• Perşembe, Temmuz 19, 2018

Çılgın Türk alanlara inince, PKK sıvıştı!

gezi-4
Gökçe Fırat
Haziran10/ 2013

PKK eve çekildi

Taksim eylemi bir süredir ülkenin gündemini işgal eden Kürt Açılımı konusunda da büyük dersler içeriyor.

İlk ders şu: Kürtler ve PKK, eylemcinin değil AKP’nin yanında.

Bugüne kadar çok demokrat, hümanist, çevreci takılan PKK, Türk milleti alana inince nedense evine çekildi. Bu eve çekilmenin iki görünümü var.

Birincisi Türkiye’nin en tutucu denilen, AKP’nin kalesi denilen illerde bile Taksim’e destek eylemleri yapılarken, bir tek Güneydoğu evinde oturuyor!

Yani Türk milleti anlasın; Kürtlerin demokrasi, insan hakkı diye bir derdi yok!

Nerede kaldı o dayanışma ruhuna sahi?

Görüyoruz ki, Kürtlerin böyle bir derdi yokmuş, hepsi milleti kandırmak için bir oyunmuş.

Nitekim BDP Başkanı bunu açık acık söyledi, “biz ulusalcıların eylemine katılmayız” diye.

O halde bir ders daha, demek ki meydandakiler ulusalcılarmış!

İkinci yön ise şu, PKK, İstanbul’dan milletvekili çıkartmış bir parti, iyi bir kitlesi var, ama onlar da meydanda değiller, evlerinde oturuyorlar!

PKK’lılar Meclis’e girsin diye ona destek veren solcularımız ne düşünüyor acaba? Kürt dostları yanlarında yok ama ulusalcılar yanlarında?

Ne yaman çelişki değil mi?

AKP ve PKK, diktatörlük için, biber gazı için, TOMA için, cop için, gözaltı için, baskı için uzlaşırken, demokrasi ve özgürlük için, ulusalcılar, solcular, milliyetçiler yan yana geliyor.

Bu Türk solcusuna bir çağrıdır; AKP’den ve PKK’dan dost olmaz!

Senin dostun ulusalcıdır!

Şiddet doğru mu yanlış mı?

Bugüne kadar İstanbul’da veya diğer illerde PKK’lıların eylemlerine, sağı solu taşlamalarına, yakıp yıkmalarına alışmıştık. Onlar meydana indi mi devlet ortadan kaybolurdu.

Türkler ise, kendi işlerini, çocukların, okullarını, geleceklerini düşünür ve uslu birer vatandaş olurdu.

Ama artık bu tablo değişmiştir, canına tak eti mi, Türk’ün de sokağa ineceği, gerekirse yakıp yıkacağı ortaya çıkmıştır. Bu yeni bir olgudur ve Anadolu’da tarihin akışını yeniden değiştirecek bir güçtür.

Kimileri eylemcilerin şiddet içeren davranışlarına karşı çıkabilir, doğrusu da budur. Ama aynı zamanda, bu şiddetin nereden kaynaklandığını ve sonuçlarını analiz etmek gerekir.

Bu şiddet, Türk milletine ve devletine bir zarar vermez. Sağı solu yaksalar da, yıksalar da, yine kendi ceplerinden verdikleri vergilerle aynı eylemciler onarır zararı. Bu geçici bir zarardır, kalıcı zarar değildir.

Esnaf zorlanacaktır, zarar edecektir ama bu şiddet, ekonomik paylaşım dengelerini değiştirmez. Ekonomik dengeyi değiştiren Kürt mafyasının varlığıdır ve Türk işadamını da Türk esnafını da asıl tehdit eden ve yıkıma uğratan budur.

Neden etrafı yakıp, yıkıyor yağmalıyorsunuz diyenlere eylemciler şu soruyla cevap vermeli: Kürtler yakıp yıkarken neden sesiniz çıkmıyordu? Kürt mafya işyerlerinin üzerine çökerken neden susuyordunuz?

Hatta ben çok daha ötesini söyleyeyim, hep Kürtler mi yakıp yıkacak, biraz da Türkler yakıp yıksın…

Ve Taksim eylemcisine “çapulcu” diyen Tayyip Erdoğan’a da çağrı yapıyorum: Sıkıyorsa, çık PKK’lılara çapulcu de de göreyim senin delikanlılığını!

Yemez, diyemezsin!

Apo’ya sayın dersin ama Türk’e çapulcu dersin sen!

Eh görüyorsun millet de sana neler neler diyor!

PKK’lılara uyarı

Türk’ün şiddet potansiyelinin ortaya çıkması, Türkiye’yi bölüp parçalama planları kuranlar için uyarıcı olmalıdır.

ABD, AKP ve PKK, şunu çok net görmelidir. Türkler bir kere sokağa indi mi, onları durdurabilecek bir polis gücü de, asker gücü de yoktur. Düşünün hele, Taksim’e çıkan kitle, istese Kürt mahallelerini haritadan silmez mi?

Dikkatli olun, Türk’ün sabrını daha fazla sınamayın.

Üstelik Türk’ün çılgınlığı görüyorsunuz sizinkine de benzemiyor.

Türkler sizden en az 10 kat kalabalık, bu bir!

Türkler sizden en az 100 kat zeki, bu iki!

Türkler sizden en az 1000 kat savaşçı, bu da üç!

Ama yine de şunu bilin, ihanetlerinizi bırakır, af dilerseniz, Türkler sonsuz affedicidir.

Başbakan, Taksim eylemcilerinin önünde diz çökecek!

PKK ile hükümet arasında başlayan görüşmeler ortada. Tayyip Erdoğan, 30 yıldır bu ülkenin 30 bin evladını öldüren kanlı, ırkçı, alçak bir terör örgütü ile masaya oturacak kadar delikanlıdır. Evet ancak o kadardır onun delikanlılığı. Elinde silah olan teröriste hiç sesine yükseltmez, ayağına gider, her tavizi verir.

O zaman Taksim eylemcilerinin tek eksiği var, silah. Demek ki bir de silahlı örgüt kurulsa, Başbakan’ın polisleri, askerleri öldürülse, Başbakan o zaman adam olacak. Çünkü ancak terörden, şiddetten anlıyor adam.

Kimse şiddet dolayısıyla Taksim eylemcilerine kızmasın. PKK’ya gösterilen toleransı ve anlayışı Taksim eylemcilerine de gösterin. Olsun bitsin.

Sen Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, Zırhlı araçları Güneydoğu’dan çekeceksin, sonra panzerleri, Toma’ları İstanbul’da halkın üstüne süreceksin ve millet de buna ses çıkarmayacak sanıyorsan, çok yanılıyorsun.

Eyy Başbakan, diz çökeceksin, özür dileyeceksin.

Ya da iktidardan da, bu ülkeden de gideceksin!


Bu yazı 126 kez okundu.

Etiketler:, , , , ,
Gökçe Fırat

Ulusal Parti Genel Başkanı ve Türk Solu Gazetesi Başyazarı.

SON EKLENENLER