• Pazartesi, Aralık 11, 2017

AKP’den Atatürkçü olmaz. Nokta

ali
Ali Özsoy
Kasım21/ 2017

Atatürk’e küfredenlerden utanmaz takiyetakiye1
AKP ve lider kadrosu birden bire “Atatürkçü” olmaya karar verdi. Oysa bu kesim “Atatürk” adını ağızlarına bile almazdı.
Ancak bu 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ilk kez “Aziz Atatürk” dediler. Oysa daha önce ne diyorlardı?
“İki ayyaş”.
“Put gibi önünde neden dikiliyorsunuz?”
“Din düşmanı”.
“Diktatör”.
“Adıtürk” vs…
Ve hatta hatta Atatürk’ün kutsal annesine iğrenç küfürler, hakaretler.
Şimdi ise 10 Kasım’da “neden put gibi dikiliyorsunuz” diye dalga geçtikleri Türk halkının yanına sığınmaya çalıştılar.
Ne oldu? Her 10 Kasım hasta olmaz mıydınız siz? Anıtkabir’e gitmemek için bin tane bahane bulmaz mıydınız?
Bin bir surat AKP
AKP her kılığa giren bir parti. Bunu çok iyi biliyoruz. AB’ci oldular. ABD’ci oldular. Rusçu oldular. PKK’lı oldular. Barzanici oldular. Fethullahçı oldular. Esadçı oldular. Esad karşıtı oldular. Yine Esadçı oldular. Ermenici oldular. Sonra “afedersiniz Ermeni”ci de oldular. Liberal, liboş da oldular, “tek devlet, tek bayrak”çı da oldular.
AKP’nin tek ideolojisi devlet iktidarına, güce ve paraya hakim olmaktır. Başka hiçbir “ideoloji”leri yoktur. Bu yüzden kılıktan kılığa girmelerine herkes alıştı. Ancak bu partinin üç değişmezi vardır. Kuruluş amacı ve her icraatı üç düşmanlık üzerinedir:
1. Atatürk düşmanlığı
2. Türk düşmanlığı
3. Asker düşmanlığı.
Ve şimdi yaptıkları iğrenç Atatürk takiyesi de aslında düşmanlığın bir parçasıdır. AKP’liler bu yıl otobüs bile kaldırdı. Anıtkabir’e gidip reislerinin tabiriyle “put gibi dikildiler”. Acaba “Atatürk’ü ve Kemalizmi bitiremedik, bir de böyle deneyelim. Elimizi neye atsak önce pisletip sonra çürütüyoruz nasılsa” diye mi düşünüyorlar?
Yoksa oyları o kadar düştü ki bir dahaki sefere hileyle hurdayla bile seçilemeyeceklerini gördüler, son kez birde Atatürkçüleri kandıralım mı dediler? Ancak hiçbir Atatürkçüyü de kandıramazlar. Çünkü Atatürkçülük maske değildir, karakterdir. Gerçek adamlıktır.
Hem AKP’li hem Atatürkçü olunmaz
Bir de utanmadan diyorlar ki “Atatürk bir tek sizin mi, hepimizin.” Çok doğru. Atatürk hepimizin. Ama hiç gocunmadan “ne mutlu Türk’üm” diyen herkesin!
Atatürk bir ulusal simgeden öte bir fikirdir. Türklüğü yaşatan bir fikirdir. Bunu tüm dünya bilir. Atatürk olmasıydı Türkiye ve Türk milleti yok olacaktı. O’nun sayesinde bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti oldu. Zaten istisnasız Türk düşmanı kim varsa, ister emperyalist olsun ister etnik bölücü ister dinci bölücü öncelikle Atatürk’e saldırırlar. Çünkü Atatürk yıkılırsa Türklük yok edilecektir. Türkiye parçalanacaktır. Çok iyi biliyorlar. Atatürk yokluk ile varlık arasındaki farktır. Bu kadar basit.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değildir, Allah’ındır” diyenler Atatürk’ü nasıl savunabilir?
PKK’lıyla, peşmergeyle, Apo’yla, Barzani’yle el ele verip, Diyarbakır’da Atatürk’ün kurduğu devlet adına “özür dileme” cüretini gösterenler. Atatürk’ü nasıl savunabilir?
Emperyalizmin bütün güçlerine ABD, AB, İsrail, Rusya uşaklık edenler. Emperyalizmi denize döken Atatürk’ü nasıl savunabilir?
Bunlar Atatürk’ün hangi konuda ilkelerini savunuyorlar ki Atatürk’ü anlayabilsinler?
Atatürk’ü anlamak onun fikirlerini anlayabilmekle olur. Kendi sözleriyle “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.”
Kısacası…
Hem Amerikancı hem Atatürkçü olunmaz.
Hem şeriatçı hem Atatürkçü olunmaz.
Hem diktatör hem Atatürkçü olunmaz.
Hem ümmetçi hem Atatürkçü olunmaz.
Kısacası hem AKP’li hem Atatürkçü olunmaz.
Atatürk Sarayı yıktı bunlar Saray uşağı
Hepsinden önemlisi Saray’da Atatürkçü olunmaz.
Saraya uşaklık ederek de Atatürkçü olunmaz!
Ne demişti Atatürk?
“Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir.”
Türk milletinin hürriyetini ayaklar altında saray, emperyalist işgalciye vatanımızı satmıştı. Atatürk bu yüzden İstanbul’a sırtını döndü ve Anadolu’ya çıktı. Sadece emperyalist işgalcinin ordularına ve donanmalarına değil, saraylara savaş açtı O.
Atatürk Saray’ı yıkmıştı. Saray inşa eden de Atatürkçü olamaz.
Gelecek Atatürk’ündür
Atatürkçülerin AKP’ye de Saray’a da, Tayyip’e de ihtiyacı yok. Bu ülkeyi yeniden kuracak olan Atatürkçülerdir. AKP iflas etmiş bir partidir. Liderleri iflas etmiş bir liderdir.
Bu yüzden Atatürk’ü ağızlarına almaları onlar için kesinlikle bir hezimettir. Kısa vadede hangi planları olursa olsun, ister çatırdayan iktidar bloğuna bir yerlerden yapıştırıcı bulmak için bu yalana başvursunlar isterse hilesiz kaybedecekleri seçimleri kazanmak için…
Bu tür küçük “kazanç”lar AKP’nin bozgunu olacaktır. Çünkü Atatürk onların elini yakar. İlk başta söylediğimizi yineliyoruz. Atatürk’e ve Kemalizme bir gram zararları olmaz. Hiçbir tahrifat yapamazlar. Ama AKP’nin sonunda Atatürk’e sığınmak zorunda kalması kesinlikle ideolojik ve siyasi olarak hezimettir. Kaybettiklerinin ilanıdır. Ne yaparlarsa yapsınlar Türk milletinin teslim olmadığını ve Atatürk’ün dev gibi karşılarında durduğunun itirafıdır.
Tam kazandık derken Atatürk’e yine teslim olduklarını gördüler.
Atatürkçüler bu manzarayı görmeli ve uyanmalıdır. Gün umutsuzluk günü değil umut günü. Yarın bizimdir. Atatürk öyle bir önder ki, düşmanları kazanırken, kazandıklarını sanarken onun karşısında daha da küçülüp, tam bir bozguna uğruyorlar.
Önce adam ol sonra gel
Atatürkçü olmanın yolu ise “Atatürk’ü seviyorum, asıl ben seviyorum” demek değil Atatürk gibi olmak, devrimci olmak, Mustafa Kemal’in askeri olmaktır.
Bize ancak bu kararlığı gösterecek, tertemiz, ahlaklı, AKP’nin hiçbir pisliğine bulaşmamış, çalışkan ve cesur insanlar yeter. Yeter de artar.
Atatürk “söz konusu vatansa gerisi teferruattır” derken, vatan için kişi her şeyden fedakârlık edebilir diyordu. Yoksa “kim olursa olsun buyursun gelsin tekke çorbasına” demiyordu. Kimse Atatürkçülüğü çarpıtmaya kalkmasın.
“Ne olursan ol gel” Atatürkçülerin ilkesi değildir. “Önce adam ol gel” Atatürkçülerin ilkedir.
Atatürk, Vahdettin’e de Halife Abdülmecid’e de gel demedi. Ulusun egemenliğini kabul edin dedi. Etmezseniz ulus o egemenliği eline alır dedi. Türk ulusu yine Kemalistler sayesinde egemenliğini saraylardan alacaktır. AKP’nin takiyesi ve korkusu işte bunun müjdecisidir.


AKP’lilerin Atatürk düşmanlığı
Tayyip Erdoğan: “İki tane ayyaşın yaptığı yasa muteber oluyor da dinin emrettiği bir yasa sizin için neden reddedilmesi gerekiyor.”
Tayyip Erdoğan: “Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok! 10 Kasım’da yaygara kopartıldı!”
Tayyip Erdoğan: “Türkiye’nin yarınında artık Kemalizm veya başkaca herhangi bir resmi ideolojiye yer yoktur. Kemalizm’in kendisini yeniden üretmesi söz konusu değildir…”
Tayyip Erdoğan: “Birileri de Lozan’ı ‘zafer’ diye yutturmaya çalıştı. Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan’da verdik. Zafer bu mu? Oralar bizimdi. O masaya oturanlar, o anlaşmanın hakkını vermediler. Veremedikleri için şimdi onun sıkıntısını biz yaşıyoruz”
Abdullah Gül: “Ne Mutlu Türk’üm diyene lafını, tutup her yere yaza yaza ve bunu özellikle hiç olmayacak yerlere yaza yaza, Türkiye aslında ilkel bir hale dönmüştür…”
Emine Erdoğan: “Türkiye’nin 90 yıllık enkazını kaldırdık”
İsmail Kahraman: “Haa bugün matem günü ya. Atatürk öldü. Dünyanın hiçbir yerinde bir büyük adam öldü diye ağlanmaz. Bizim gibi gerici bir başka devlet yok. Her canlı ölümü tadacak. Vadesi geldi öldü. ‘o ölmez…’e öldü. 76 senedir ölmüş adamı bırakmıyorlar. Cumhuriyet’i kuran kadro pozitivistti. Pozitivist nedir? Gördüğüne ve tuttuğuna inanır. Peki ayeti tutuyor muyum? Hayır… Vahiy gördüm mü? Hayır… Ayeti reddederler. Şimdiki tabiri ile olguculuk. Pozitivizm Cumhuriyet’i kuranların ideolojisi oldu, dinden uzaklaştılar.”
İsmail Kahraman: “Meclis’in her tarafında Atatürk resmi var. Gerek görmüyorum.”


Atatürk düşmanlığından Atatürk takiyesine: Perinçek ve Tayyip’in ortak geçmişitakiye2
Atatürk konusunda Türkiye’de insanları en çok hayrete düşüren ve en büyük çarkı yapmış iki kişi kimdir dense akla gelecek isimler elbette Doğu Perinçek ve Tayyip Erdoğan’dır. Her ikisi de siyasi kariyerlerini Atatürk düşmanlığı üzerine kurmuş; biri bu düşmanlığını terör örgütü PKK kamplarına gidip terörist başıyla konferans düzenleyecek düzeye kadar çıkartmış; diğeri ise din istismarı politikasını Atatürk karşıtlığı ile pekiştirmeye çalışmıştır. Her ikisi de hayret verici bir şekilde şu anda gerçek anlamda Atatürk’ü kendilerinin savunduğunu iddia ediyorlar. Bu iki ismin Atatürk’e sözde sahip çıkması aslında Atatürk düşmanı tavırlarının son yansıması olarak değerlendirilmelidir. Çünkü Atatürk halkımızın gözünde kutsal bir noktadadır ve bu isimlerle bir araya gelemez.


NTV’de 10 Kasım’da ayı belgeseli yayını:
“Efendiler, yarın öbür gün Cumhuriyet yeniden ilan edilecek ve muhtemel ki kimileri kutuplarda bulacak kendilerini.”takiye3

10 Kasım’da TV programları da manidardı. TRT 1’de Payitaht dizisi vardı. TRT Haber’de normal yayın akışı. Yani AKP’nin parti olarak bir günlük takiyesi devlet televizyonuna bile yansımadı.
CNN ve HaberTürk’te Allah için AKP ve PKK’yı öven bir program yoktu. Atatürk belgeseli bu sefer vardı.
Penguen medyasının simgesi olan NTV ise yine şaşırtmadı. NTV’de 10 Kasım’da yine ayı belgeseli vardı. Yani bu sefer Güney Kutbu’ndaki penguenler değil Kuzey Kutbu’ndaki kutup ayıları mesaideydi NTV için.


Esas takiyeciler fessiz Kadir’lertakiye4
Aslında sorun sadece AKP değil. Esas takiyeciler diğerleri. Bu sene AKP’nin “Atatürk” açılımından cesaret alarak bu sene 10 Kasım’da inanılmaz bir şekilde Atatürkçü kesildiler. Oysa hepsi AKP için “Ak devrim yaptı”, “sivil devrim yaptı”, “bizi AB demokrasisine taşıdı”, “1938 model vesayetten kurtardı” demiyor muydu? Şimdi hepsi “1938 modeli anma” yapmaya başladı.
“Fesli Kadir” aslında en dürüstleri. Asıl sorunumuz fessiz Kadir’ler. Onlar çok daha fazla. Öyle çoklar ki. Ve çok daha namussuzlar. Fesli Kadir, Atatürk’e ve Türklüğe hakaret ederek hayatını kazandı. Tezgahı oraya açtı. Deli raporunu da aldı. Başka bir malı da yok. Ürün çeşitlendiremiyor.
Oysa bunlar her dönem her yere tezgah açıyor. Atatürk’e hakaret para ediyorken, hakaret ediyorlar, sahipleri “Atatürk” deyince başlıyorlar 10 Kasım şiirleri okumaya.


Birgün gazetesine bu tavır yakıştı mı?takiye5
Birgün gazetesinde AKP’nin Atatürk takiyesini eleştiren pekçok yazı çıktı. Ancak 10 Kasım’da Atatürk’ü anlatan tek bir yazı bile çıkmadı. Birgün gazetesi AKP’li Karar gazetesi ile aynı tavrı aldı. Küçük bir Atatürk resmi ve aynı sloganla 10 Kasım’ı geçiştirdi. Birgün gazetesine bu tavır yakıştı mı?

 

 

 

karikaturler


Bu yazı 208 kez okundu.

Ali Özsoy
SON EKLENENLER