• Çarşamba, Haziran 28, 2017

Allahtan “Huzur Adası”nda yaşıyoruz, 
yoksa halimiz nice olurdu?

tugrul
Tuğrul Çelik
Temmuz18/ 2016

“79 milyon nüfusuyla gelişen, büyüyen ekonomisiyle, alt yapıda ve üst yapıda elde ettiği başarısıyla Türkiye büyümeye devam ediyor. Yanı başımızdaki yangınlara rağmen işte Suriye’de 5 yıla yaklaşan iç savaşa, Irak’ta 10 yılı aşan iç kargaşaya ve başka pek çok olumsuzluklara rağmen, Türkiye huzur adası olma vasfını koruyor ve ekonomisi de her şeyiyle büyümeye devam ediyor. İnşallah önümüzdeki süreçte de Türkiye büyümeye devam edecektir.”
Ne olacak bu memleketin hali diye kara kara düşüncelere dalmışken Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın açıklamalarıyla “huzur adası”nda yaşadığımız gerçeğini idrak ettik.
Öyle ya, memleket huzur içinde geçinip gidiyoruz işte…
Mesela “huzur adası” olmasak birbiri ardına canlı bomba teröründen muzdarip, herhangi bir yerde herhangi bir zamanda bulunduğumuz için ölebilirdik.
Teröristlerin ellerini kollarını sallaya sallaya dolaştığı, kendini patlatmadan dokunulamadığı bir memleket olurduk eğer bir “huzur adası” olmasaydık.
Böyle bir olay yaşandı diyelim; sorumlular istifa bir tarafa pişkin pişkin sırıtır, güvenlik zafiyetinin olmamasından, fıtrattan dem vurur, yaşanan acı yetmezmiş gibi milletle bir de alay ederlerdi. Allahtan “huzur adası”ndayız da bu karaktersizlikte adamlar yok.
“Huzur adası” olmasaydık eğer, düşünsenize, “istikrar gelsin, huzur gelsin” denilerek terörle, korkuyla diktatörlük düzeni dayatılır, akla hayale gelmeyecek şeyler yapılırdı.
Allahtan “huzur adası”ndayız da, diktatörlüğe zorlanmıyor, kabul etmezseniz ölürsünüz diye tehdit edilmiyoruz!
Eğer “huzur adası”da olmasaydık “cadı avı”nın normalleştiği bir yer olurduk. Muhalif olmanın suç olmadığı bir yerde yaşıyorsak, biliniz ki “huzur adası”nda olduğumuz içindir.
Allahtan “huzur adası”ndayız da tepemizdeki yöneticilerin güvenilirliğinden, ahlâkından şüphelenmeden içimiz rahat, huzurlu bir şekilde yaşıyoruz.
Öyle ya, ne örnekler var? Oy çalanı mı ararsın, para çalanı mı? Yolsuzluk yapanı mı, sapıklığa yol vereni mi, diplomasız cumhurbaşkanı mı? Allahtan “huzur adası”ndayız da kafamız rahat.
“Huzur adası” olmasaydık eğer, memleketin huzurunu kaçıran terörle müzakere edilir, teröristlerin memleketi köstebek gibi kazıp bomba düşemesine ses edilmez, bu onursuzluk yetmezmiş gibi bir de teröriste “onurlu ve gururlu” payesi verilirdi.
Çok şükür “huzur adası”nda yaşıyoruz da başımızda bu onursuzlukta insanlar yok!
“Huzur adası”nda yaşamasaydık her şey ters giderdi. Yani hırsız değil hırsızı yakalayan polis, teröre destek olanlar değil, bunun haberini yapanlar tutuklanırdı.
Televizyonlarda görüyoruz, adam teröriste tır tır silah yollamış, şimdi tir tir titriyor. Görünmesin, duyulmasın diye yemediği halt yok.
“Huzur adaları”nda iktidar teröre yardım etmez, etmeyince bunun haberi de olmaz. Tıpkı oy çalmayan iktidarın, oy çaldı haberinin olmaması gibi.
Bu kadar da olmaz demeyin, “huzur adası”nda yaşamasaydık daha neler olurdu neler?
Allahtan huzur adası”nda yaşıyoruz. Yoksa halimiz nice olurdu?


Bu yazı 103 kez okundu.

Tuğrul Çelik
SON EKLENENLER