• Cumartesi, Şubat 25, 2017

Devrim Şehidimiz Kubilay’ı saygıyla minnetle anıyoruz

fahriye
Fahriye İpekçioğlu
Ocak09/ 2017

Türkiye Cumhuriyeti bundan 86 yıl önce, 23 Aralık 1930’da korkunç bir irtica olayına tanık olmuştu. İzmir’in Menemen ilçesinde sabahın erken saatlerinde dördü silahlı, altısı çember sakallı yobaz, Menemen Belediye Meydanı’nda tekbir getirerek dolaşmaya başladı. Başlarında sarık, sırtlarında cübbe vardı. Atatürk dönemiydi ve devrimler yapılıyordu. Bunlar “Biz şeriat ordusuyuz” diye bağırarak Belediye Meydanı’nda tekbir getirerek Müftü Camii’ne girdiler. Elebaşıları olan Derviş Mehmet, camide namaz kılanlara kendini “mehdi” olarak tanıttı ve dini korumaya geldiklerini, arkalarında 70 bin kişilik bir halife ordusu olduğunu, öğle saatlerine kadar “şeriat bayrağı” altında meydanda toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söyledi.
Derviş Mehmet ve arkasındaki yobazlar, camideki yeşil bayrağı alıp uzun bir sopaya taktılar ve bir çukur kazıp bayrağı oraya diktiler, bayrağın çevresinde dönmeye, tekbir getirmeye ve zikir yapmaya başladılar. Bir yandan da “Şapka giyen kafirdir, yakında mutlaka şeriata dönülecektir. Bize kurşun işlemez…” diye bağırıyorlardı.
Olaylar, ilçedeki askeri birliğe duyuruldu. Alay komutanı, emrindeki yedeksubay Mustafa Fehmi Kubilay’ı bir manga askerle birlikte oraya gönderdi. Silahlarında mermi yoktu. Süngü takıp olay yerine gittiler, Kubilay askerlerini meydan girişinde bıraktı
ve yobazlara tek başına “teslim olun” çağrısı yaptı. O anda yobazlardan biri silahını çekip ateş etti ve Asteğmen Kubilay yaralanıp yere düştü. Ayağa kalkıp can havliyle cami avlusuna doğru kaçmaya çalıştı, ancak gücü tükenip yere yığıldı. Derviş Mehmet ve etrafındaki yobaz güruhu o anda Kubilay’ın başına çöktüler. Derviş Mehmet çantasından çıkardığı testereli bağ bıçağıyla keserek oracıkta başını gövdesinden ayırdı. Kesik baş bir süre Derviş Mehmet’in havaya kaldırdığı kanlı elinde sallandı,
sonra birileri bunlara ip getirdi ve kesik baş, yeşil bayrağın takılı olduğu sopaya iple bağlandı. Olaylar sırasında yine tekbirler getiriliyor: “Ey ahali! Din elden gidiyor, şeriat isterük!” sesleri Menemen’de yankılanıyordu.
Silah seslerini duyan mahalle bekçisi Hasan, ardından onun yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateşle şehit edildi.

Bir süre sonra ilçedeki askeri birlik olay mahalline yetişti. Görülen manzara korkunçtu. Kubilay’ın kesik başı yeşil bayrağın sopası üzerinde asılı durmakta, şehit bekçiler yerde yatmaktaydı. Askeri birlik ateş açtı, yobazlardan bazıları yere serilirken, bazıları kaçtı. Daha sonra hepsi yakalanarak Divan-ı Harbe sevkedildi. Menemen’de sıkıyönetim ilan edildi.
General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Harp Divanı’nda, olaya doğrudan katılanlarla birlikte destek verenler de yargılandı. Sonunda 36 kişiye idam cezası verildi. Bazılarının yaşı küçük olduğu için ölüm cezaları ağır hapse çevrildi. 28 yobaz ve destekçileri, 3 Şubat 1931 gecesi Menemen’de Kubilay’ın başını kestikleri yerde asılarak idam edildi. Adalet sonunda
yerini bulmuştu.
Atatürk Menemen olayına çok kızdı. Daha 8 yıl önce Yunan çizmeleri altında inleyen bir ilçede yobazların bu yaptığını ve halkın bir kesiminin bu sürüye destek vermesini kabullenemedi. Hatta bir söylentiye göre Menemen’in haritadan silinmesini istedi. Sonra çevresi tarafından “suçlular cezalandırıldı” diyerek ikna edildi. Olay sonrası Atatürk şöyle bir açıklama yaptı: “Büyük
ordumuzun kahraman genç subayı ve Cumhuriyet’in idealist öğretmen kadrosunun kıymetli üyesi Kubilay Bey, temiz kanı ile Cumhuriyet’in hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiştir.”
Olayın ardından Menemen’de devrim şehitleri Yedeksubay Asteğmen Kubilay, Bekçi Hasan ve Şevki adına görkemli bir anıt dikildi. Üzerinde şöyle yazar: “İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.”
İzmir ve Ege’nin Atatürkçü, laik, yurtsever insanları ve çok sayıda sivil toplum örgütü her yıl olduğu gibi bu yıl da Devrim Şehitleri’ni anıyor. İrticayı lanetliyor, önünde saygı duruşunda bulunuluyor. BİZ BU CUMHURİYETİ BÖYLE KAZANDIK.

Bu yıl da devrim şehidimiz Asteğmen Kubilay Öğretmen’i, Cumhuriyet karşıtı yobazlarca şehit edilişinin 86. yılında minnetle, şükranla anıyoruz. Şehidimize ve Cumhuriyetimize sahip çıkmak için Menemen Şehir Standı önünden başlayan “Demokrasi ve Laiklik” yürüyüşüne binlerce kişi katılmıştır. 1. Kubilay Kitap Fuarı’nın da bu yıl ilk kez açılmış olması ve İZMES (İzmir Edebiyat ve Sanat) Grubu olarak yazar ve şairlerimizin standımızda yer almış olması bizleri ayrıca onurlandırmıştır. Arkadaşlarımıza başarılar dileriz.


Bu yazı 9 kez okundu.

Fahriye İpekçioğlu
SON EKLENENLER