önemli iki “uyarı” aldık.
Eline bir cetvel alıp, harita başında “komutanlık” yapan gazeteciler gibi yapmayacağız biz.
Sonuçta orada savaşan da, şehit olan da, bizim evlatlarımız, Mehmetçiklerimiz. Nutuk atanlar, harita başında yol gösterenler değil.
İlk uyarı:
Alman yapımı, en yüksek teknolojiyi kullanan Leopard tankımızın vurulması. 5 askerimiz şehit oldu.
İkinci uyarı:
Türk teknolojisi ile donatılmış Atak helikopterimizin düşmesi ve kurulan pusuda toplam 12 askerimizin şehit edilmesi.
ABD, PYD’nin arkasında değil önünde!
Gerek iktidar, gerek muhalefet, herkes bir konuda hemfikir: PKK-PYD’nin arkasında ABD var. Zaten ABD de bunu hiç saklamıyor.
Bense, farklı düşünüyorum.
Afrin’de, ABD PKK-PYD’nin arkasında değil, önünde!
Türkiye’ye yönelik, hem tankımıza hem helikopterimize yönelik iki saldırının da, doğrudan ya ABD’li subaylarca, ya da o subayların eğittiği ve “anlık olarak” kumanda ettiği YPG’li teröristlerce gerçekleştirildiğine eminim!
Hani iktidardakiler, yandaş medyaya diyor ya; biz aslında ABD ile savaşıyoruz diye, ben de “doğru” diyorum, ama onlara soruyorum:
Siz gerçekten ABD ile savaştığınızın farkında mısınız?
Suriye: PKK’nın yuvası
Şimdi biraz düşünelim.
2013’ten itibaren PKK, “yuva”ya döndü. Bunu özellikle hatırlatıyorum, çünkü PKK Suriye menşeili bir örgüttür. Ve 2013’ten bugüne de hem ABD’nin hem Rusya’nın, hem de Esad’ın desteğini alıyor.
Bu arada özellikle 2016 sonrası çok önemli iki gelişme var.
1- PKK, Türkiye’de terör kampanyasını bitirdi.
Gerçi diyebiliriz ki, biz yendik o yüzden.
Doğru ama yine de terör kampanyasını durdurdular ve tüm dikkat, enerji, kadro güçlerini Suriye’ye kaydırdılar.
HDP bile “kepengi” bu nedenle kapattı.
2- Kuzey Irak’ta Barzani referandumu fiyasko ile sonuçlandı. Şimdi birileri diyecek ki, evet ama hem Türkiye hem İran hem de Irak el ele verdi ve engelledi.
Doğru ama yine de, enerjinin ve motivasyonun buradan Suriye’ye çekildiği de ayrı bir gerçek.
ABD’nin Türkiye’ye teklifi: Kırk katır mı kırk satır mı?
Benim gördüğüm stratejik tehlike şu:
PKK, Türkiye’den tümüyle çekilecek.
Kandil dükkânı kapatacak.
PKK, silah bırakacak!
Bunun sonucu şu olur:
ABD Türkiye’nin önüne iki seçenek sunacak.
1- Bak PKK zaten silah bıraktı. Artık Türkiye’ye yönelecek hiç terör tehdidi yok. Gel Suriye Kürtleriyle barış.
Türkiye, ABD ve YPG, üçümüz birlikte Suriye’yi paylaşalım.
ABD’li yetkililer bu hafta Türkiye’ye bunu sunacaklar.
2- İkinci seçenek ise çok kanlı.
Bak tankını da, helikopterini de vuran biziz. PYD’ye öyle bir destek veririz ki, her gün onlarca şehit gelir, PKK/PYD kahraman savaşçı olur, siz ise güçsüz bir ordu ve ülke konumuna düşersiniz!
Suriye merkezli “Büyük Kürdistan”a doğru
Sonrası için, Kürt devletçiği Suriye’de kurulur, bu devletçik adım adım Kuzey Irak’la birleştirilir.
Unutmayalım: Barzani’yi başarısız kılan, onun savaşmamasıydı.
ABD şunu gördü: Peşmerge ile bölgede tutunamazdı. PYD, Peşmerge’ye alternatif olarak örgütlendi. Tüm dünyaya kaçan değil, “savaşan” bir Kürt gücü olarak sunuldu.
Ve vahimi: Arkalarına, önlerine ABD’yi, silahlarını ve teknolojini alan bu teröristler, Türk Ordusu’na çok kayıp verdirirse!
Ezer geçeriz!
Böyle mi diyorsunuz?
O zaman tuzağın ikinci aşamasına geçilir; katliamcı ve işgalci Türk Ordusu propagandası başlar ve Türkiye’yi bizzat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi durdurur.
Kötüsü: Savaş suçlusu ilan edilmek!
Bataklığın kenarındayız
Diyeceğim o ki. Afrin haritada “kuş uçuşu” 15-20 km ama o arazi, “strateji”, “teknoloji”, “diplomasi” olarak ABD, Rusya ve İran tarafından, 5 yıldır tuzaklandı.
Her tuzak başka tuzağa açılıyor.
Tam bir bataklık yani.
Meselemiz şu; yaptığımız diplomatik, stratejik, tarihi, teknolojik hataları, askerinizle aşamazsınız.
Türkiye güçlü ordusu ama güçsüz “aklı” ile bir bataklığın tam kıyısındadır.
Son bir haftanın gelişmelerini alt alta yazalım:
1- Rusya savaş uçağı İdlib’de düşürüldü.
2- İsrail savaş uçağı Suriye güçlerince düşürüldü.
3- İsrail, Şam’ı bombaladı.
4- Lübnan ordusuna İsrail işgaline karşı hazırlan emri verildi.
5- İran ve bağlantılı güçler PYD’ye ateş açtı.
6- ABD, İran ve Suriye güçlerini vurdu.
7- Türk tankı vuruldu, helikopteri düşürüldü.
8- Rus sivil uçağı Rusya’da düştü.
Karmaşık mı?
Bizim için evet.
Ama emin olun hem ABD’nin hem Rusya’nın çok basit bir planı vardır.
Ve öyle bir şey olur ki şaşar kalırsınız.
Rusya’nın kabus senaryosu
Putin akıllı bir adam, Ruhani hin, Esad hem hinoğlu hin hem de pusucudur.
Ve tedirginler, korkuyorlar.
Çünkü Türkiye’ye güvenemiyorlar.
Korkuları ise şu senaryo.
1- Türkiye ABD ile çatışır gibi ilerler ve Afrin’den Menbiç’e olan tüm alanı ele geçirir.
2- Türkiye-ABD-İsrail anlaşır.
3- Türkiye İdlib ve Halep’e yürür.
4- İsrail , Lübnan’a girer, Golan’ı alır Suriye merkezine ilerler.
5- Türkiye-ABD, YPG güçleri, Haşdi Şabi’ye yönelik ortak harekat başlatır. Barzani de onlara katılır.
6- Esad muhalifleri yeniden ayaklanır.
Bu kabus senaryosu, hem Rusya’nın, hem Suriye’nin, hem de İran’ın kuşkusu.
Bu nedenle Suriye’de düşürülen İsrail uçağı çok önemli.
Peki, sizce bu olur mu?
Sizi bilmem ama Putin de, Ruhani de, Esad da AKP’ye ve reisine güvenmiyor!
Hoş siz olsanız güvenir miydiniz diye soracağım ama görüyorum ki güveniyorsunuz! O zaman size sorayım, bugüne kadar Amerikancılık yapan bu iktidarın şimdi Amerikan karşıtı olduğuna inanacak kadar saf mısınız?
Hani diyorum; o çok beğendiğiniz Putin kadar akıllı olsanız ya!
ABD, nükleer silah kullanacak!
Bu arada şunu da aklınızın bir köşesinde tutun. ABD, nükleer stratejisini değiştirdi ve bunu tüm dünyaya duyurdu. Katar’daki Amerikan üssünde yoğunlaşan faaliyetler var.
Muhtemel “savaş” anında, yani İsrail-Suriye-İran savaşı başladığında, “küçük çaplı” iki nükleer başlık, biri Şam’a biri de Tahran’a yollanacak!
Ve muhtemelen bizim harita başındaki savaş uzmanlarımız o gün gelince bunu Trump’ın çılgınlığı olarak sunacak!
ABD’nin kâbus senaryosu
Ya alternatif?
İşte o da Amerika’nın kâbus senaryosu.
Saray içine ve etrafına yayılan bir ekip var. Bu ekip bir kanadıyla Rusçu. Ama diğer bir kanadı var ki Fethullahçı.
Şimdi Reisçi gibi gözükmelerine bakmayın siz, dikkat edin ABD’ye en ağır sözlerle saldıran isimleri inceleyin, hepsinin Fethullahçı geçmişini göreceksiniz.
Rusçular ile Amerikancılar, el ele bir senaryo kurguluyor.
Her iki kesim de, Türkiye’nin ABD ile bir çatışmaya sürüklenmesi için var güçleriyle kışkırtıyor.
Kazançları ne olacak derseniz, Rusçuları belki anlarsınız. Fethullahçılar ise ABD ile AKP’nin arasını açıp, ABD’nin AKP’yi yıkmasını istiyor. Bunun için de savaş kışkırtıyor.
Ama ben size Rusçulara da bir mercek tutun derim, bir Türk-ABD savaşı çıkarsa, bu savaşı kışkırtan Rusçuların da, aslında ABD’nin derin devletinin adamları olduğunu göreceksiniz.
ABD askerlerinin başına geçirilecek çuval
İşte bu nokta: İttihatçı maceracılıktır.
Yani bir bakmışsınız Türk askeri bir Amerikan birliğini ele geçirmiş, başlarında çuvallarla dünyaya teşhir ediyor.
Sahi Birinci Dünya Savaşı’na nasıl sokulduğumuzu anımsayan yok mu?ataturk-lider
Tek adam, Reis, Enver’in en yakınlarından bile saklayarak bizi savaşa soktuğunu, bu savaşta kaybettiğimizi, Sevr’in masaya geldiğini, Anadolu’nun işgal edildiğini?
Ve tabii Reis, Enver’in ve şürekâsının kaçtığını!
Atatürkçülük: Maceracılığa da, teslimiyetçiliğe de karşı olmaktır
O halde ne mi diyorum? Ben Atatürkçüyüm.
İttihatçı maceracılıkla tatmin olmam, uzlaşmam. Çünkü Kemalizm İttihatçılığın devamı değil antitezidir.
Sonuçta İttihatçılar maceracılık, İtilafçılar teslimiyetçilik politikası uyguladı, ülke uçurumun kenarına geliverdi.
O gün Allah’ın lütfuyla bir Mustafa Kemal çıktı da ülkeyi kurtardı.
Ya bugün?!
Benim tek bir kriterim var:
Eğer ülkenizin başında bir Atatürk yoksa gireceğiniz savaş ya maceracılıkla ya teslimiyetle sonuçlanır.
Atatürk, bunu görerek; “Yurtta sulh cihanda sulh” demişti.


Kayıt dışı görüşmede ABD’den AKP’ye 4 tehdit!tillerson-erdogan-cavusoglu
ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’ın Türkiye ziyareti, tüm devlet teamüllerinin çiğnenmesiyle, Dışişleri Müsteşarı olmadan, tercüman dahi alınmadan, kayıt tutulmadan gerçekleşti.
Tayyip Erdoğan ile Rex Tillerson’ın görüşmesine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “tercüman” olarak girdi.
Peki ABD ne önerdi Türkiye’ye?
Türkiye’ye önerilen şey açık: ABD ile ittifaka dön, Rusya’dan uzaklaş, PYD ile barış, İran ve Suriye ile savaş!
Bu politikayı uygulatmak için de 4 tehdit dosyası masaya konmuş.
1- İHH’ya açılacak bir terör finansmanı dosyası.
2- Boko Haram’a yardım dosyası
3- IŞİD’e MİT Tırları ile silah sevkiyatı dosyası
4- IŞİD petrolleri ticareti dosyası
Kısacası 3 saat 15 dakikalık görüşmede kayıt tutulmaması gayet normal.
Görüşmenin hemen ardından, Zarrab Dosyası’na yeni bir “gizli klasör” eklendi.
Yani ABD, tehdide kararlılıkla devam ediyor.


Antiemperyalistin çakmasını nasıl anlarsınız?cakma-antiemperyalist
ABD’ye höykürenlere bir bakın.
Hepsi de ABD’nin eski dostları hatta çoğu da uşağı, öyle değil mi?
Peki neden şimdi ABD’ye karşı çıkıyorlar, yoksa ABD’nin emperyalist olduğunu yeni mi anladınız?
Elbette hayır.
ABD’nin Irak’a işgaline destek veren, Suriye’ye müdahaleye çanak tutan onlar. Yani onların emperyalizmle bir alıp veremedikleri yok, tek dertleri kendi iktidarları, kendi koltukları.
Hani şimdi, ne işin var on bin kilometre öteden geldin Suriye’ye diyorlar ya, daha altı ay önce, ABD’ye Rakka’ya bizimle saldır diye plan sunan, yalvaran onlar değil miydi?
Şimdi, ABD nasıl olur bir terör örgütüyle iş tutar diye soruyorlar.
Cevaplayalım: Sayenizde!
Siz eğer ABD’ye YPG’yi değil bizi seç derseniz, zaten kendinizi bir terör örgütüyle eşitlemiş olursunuz!
Türkiye’ye bu kötülüğü yaptınız, şimdi de soruyorsunuz!
Bu çakma antiemperyalistlerin yarın öbür gün ABD ile anlaştığını görürseniz, hiç şaşırmayın.
Ayrıca, unutmayın bunların terör karşıtlıkları da çakma!
PYD’yi kuran da, kurtaran da, altına kırmızı halı seren de kendileridir.
Ama bizim sözümüz, muhalefete. Bu “çakma”larla birlikte olursanız, siz de ancak “çakma muhalefet” olursunuz!


Dünya lideri mi dediniz?taner-timur-osmanli-calisma
Bakın Prof. Dr. Taner Timur ne güzel anlatmış:
“Devlet adamlarının özgürlüğü ve bağımsızlığı başka, ‘manevra kabiliyeti’ başkadır. Osmanlı devlet adamlarının diplomatik manevraları bilindiği gibi ülkeyi yenilgiden yenilgiye, iflastan iflasa sürüklemiş ve sonunda devletin sadece Avrupa değil, Anadolu’da da çöküşüne yol açmıştır. Sevr antlaşması, Tanzimatçılığın doğal sonucudur”
(Taner Timur, Osmanlı Çalışmaları, s.123)


Bu yazı 469 kez okundu.

Türk Solu
SON EKLENENLER