• Cumartesi, Mayıs 26, 2018

AKP zihniyetinin ekonomik hezimeti

akp-zihniyetinin-ekonomik-hezimeti
Ali Özsoy
Ocak04/ 2015

AKP Türkiyesi geriliyor

AKP’nin hep övündüğü tek konu nedir? Ekonomik istikrar ve gelişme…

Özellikle Tayyip Erdoğan hep aynı teraneyi okur: “80 yılda yapılmayanı biz 12 yılda yaptık.”

AKP’nin o çokça bahsedilen ekonomik mucizesi sadece bir palavradır. Bir şehir efsanesidir.

Son açıklanan ekonomi verileri de bu yalanı ortaya koyuyor. 2013 yılında dünyada ekonomi büyüklüğü sıralamasında 17. sırada bulunan Türkiye 2014 yılında tam iki sıra birden gerileyerek 19. sıraya düştü.

Hadi son bir yılki düşüşü “faiz lobisi”, “çapulcular”, “paralelciler”, “Baronlarla” falan açıklayalım.

Peki size bir soru: AKP öncesi Türkiye’nin süründüğünü iddia eden Tayyip ve şürekasının iddiası ne kadar doğru? Türkiye AKP’den önce kaçıncı sıradaymış?

Ekonomide de sadece rakamlar konuşur.

Türkiye 2000 yılında ekonomik büyüklük yarışında dünyada tam olarak 17. sıradaymış. Yani bugünden iki sıra önde!

Ve meşhur Anayasa fırlatma krizi yaşandı. Şu AKP’yi var eden tek olay. Zaten onlar da sakız gibi bundan bahseder. Bu ekonomik kriz 2002’de AKP’yi iktidara getirdi. 2002’de kaçıncı sıradaydık? Rakamlar konuşsun 20. sıra!

Yani Türkiye tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ekonomik krizi yaşanmış ve Türkiye 20. sıraya düşmüş.

12 yılın sonunda AKP’nin övündüğü ne? Sadece bir sıra üste çıkmak…

Kaldı ki ekonomi böyle giderse 2015 sonunda ya 20. ya da 21. sırada olacağız. Hep enkaz devraldık ama Türkiye’yi uçurduk derler bir de utanmazlar. Enkazı aldınız aynen öyle bıraktınız. Aynı sıradayız.

Üç kat büyüdük diyen yalancı

Tayyip sürekli AKP döneminde üç kat büyüdük diyor. Valla kendi kasaları değil üç en az üç bin kat büyüdü.

Ancak şurası kesin ki Türkiye 2014 yılında dolar bazında net olarak küçüldü.

2013 yılında Türkiye’nin milli geliri 827 milyar dolarmış. 2014’te ise milli gelirimizin 767 milyar dolara gerileyeceği öngörülüyor.

Bu ne demektir biliyor musunuz? Milli gelirimiz bir yıl içinde tam 60 milyar dolar azalmış.

Buyurun size Büyük Usta’nın büyüyen Türkiye’si: 2014’te – % 7,2 büyümüşüz. Bu neredeyse dolar bazında yüzde onluk bir küçülmedir.

Oysa Türkiye’nin 2014 büyüme oranının ekonomi kuruluşlarının tahmini + % 2,1.

Bir ekonomi hem yüzde 7 küçülmüş hem de yüzde 2 büyümüş olamaz değil mi?

Aslında ikisi de doğru. Yüzde 7 dolar bazında küçüldük. Sadece yüzde 2 lira bazında büyüdük.

İki senedir resmen Türk lirası yüzde 70’e yakın devalüasyon yaşadı. Dolayısıyla ekonomimiz dolar karşısında eridi gitti.

Dünyanın hangi demokratik ülkesi olsa bu oranda bir devalüasyon hükümet devirir. Ama faşist rejimler ekonomi tökezleyince dikta gazına basarlar. 2014’te de aynen bu oldu.

Türk lirasının değer kaybında dünyada tek rakibi var. O da Rus rublesi… Orası da başka bir diktatörlük zaten.

Helal sana Tayyip! İlk ona gireceğiz diyordun. Süper ligde olacağız diyordun. Bank Asya’dan bile düşüyoruz.

Atatürk, Tayyip’e fark Attı

Neyse rakamlarla devam edelim. Tayyip üç kat Türkiye’yi büyüttük derken elbette ki yalan söylüyordu. Dolar bazında ve kümülatif büyümeyi hesaba katmadan bakkal matematiğiyle böyle bir sonuca ulaşmıştı.

O zaman delikanlıysa çıksın desin ki: Biz dolar bazında bu sene %7 oranında bu ülkeyi küçülttük.

Hadi biz insaflıyız. En iyi ihtimalle lira bazında yüzde 2’lik 2014 büyüme oranını kabul edelim.

Bu ne demektir? Basitçe Türk lirasıyla ekonomideki hacimsel büyümeden enflasyon oranını çıkardığımızda sadece yüzde 2 kalıyormuş.

Peki Türkiye’nin nüfus artış hızı ne? Yıllık yaklaşık yüzde 1.5.

Yani aslında nüfus artışını da çıkardık mı yüzde 0.5’lik bir büyüme ancak var. Türkiye’de yandaş küçük bir çete dışında kimse zenginleşmiyor. Dolar olarak paramız eriyor ve üstüne üstlük dolardaki son değer artışıyla dış borcumuz toplam 397 milyar dolar olmuş.

“Eyyyy CHP zihniyeti” diye böğürüp duran adam…

Ey cebini doldurmaktan başka hiçbir ekonomik başarısı olmayan geveze!

Sen iktidara geldiğinde bu ülkenin dış borcu 120 milyar doların altındaydı. Bunu üç kattan fazla arttırdın. Millet olarak hepimiz üç kat borçlandık. Niye? Sen ve hırsızlık çeten 3000 kat zenginleşsin diye.

Devam…

Ey ekonomik rezil!

Atatürk döneminde ekonomik büyüme oranı yıllık yüzde 13’ten fazlaydı. Yıkılmış bir ülkede, sıfır borçla hatta Osmanlı borçlarının yarısı ödenerek dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi olduk.

Senin döneminde en iyi matematiksel hesapla bu oran yüzde 4,5 etmiyor. 3 kat yavaş. Son 12 yılda tüm dünya ekonomisinin büyüme oranı da tam olarak bu kadar. Yani Türkiye’yi yerine çaktınız bir gram ilerletmediniz.

Bak senin bakanın Ali Babacan ne diyor? Önümüzdeki on yılda büyüme oranları daha da düşecek.

Ne düşmesi? Biz daralacağız demek bu. Zaten 12 yıldır yerimizde saymışız.

Usta kılıklı batakçı 12 yıldır sadece yüzde 4.5’lık hız yakalamış.

Peki Cumhuriyet’in 91 yıllık performansı ne? Yıllık ortalama yüzde 5.

Hani böğürüp duruyorsun ya 80 yıldır ne yaptınız? Sen 12 yıldır bu milletin bütün fabrikalarını sattın. Topraklarını sattın. Geleceğini ipotek ettin. Borç rekoru kırdın. Uyuşturucu sermayesi, kara para, kaçak petrol her türlü pisliği ülke içine soktun. Yine de 80 yılın ortalamasının altında kaldın.

Ustalığın buysa Allah bizi korusun!

Ecevit, Tayyip’e nal toplattı

Tekrar devam edelim. Tayyip liberal geleneğin önemli isimleri olan Menderes, Demirel ve Özal dönemleriyle karşılaştırıldığında arkasındaki onca yabancı desteğe, Arap sermayesine ve kirli paraya rağmen resmen ekonomiyi batırmış.

Peki ama ya Ecevit dönemi…

“Bu zihniyet gaz kuyruklarında, ekmek karneleriyle fırın önlerinde bizi rezil etti.”

Ya yürü git!

Türkiye’nin en zor dönemi… Kıbrıs zaferini kazanmışız. Öyle senin gibi “koftiden Osmanlı” olmaya benzemez. Türkiye 1923’ten sonra ilk kez toprak kazanmış. Hatta 1699’dan itibaren de diyebiliriz. Tüm emperyalist sistem bize yüklenmiş. Ambargo ve kıtlık var. Ülke içinde de siyasi kargaşa…

Peki ama Ecevit CHP hükümeti tüm bu şartlar altında 1979’da Türkiye ekonomisini kaçıncı sıraya yükseltmiş biliyor musunuz?

Büyük yazıyoruz. Cahil anlasın diye: ON ALTI.

Kısa iktisat tarihi dersi. Türkiye 1960’da kaçıncı sıradaydı: 12. sıra.

Tayyip’in hayalini kurduğu ilk 10’a neredeyse girecekmişiz. Şimdi Tayyip ilk 20’de bile tutamıyor bizi.

Ya işte o yıkmak istediğiniz Cumhuriyet… Türkiye’yi yok olmuş bir ülkeyken 37 yılda 12. sıraya çıkarmış. 27 yılı “CHP zihniyeti” 10 yılı Menderes…

Menderes belki “liberal” ama senin gibi fabrika satan, her yeri talan edenlerden değildi şükür. Tersine onun liberalizmi bile devletçiydi. KİT’lerin yarısını o kurdu.

1960-1980 arası çok zorlu geçmiş. 1970’de 20. sıraya düşmüşüz. 1979’da ise bir darbe, bir savaş ve büyük bir ambargoya rağmen 16. sıraya çıkmışız. Beceriksiz dediğiniz Ecevit sağ olsun. Ecevit, Tayyip’e nal toplatmış. Tam üç sıra fark atmış.

12 Eylül bizi 25. sıraya düşürmüş. Özallı yılların sonunda 1990’da tekrar 21. sıraya yükselmişiz.

Herkesin öcü ilan ettiği 1990’larda da durum fena değil. Şu “istikrarsız” denen koalisyonlar 4 sıra daha yükseltmiş bizi ve 2000 yılında 17. sıraya gelmişiz.

Eyyyy Tayyip! Sana iki koyun verseler güdemezsin. Tam 12 yıldır tek partiyle babanın çiftliği gibi yönettin ülkeyi. Ve gelmişiz 2015’e Türkiye’yi 19. sıraya düşürdün. Böyle giderse seneye ilk 20’nin de dışına atılacağız.

Tek çare Tayyip’in gitmesi

Türkiye’yi büyük bir kriz bekliyor deniyor. Oysa zaten ekonomik krizi yaşıyoruz. Bu ülkede öyle bir diktatör korkusu var ki gazeteler yazamıyor, iktisat yorumcuları bile sinmiş.

Ancak en iyimser ekonomik göstergeler dahi içler acısı durumda. TÜSİAD Başkanı bile ilk kez her şeyi göze aldı ve “muhatabımız başbakan Davutoğlu” dedi.

Elbette Tayyip köpürdü. Meseleyi Davos’a gitmemek ile karıştırdı. “O zaman ben de bundan sonra TÜSİAD’a gitmem.”

Davutoğlu ise “ben de gitmem” falan dedi.

Ne oldu? Dolar daha da yükseldi.

Arkadaşlar tamam hiçbir yere gitmeyin de… Bu ülke ekonomisi nasıl ayakta kalacak?

Devlet sektörünü zaten yok ettiniz. Faiz lobisi desen, Merkez Bankası her ay faiz artırıyor yine de bana mısın demiyor.

Anadolu kaplanları… Onları da böldünüz paralelci-yandaş diye.

Bir tek büyük sanayici TÜSİAD kaldı. Onlar da ne yapsın? Rusya’nın dandik katarına bağladığınız köhne ekonominiz toptan batarsa diye onlar da panikledi.

Yandaşlık yapacak ama bu çılgın adam her sözüyle her eylemiyle ekonomik krizin yangınına resmen benzin döküyor. İflas eden patron sana biat etse ne yazar?

Kimle Türkiye ekonomisini ayakta tutacaksınız. “Cari açık kapatan” kahraman Reza ve “peşin bahşişle” çalışan kadınlarıyla mı?

Kısacası işçisi, köylüsü, esnafı, kapitalisti ve hatta yandaş kapitalisti kara kara düşünüyor. Bu ekonomi nereye gidiyor? Valla Tayyip gitmediği sürece cehennemin dibine…

İstikrar için, büyüme için veya en azından ekonomik çöküşü engellemek için tek yol Tayyip’in gitmesi.

Millet fasulyeden başbakan Davutoğlu’na bile razı. TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in son çıkışı böyle okunmalı.


Bu yazı 566 kez okundu.

Ali Özsoy
SON EKLENENLER