• Cuma, Nisan 20, 2018

Aytuğ Atıcı’nın kaleminden Adalet Yürüyüşü’nün hikâyesi: Adalet için 700 Bin Adım

hazar
Hazar Arısoy
Nisan14/ 2018

Yıllar sonra Türkiye’nin bugün içinden geçtiği süreç incelendiğinde üzerinde en çok durulacak olaylardan biri hiç kuşkusuz Kılıçdaroğlu önderliğinde CHP’nin gerçekleştirdiği Adalet YürüyüşüAdalet-ic╠ğin-700-Bin-Adim olacak.
Yarattığı büyük etkinin daha sonra CHP tarafından ne kadar verimli kullanıldığı bir tartışma konusu olsa da dünya tarihinin en büyük yürüyüşünü yaparak CHP’nin tarihe geçtiği yadsınamaz bir gerçek. Bu eylemin mimarı ve başkahramanı hiç kuşkusuz Kemal Kılıçdaroğlu. Ama Kılıçdaroğlu dışında bu tarihi eylemin bir de adları fazla anılmayan kahramanları var. İşte CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı bunlardan biri.
Aytuğ Atıcı daha çok tartışma programlarında AKP’li trollere verdiği derslerle bilinen bir isim. Bir de OHAL ilan edildiğinde bırakmaya başladığı ve OHAL kalkana kadar kesmeyeceğini söylediği sakallarıyla. Son dönemde Atıcı’yı gündeme taşıyan bir başka konu kendisinin HDP’li Sezai Temelli ile olan fiziki benzerliği oldu. Öyle ki son HDP kongresinde Sezai Temelli’yi Aytuğ Atıcı sanan yandaşlar. “CHP’den HDP kongresine destek” haberleri yapmaktan çekinmediler.
Tüm bunların yanında Aytuğ Atıcı aynı zamanda Adalet Yürüyüşü’nün isimsiz kahramanlarından biri. Yürüyüşün başından sonuna kadar bulunan Atıcı’yı kortejin her yerinde görmek mümkündü. Kimi zaman fenalaşan bir partiliye ilk müdahaleyi yaparken, kimi zaman provokasyon için getirilere karşı yürüyüşçüleri sakinleştirirken gördük Aytuğ Atıcı’yı.
Ama belki de hepsinden önemlisi doktor kimliğiyle yürüyüş boyunca Kemal Kılıçdaroğlu’nun en yakınındaki isimlerden biri olması ve sağlığıyla yakından ilgilenmesiydi.
Adalet için 700 bin adım
İşte yürüyüşün bu önemli isminin tarihe not düşen kitabı “Adalet İçin 700 Bin Adım”. Kitap, bu tarihi eylemin mimarlarından birinin gözünden 25 gün süren yürüyüşü, ardından yapılan mitingi ve hemen ardından gerçekleştirilen Adalet Kurultayı’nın öyküsünü anlatıyor.
Bu kitabın en önemli özelliği günü gününe tutulan notlarla hazırlanmış ve bir günlük havasında olması. Bu sayede okuyucu eylem sırasında sadece ne yaşandığını öğrenmiş olmuyor, aynı zamanda kendisini o günlerin içindeymiş gibi hissediyor.
Kitabın kronolojik olarak yaşanan siyasi gelişmelerin yanı sıra aynı zaman eylemin gerek Türkiye çapında, gerekse CHP içerisinde ve eyleme katılan kitlede yarattığı ruh halini de görüyorsunuz.
Eylem kararının alınışı ve Güven Park’ta ilk gün
Enis Berberoğlu’nun tutuklanması ile başlayan sürecin ülke çapında olduğu kadar CHP içerisinde de nasıl bir etki yarattığını anlatarak başlıyor Atıcı’nın kitabı. 16 Nisan “hileli” referandumunun ardından muhalif kesime hakim olan yılgınlık havası Berberoğlu’nun tutuklanması ile daha da baskın hale gelmiştir. Bu gidişe dur denilmediği sürece baskının daha da artacağı ve işin belki de CHP’nin kapatılmasına kadar gideceği herkesin gördüğü bir gerçektir artık.
Bir yandan muhalif kesimlerin bir tepki vermesi gerektiği düşünülürken diğer yandan da bu tepkinin mümkün olduğunca barışçıl bir şekilde verilmesi ve AKP’nin yarattığı gergin siyasi ortama hizmet etmemek gerekmektedir.
Böyle bir atmosferde Parti MYK’nın aldığı kararın ardından Kılıçdaroğlu ülkede yaşanan Adaletsizliğe karşı tepkisini ortaya koymak için Ankara’dan İstanbul’a elinde “Adalet” yazan bir pankartla yürüyeceğini kamuoyuna duyurur.
Bu duyuru tabanda olduğu kadar parti yönetiminde de heyecanla karşılanır. Bu eylem nasıl olacaktır?
Tabandan ne kadarlık bir katılım olacaktır?
CHP bu eylemi düzgün organize edebilecek midir?
Eylem ses getirecek midir?
Ve belki de hepsinden çok merak edilen Kılıçdaroğlu bu eylemi tamamlayabilecek midir?
Adalet Yürüyüşü’nün yarattığı heyecanaytugatici-yuruyus
Bu sorularla birlikte 15 Haziran günü yürüyüşe başlamak için Kılıçdaroğlu önderliğinde Güvenpark’tan yola çıkılır ve dünya tarihinin en büyük eylemlerinden biri başlar.
Atıcı’nın kitabında sıradan bir eylemcinin yaşadığı heyecanı görmek mümkündür. Çünkü bu yürüyüş sırasında insanların unvanlarının ve mevkilerinin bir önemi yoktur. Yürüyen herkes aynı heyecanı duymaktadır. Herkes eylemcidir.
Eylemin yarattığı bu heyecan katılımın her geçen gün artmasını sağlar. Başta birkaç yüz olan katılımcı sayısı İstanbul girişinde yüz bini aşar.
Eylemin başında kafalarda beliren soru işaretleri Maltepe’de yapılan Adalet Mitingi ile cevap bulur:
Evet CHP tabanı ile birleşebilecek, ülke sorunlarına çözüm oluşturabilecek, bu ülkeye umut olabilecek güçte bir partidir. Yeter ki bunu yapmaya niyeti olsun.
İlk başta da söylediğimiz gibi, ülkenin içinden geçtiği bu karanlık dönem bitince pek çok şey gibi Adalet Yürüyüş’ü de tartışılacaktır. Ancak bu eylemin ruhunu, yarattığı heyecanı eylemin her aşamasında içinde bulunmuş bir eylemciden okumak istiyorsanız elinizde bu kitabın olması şart.
Dileriz önümüzdeki süreçte Aytuğ Atıcı’nın bu kitapta anlattığı heyecan ve mücadele ruhu geç de olsa muhalif kesimlerde hakim olur ve bu ülkede adalet yeniden tahsis edilir.


Bu yazı 14 kez okundu.

Hazar Arısoy
SON EKLENENLER