• Çarşamba, Eylül 20, 2017

AKP’nin hedefinde bu kez gazeteci Tarık Toros var

okan1
Okan İşbecer
Temmuz18/ 2016

“Cadı Avı”nda bayram zulmü
Eski Türkiye’de huzur ve mutlulukla anımsanan bayramlar, Tayyip’in yeni Türkiye’sinde şehitler, acı, kan gözyaşı ile anımsanacak. Bir de ramazan günlerinde polislere, sonra da bayramda sözde paralelcilere yönelik zulümlerle.
İki yıl önce 22 Temmuz’u 23 Temmuz’a bağlayan gece, aralarında İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer ile eski TEM Şube müdürleri Ömer Köse ve Yurt Atayün’ün de bulunduğu 115 kişi, sahur vakti gözaltına alındı. Bu isimleri tek bir suçu vardı. O da mesleklerini, yani polislik yapmaktı. 17 ve 25 Aralık operasyonlarında başta dönemin başbakanı olmak üzere AKP üst düzey yetkililerinin çoluk çocuk karıştıkları yolsuzlukları gün ışığına çıkarıp suçluları adalete teslim etmek isteyen polisler, bir ramazan gecesi, sahur vakti gözaltına alınmışlardı.
Geçtiğimiz bayram polislerin ailelerinden, sevdiklerinden uzak, haksız, hukuksuz yere geçirdikleri üçüncü bayramdı. Onlar haklı davalarında sonuna kadar direnip hırsız, makamı mevkii kim olursa olsun mesleklerinin gereğini yapmak isterken önce işlerinden, ardından da özgürlüklerinden oldular.
Bu zulmün bir benzeri de geçtiğimiz bayram günü, yine sözde paralel operasyonu adı altında 10 ayrı ilde yürütülen operasyonlarda yaşandı. İzmir’de Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ndan sorumlu Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato’nun Gülen cemaatine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında İzmir merkezli olmak üzere Aydın, Denizli, Balıkesir, Gaziantep, Adana, Trabzon, Samsun, Afyonkarahisar ve Mersin’de operasyon başlatıldı. 30 kişilik gözaltı listesinde olan isimlerden biri de gazeteci Tarık Toros’tu.
Operasyonu 4 ay öncesinden haber alıp 
yurtdışına kaçtı öyle mi?
Tarık Toros, özellikle İpek Medya’ya kayyum atandığı dönemde verdiği mücadeleyle gündeme geldi. O zamanlar Bugün TV’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapan Toros’un sergilediği direniş, onun gibi düşünelim düşünmeyelim herkese örnek olacak bir tavırdı. Tarık Toros bayramda gözaltına alınamadı, çünkü yurtdışındaydı. “Paralel”in Kara Harp Okulu İmamını ellerinden kaçırmışlardı. Havuz medyası (Buna Perinçek’in Aydınlık gazetesi de dahil) ve AKP’nin sansür koymasına gerek olmayan otosansürcü Doğan Medya, hemen tezvirata başladılar; neymiş, operasyonu günler önce haber alan Tarık Toros yurtdışına kaçmıştı.
Tarık Toros, kaçtı iddialarına ilişkin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada özet olarak yurtdışına 10 Mart 2016 tarihinde çıktığını, o dönemde hakkında yürütülen herhangi bir soruşturma olmadığını, zaten yurtdışına yerleşmeye karar verdiğini ve bu kararını da bir süredir uygulamaya koyduğunu, senaryodaki boşluklara adının yazıldığını ifade ederek, hakkında gözaltı kararı çıkartan savcı ve Hürriyet gazetesine sert sözlerle yüklendi.
Bu arada Tarık Toros hakkındaki Cemaatçi iddialarına yanıt da eşi Banu Özdemir Toros’tan geldi. Banu Özdemir Toros Twitter hesabından olayla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamasında, “Eşimin üyesi olduğu tek cemaat ailemizdir. Yuvayı dişi kuş yapar: Ben cemaat lideri, çocuklarımız da müritlerimiz!” ifadelerini kullandı.
Gazeteciyim, vesselam…
Tarık Toros, 8 Temmuz günü internet üzerinden bir açıklama yaptı. Açıklamasına “Bir gözaltı kararı varmış, evet. Niye? Malumatımız yok. Dosya, avukatlarıma gösterilmiyormuş. Tebligat filan yok. Bir bayram sabahı, yandaş basına sızdırılmış bir karar. Tümüyle keyfi ve siyasi.” cümleleriyle başlayan Toros, aylar önce ailecek yurtdışına yerleştiklerini, artık Türkiye’de yaşamanın da, gazetecilik yapmanın da kendisi için mümkün olmadığını, yurtdışında uluslararası anlamda gazetecilik yapacağını yazmış. Şöyle bitiriyor açıklamasını: “Nefes aldığım sürece en iyi bildiğim işi yapmaya devam edeceğim. Gazeteciyim, vesselam.”
Türkiye’de, Tarık Toros’un şu son cümlesini hak edecek o kadar az insan kaldı ki… Onlardan biri de artık cepheyi yurtdışına taşımaya karar vermiş. Keşke kalıp burada mücadele verebilseydi.
Biz, nerede olursa olsun, Tarık Toros’un Özgür Türkiye mücadelesine kendince elinden gelen katkıyı sağlayacağını, gazetecilik yapacağını, doğru bildiğini söyleyeceğini biliyoruz. Dileriz Türkiye en kısa zamanda, Tarık Toros gibi gazetecilerin de hakkının arandığı, onun gibi gazetecilerin de özgürce çalışabildikleri bir ülke haline gelir.


Bu yazı 106 kez okundu.

Okan İşbecer
SON EKLENENLER