• Salı, Aralık 12, 2017

Bana yönelik suçlamalar
 itibarsızlaştırma çabasıdır

20yillik-mucadele
Gökçe Fırat
Nisan07/ 2017

Bir siyasi partinin, Ulusal Parti’nin genel başkanıyım. 2010 yılında kurulan partimizin, ben hapiste iken yapılan son genelgf-attilailhan kurulunda (27 Şubat 2017) yeniden genel başkanlığa seçildim.
2000 yılından itibaren aralıksız yayın yapan, Türkiye’nin önde gelen Atatürkçü aydınlarının ve gençlerinin teorik yazılarının yer aldığı, Atatürkçü fikir dergisi İleri’nin başyazarıyım.
2002 yılından bugüne yayın yapan, şu anda 535. sayısı yayınlanmış bulunan, “Atatürkçü, Solcu, Milliyetçi Gazete” sloganı ile çıkan haftalık Türk Solu’nun başyazarıyım.
Yani 20 yıldır, yazı yazarım, gazetecilik yaparım, fikir üretirim, siyaset yaparım.
20 yıldır toplumun ve medyanın gözleri önünde, şeffaf bir şekilde bulunuyorum.
Sizlere geçmişimi, mücadelemi, dostlarımı, mücadele arkadaşlarımı anlatarak başlamak istiyorum.
1996 yılında başlayan YÖK karşıtı öğrenci mücadelelerinde yer aldım. 10 Mart 1996’da paralı eğitime karşı Taksim’de ilk yürüyüşe önderlik ettim.
1997 yılında “Tarikat okul ve yurtları kapatılsın” sloganı ile kampanya başlattım. 8 yıllık kesintisiz eğitime destek için kampanya yaptım.
Atatürkçü şehidimiz Uğur Mumcu için, İstanbul Beşiktaş’taki anıtında ilk saygı nöbetini 24 Ocak 1998’de tuttum, o günden bugüne her yıl nöbet tutulmaktadır.
10 Kasım’da, Atatürk’ün yolundan gittiğimizi ve gideceğimizi göstermek için, ilk gece meşaleli yürüyüşünü düzenledim.
Sadece eylem alanlarında değil TV ekranlarında da boy gösterdim. Siyaset Meydanı, Objektif gibi popüler programlarda Atatürkçü/Solcu gençliği temsil ettim.
İlk kitabımı Cumhuriyet’in ilanının 75. yılında, “Cumhuriyet Bize Emanet” adıyla yayınladım.
2000’li yıllardan itibaren, Atatürkçülük, Sosyalizm ve Milliyetçilik fikirlerini birleştiren “Ulusal Sol İdeoloji”nin fikri önderliğine soyundum.
Attila İlhan, gazetemiz Türk Solu’nun yazarıydı. Birlikte çalışır, fikir üretirdik. Son kitaplarından biri, “İntibah Başladı” adıyla tarafımızdan yayınlandı.
Anayasa Mahkemesi’nin önceki başkanlarından, Atatürkçü-laik duruşu ile tüm toplumca tanınan Yekta Güngör Özden, 2000 yılından bu yana bizim yol göstericimiz, destekçimiz ve yazarımızdır. Kitaplarını hiçbir gelir almadan yayınevimizdengf-denktas çıkartmaktadır.
Milli Davamız Kıbrıs için, Rauf Denktaş ile birlikte Annan Planı’na karşı ortak mücadele yürüttük, etkinlikler düzenledik. Onun “Bayrak Yere Düşürülmez” adlı kitabını da yine biz yayınladık.
Ünlü sanatçımız İlyas Salman hem partimizin üyesi, hem gazetemizin yazarıdır.
Ergenekon Kumpası’nda en uzun süre yatan aydınımız Ergün Poyraz’la, Erol Mütercimler’le, Bekir Öztürk’le, uzun süredir dostuz, birlikte imza günleri yaparız.
Ünlü solcu romancımız Öner Yağcı gazetemiz yazarlarındandır.
Türk devletinin uluslararası alanda Ermeni meselesinde savunucusu Prof. Dr. Türkkaya Ataöv partimizin yöneticisi ve gazetemizin yazarıdır.
Yine Ermeni meselesinde Türk tezlerini savunan Amerikalı tarihçi Prof. Justin McCarthy de, sözde soykırımın 100. yılında tarafımdan Türkiye’de ağırlanmış, konferanslar vermiş ve kitapları yayınlanmıştır.
PKK terörüne karşı mücadelesi ile efsaneleşen Osman Pamukoğlu ile birlikte ortak siyasal/kültürel çalışmalar yaparız.
Sayın Başkan,
Karşınızda bulunan insan, 20 yıldır Atatürkçü, Solcu, Milliyetçi ideallere bağlı, vatanına-milletine-devletine gönülden bağlı, ulusal solcu ideolojiye mensup, geçtik Fethullahçılık gibi karşıt bir akımı, hayatının hiçbir anında suçla, suç örgütüyle, asla bir araya gelmemiş ve gelmesi de asla beklenmeyecek birisidir.
Her faaliyeti, yasal ve şeffaf, dostları ortada olan birisidir.
Yolumuz Atatürkçülük olduğu için, doğal olarak 6 Ok çerçevesinde faaliyet gösteririm ve buna karşı çıkan şahıslarla, gruplarla, örgütlerle bir araya asla gelmem, bu tür dostluklar ve ittifaklar kurmam.gf-pamukoglu
Bunu en iyi bilen insan olan, 20 yıldır bize yol gösteren Yekta Güngör Özden’in, Hürriyet gazetesinde yayınlanan, hakkımdaki şu demecini takdirinize sunmak isterim:
“Gökçe Fırat’ı Fetö’cülükle suçlamanın hiçbir haklı ve uygun yanı yoktur. Fırat, tutarlı, gerçekçi ve içtenlikli bir Atatürkçüdür. AKP’lilere karşı olanları fetöcülükle suçlamak büyük bir yanlışlık ve yanılgıdır. Ulusal Parti Genel Başkanı olan Fırat, Fetö’cü olsa bizimle olmazdı, biz de onunla olmazdık. Savcılar kanaatle değil kanıtla hareket etmelidir.” (23 Şubat 2017, Hürriyet)
Bugüne kadar yayınlanmış 24 kitabım var. Bu kitaplar da yine Atatürkçü-Solcu-Milliyetçi çizgide kitaplardır. Yüzlerce baskı yapan, toplamı 7.000 sayfayı bulan bu kitaplarım da incelenirse aynı çizginin kesintisizliği görülür.
Ulusal Parti’nin ve Türk Solu’nun düzenlediği eylem, etkinlik, kampanya türü çalışmalar da milletimizin çıkarları içindir.
En başta, Türkiye’nin bütünlüğünü savunan ve Kürt bölücülüğüne karşı çizgimizi vurgulamak isterim. Bu mesele benim için Türkiye’nin en önemli meselesidir.
Türkiye’yi bölmek ve bir Kürt devleti kurmak emperyalizmin 100 yıllık düşüdür. Buna karşı, şahsım, partim ve gazetem en çok mücadele edenleriz. PKK ve bölücülük karşıtı bu çizgimiz nedeniyle bazı sol kesimler ile karşı karşıya gelmeyi göze aldık, sol içinde yeni bir akım başlattık, tüm tehdit ve saldırılara karşın da geri adım atmadık.
İkinci olarak, emperyalizmin uygun gördüğü Siyasal İslam’a ya da Ilımlı İslam’a da, bu politikayı savunan gruplara ve şahıslara da hep karşı çıktım.
Laiklik, çoğu sol hareket tarafından önemsenmez iken, ben türbana da, tarikat okul ve yurtlarına da karşı çıktım. Çünkü laiklikten verilecek her taviz, ülkemizin ve milletimizin birliğini parçalar.
Ben Türk fikir dünyasında, yeni bir tanımlama getiren birisiyim.
Türkiye’de bir yanda siyasetin sol yanını teşkil eden, Ulusalcılar vardır.
Ulusalcı akım, Atatürkçülerden, solculardan ve milliyetçilerden oluşur. Bu grup 6 Ok etrafında birleşir.
Siyasetin sağ cenahını ise Kürtçü bölücüler ve Siyasal İslamcılar oluşturur ki benim özgün tabirimle bunlar Kürt-İslamcılar’dır.
Sol cephe antiemperyalisttir sağ cephe ise işbirlikçi.
Benim konumum da, hem Türk milletini birleştirecek, bütünleştirecek bu ulusalcı ideolojiye katkı yapmak, hem de bunu gerçekleştirmek için siyasal mücadele yürütmektir. 20 yıldır da hiç sapmadan bu çizgide yaşıyorum.
Bu nedenle bana itham edilen suç, benim 20 yıllık varlığımla, düşüncelerimle, eylemlerimle, dostlarımla hiçbir şekilde uyuşmamaktadır.
Bu suçlama çok açık bir şekilde itibarsızlaştırma çabasıdır.


Bu yazı 212 kez okundu.

Gökçe Fırat

Ulusal Parti Genel Başkanı ve Türk Solu Gazetesi Başyazarı.

SON EKLENENLER