• Çarşamba, Eylül 20, 2017

AKUT eski Genel Başkanı 
Nasuh Mahruki ile söyleşi: “Türkiye’nin en büyük yarası adalet”

nasuhmahruki
Türk Solu
Temmuz17/ 2017

AKUT eski Genel Başkanı Nasuh Mahruki ile Cumhurbaşkanına hakaretten yargılandığı davada alınan beraat kararı sonrası görüştük. Söyleşiyi gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Ali Özsoy gerçekleştirdi.
TÜRK SOLU: Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanıyorsunuz. Ama bu sefer olumlu bir karar çıktı, beraat ettiniz.
NASUH MAHRUKİ: Evet. Sonuçta yüce Türk adaleti doğru karar verdi. Dolayısıyla çok mutluyum. Hâkimlere de çok teşekkür etmek isterim. Ben derdimi düzgün anlatmaya çalıştım, eleştiri hakkımı kullandım. Sonuçta ben bir gazeteciyim ve bu konular zaten kamuoyuna mal olan konular. Benim dışımda yüzlerce insan tarafından da dile getirilen konular. Ben sadece onları dile getirmiştim. Yazıdaki bir paragrafta Sayın Cumhurbaşkanı’nın avukatları hakaret unsuru görmüşler. 15 Temmuz’dan sonra affedilen 2000 civarındaki davanın içerisindeydi. Ama benimkine kamu davası açmışlar. Sayın Hâkim, Sayın Cumhurbaşkanı’nın o davadan feragat ettiğini, bu söylediklerimin eleştiri hakkı içerisinde kaldığını ve başkaları tarafından da söylenmiş olduğunu görerek beraatıma karar verdi.
TÜRK SOLU: Bu çok güzel, sevindirici bir haber. Adalet Yürüyüşü’ne ve mitingine katıldınız, bize hislerinizi anlatabilir misiniz, yürümek nasıl bir şeydi?
NASUH MAHRUKİ: Çok heyecan verici bir şeydi. E-5’in kenarından araçlar vızır vızır geçerken, onbinlerce insanın Ankara’dan İstanbul’a yürümesi olağanüstü bir görüntüydü. Dünyanın en uzun adalet yürüyüşü oldu. Türkiye’nin en büyük mitingi oldu. Belki dünyanın en büyük adalet mitingi oldu. Ben ve eşim bunun bir parçası olduğumuz için, yarın çocuklarımıza “biz de oradaydık” diyebileceğimiz için çok mutluyuz. İyi ki katılmışız. O adalet talep eden milyonların içerisinde olmak, aydın, Atatürkçü, çağdaş insanların arasında olmak, onlarla birlikte Türkiye’yi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak için, her şeyden önce adaleti tesis etmek için mücadele etmek bize çok iyi geldi, bizi çok mutlu etti.
İnşallah bu yürüyüş amacına ulaşacaktır. Çünkü adalet herkes için, 80 milyon için gerekli. Yani AKP’lilerin de adaletle ilgili sıkıntıları var. MHP’nin, CHP’nin, HDP’nin, herkesin var. Lise öğrencilerinin de var, ev kadınlarının da var, fabrika işçilerinin de var. Herkesin bu ülkede adaletle ilgili sıkıntıları var. Biz evrensel hukuk kuralları talep ediyoruz. Türkiye bunlara layık.
TÜRK SOLU: Aslında Atatürk’ün Cumhuriyet’i pek çok Batı ülkesinden önce evrensel hukuk, adalet konusunda pek çok şeyi gerçekleştirmiş. Bütün Müslüman ülkeler arasında da tek örnek. İnsanlar herhalde o cumhuriyeti arıyor.
NASUH MAHRUKİ: Evet. Sonuçta Adalet Tanrıçası’nın niye gözü bağlı? Çünkü karşısındakinin etnisitesini, mezhebini, cinsiyetini, parasını, pulunu, sosyal statüsünü görmeden karar versin diye. Yani tamamen olgusal baksın diye. Biz de onu istiyoruz, olgusal bakılmasını istiyoruz. Kişiselleştirmesinler istiyoruz. Ama Türkiye’de her şey o kadar kişiselleşti ki, bu “bitaraf olan bertaraf olur” anlayışıyla birlikte, bunun tekrar çağdaş ülkelerdeki normlara dönmesini istiyoruz. Çünkü bunun bedeli çok ağır.
İnsanlar çok büyük mağduriyetler yaşıyorlar. Ergenekon, Balyoz kumpaslarında Fetöcü hâkim-savcılar, Türkiye’nin en kıymetli insanlarını 4, 5, 6 yıl hapis yatırdılar. Bu kabul edilemez. O yüzden adaletin gözlerinin bağlı olması gerekir, kılıcının keskin olması gerekir. Ama kitaba dayanarak bunu yapması gerekir. Kişisel algılara veya kişisel tercihlere göre yapmaması gerekir.
Türkiye’nin en büyük yarası adalet. Biz adalet istiyoruz.
TÜRK SOLU: Yürüyüşte “Herkes için adalet” dendiği için bazı kesimler spekülasyon yaptı herkes nedir ne değildir diye. Ama her yerde Atatürk resimleri, Türk bayrağı vardı. Siz o duyguyu, coşkuyu nasıl hissettiniz?
NASUH MAHRUKİ: Ben hayatımda böyle bir tablo görmedim. Bu kadar nitelikli insanı bir arada görmedim. Hepsinin eli yüzü düzgün, belli ki hepsi eğitimli, belli bir kültür seviyesinin üstünde insanlardı. Hepsi kendi imkânlarıyla Türkiye’nin dört bir yanından gelmişler. En güzeli de yerlerde bir tane bile çöp bırakılmamasıydı.
Bu insanlar temiz insanlar, bu insanlar çağdaş insanlar, bu insanlar adaleti sadece kendileri için istemiyorlar ki, bütün Türkiye için istiyorlar. Çünkü bir tek kişi mağdur olsa, bizim mutlu olmamız mümkün olmaz. Çünkü bugün ona olan yarın öbürüne olur; öbürüne olursa, bir sonraki gün bize de olabilir. O yüzden herkes için adalet gerekli.


Bu yazı 40 kez okundu.

Türk Solu
SON EKLENENLER