• Çarşamba, Ekim 18, 2017

Edi ile Büdü Anayasası..

eser
Eser Özaltındere
Aralık26/ 2016

Şu liderlik özürlüsü Bahçeli’nin, Türkiye’nin başına resmen Abdülhamit rejimini musallat edecek olan Başkanlık sisteminin yolunu açan GEREKÇESİNE bir bakar mısınız? Güya sistem tıkanmış da, FİİLÎ durum söz konusuymuş… Eee, millet seni oraya niye gönderdi; “Gazi Meclisine” İŞLERLİK kazandırasın, Meclis üzerinden ÇÖZÜMLER ÜRETESİN, yasama işlevini yerine getiresin, yürütmeyi DENETLEYESİN, demokrasiyi temsil eden MECLİS’e SAHİP ÇIKASIN ve parlamenter rejimi KORUYASIN diye… Peki sen ne yapıyorsun?.. Anayasa ve hukuk tanımayan, Cumhurbaşkanlığı yetkilerini keyfine göre DİZAYN eden bir padişahlık takıntılısına “CİĞER” teslim ediyorsun!…
Eğer Anayasaya aykırı bir “FİİLÎ DURUM” yaratılmışsa onu aşmakla yükümlü olan sensin! ETKİLİ bir politik faaliyet göstermeyeceksin, MUHALEFET görevini HAKKIYLA yerine getirmeyeceksin, mücadele ve KAVGADAN kaçınacaksın; kağıttan okuyacaksın, hiçbir “POLİTİK RİSKE” girmeyecek ve elini taşın altına sokmayacaksın, ondan sonra da fiilî durum var diyerek ACİZLİĞİNİ ortaya koyacaksın! Hadi canım git oradan!..
Beğeniriz veya beğenmeyiz ama Bahçeli öncesinde MHP’nin İDEOLOJİSİ doğrultusunda bir DURUŞU, kararlılığı, İNANDIKLARI bağlamında eleştirilecek bir çok yönü olmasına karşın geri adım atmayan bir “MÜCADELE GÜCÜ” vardı. Bu İÇİNE KAPALI ve KÜÇÜK DÜNYALI Bahçeli hepsini bitirdi, MHP’yi SÜNEPELEŞTİRDİ; Kendi GENÇLİĞİNİ bile AKP’ye TESLİM etti! Türkiye Cumhuriyeti’nin VAR OLUŞ mücadelesi verdiği en kritik süreçte partisinin SAVAŞMA ENERJİSİNE ipotek koydu, Adanalı deyimiyle “BÖCÜĞÜNÜ ÖLDÜRDÜ!” Şimdi de kalkmış, ülkeyi diktatör eğilimli ve şişkin egolu bir otokrata (veya teokrata) KAYITSIZ ŞARTSIZ teslim etmenin zeminini oluşturuyor.
Dünya âleme ÖRNEK olmuş, HAYRANLIĞINI kazanmış,YEDİ DÜVELİ dize getirmiş muhteşem bir anti emperyalist KURTULUŞ SAVAŞI’nın sonrasında onu taçlandırarak kurulmuş TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’nin temel olduğu SİSTEM; bu Bahçeli adlı sözde milliyetçi tarafından LAĞVEDİLİYOR. Tarih geriye çevriliyor, ABDÜLHAMİT REJİMİ yeniden canlandırılmaya çalışılıyor…Bir de diyor ki; “Sistem tıkandı!…” Yahu, sistemi tıkayan parlamenter rejim değil ki; hukuk tanımayan bir narsistin hezeyanları… Onun bu ihtirası olmasa, sistem tıkır tıkır yürüyecek… Zaten Ahmet Necdet Sezer gibi SAYGIN bir DEVLET ADAMININ Cumhurbaşkanlığı döneminde de sorunsuz yürümüştü… O zaman da AYNI ANAYASA vardı, BUGÜN de… Eğer parlamenter rejim tıkanmışsa, onu TASFİYE etmeden de gerekli RESTORASYON çalışmaları yapılarak problem çözümlenebilirdi; PADİŞAHLIK anayasasına ne gerek vardı?
Efendim neymiş, ilk DÖRT maddeyi koruyormuş… Arkadaş,saf mısın nesin; adama bir kere “sınırları belirsiz” KARARNAME çıkarma yetkisi veriyorsun, artı 126. maddenin; “…Birden çok ili içine alan MERKEZÎ İDARE TEŞKİLATI kurulabilir. Merkezî idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının; kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ ile düzenlenir…” şeklinde değiştirilmesini kabul ediyorsun. Yani, Padişah/Cumhurbaşkanı böylelikle; Cumhurbaşkanı KARARNAMELERİYLE birçok ili içine alacak bir MERKEZÎ YÖNETİM, başka bir ifadeyle EYALET oluşturabilecek. Örneğin; Diyarbakır, Muş, Bitlis, Batman ve Mardin’i kapsayan bir merkezî idare (EYALET) kurabilecek… O zaman da ARKADAN DOLANARAK ilk dört maddeden 3.’sü olan; “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür….” maddesini ortadan kaldırabilecek; Türkiye Kürdistan’ının (?!!!) İLK EVRESİNİ (özerklik) hayata geçirilebilecek…
Hani ilk dört maddeyi GARANTİ altına almıştın Bahçeli!.. Ayrıca çok kurnaz ya, SALT çoğunlukla Cumhurbaşkanı’nı “Yüce Divan”a gönderme yetkisini MECLİS’e tanıma maddesiyle AKLINCA Cumhurbaşkanı’nı DENETİM altına aldığını filan zannediyor.Ama öbür taraftan da Padişah/Cumhurbaşkanı’nın PARTİLİ ve YÜRÜTMENİN BAŞI olmasına yeşil ışık yakıyor. Düşünün, gözümüzün önünde 14 yıldır DEVLETİ VE TOPLUMU ele geçirmiş bir parti ve ihtiraslı bir İDEOLOJİK lideri varken, Bahçeli de öyle bir lidere PARTİLİ ve YÜRÜTMENİN BAŞI statüsünde PADİŞAH/BAŞKAN olma AVANTAJINI hediye ediyor. Hâliyle de partisinin milletvekilleri üzerinde söz hakkı olan bu partili Cumhurbaşkanı, DEVLETİN tüm iMKÂNLARINI partisi lehine kullanarak (bugünkü gibi) Meclis’te de ÇOĞUNLUĞU ele geçirebilecektir. Dolayısıyla da o SALT çoğunluk SÜBABI hayal olacaktır. Hele de 3 aşamalı “Yüce Divan” yargılamasının 3. AŞAMASINDA sayısı 600’e çıkarılması söz konusu olan milletvekillerinin 400’ÜNÜN OYU GEREKİYORSA, Cumhurbaşkanı’nı “Yüce Divan”a göndermek için salt çoğunluk da yetmeyecektir! O kadar çok KİLİT vardır ki! Diğer taraftan ESKİSİNDE Cumhurbaşkanı, TSK’nın Başkomutanlığı yetkisini MECLİS ADINA kullanırken aynı yetki Edi ile Büdü anayasasında DİREKT olarak Cumhurbaşkanına veriliyor ve OHAL kararı da DOĞRUDAN ona BAHŞEDİLİYOR. Yani PARTİLİ Padişah/Cumhurbaşkanı hem; YÜRÜTMENİN BAŞI olacak, kanun GÜCÜNDE kararname çıkarabilecek, üst düzey kamu yöneticilerini atayabilecek ve MİT de yeni yapılanmasıyla kendisine BAĞLANACAK; hem de TSK’yı BAŞKOMUTAN olarak kafasına göre kullanma AYRICALIĞININ yanında OHAL’de İLAN edebilecek… Bunun ötesinde AYM üyelerinin seçiminde söz sahibi olduğu gibi, 12’ye indirilen HSYK üye sayısının 5’ini ve müsteşarı (6 oluyor) Cumhurbaşkanı, diğerlerini ise Meclis seçecek. Tabii ki bunun Meclis’teki PARTİSİ sayesinde, bir de çoğunluktaysa HSKY’daki HÂKİMİYETİ daha da artacak…Hele de HSYK Başkanı da Adalet Bakanıysa siz düşünün YARGININ üzerindeki YÜRÜTMENİN HEGEMONYASINI!
Üstüne üstlük, MECLİS’i FESHETME yetkisini de uhdesinde bulunduracak; tıpkı Abdülhamit’in “Meşrutiyet Meclisini” feshetmesi gibi… Allah aşkına şimdi söyleyin bana; bu KANDIRMACALI bir DİKTATÖRLÜK sistemi değildir de nedir? Nerede kalmıştır demokratik rejimin OLMAZSA OLMAZI; KUVVETLER AYRILIĞI PRENSİBİ? Meclis sadece FİGÜRAN noktasına indirgenmiş; yasama, yürütme, yargı TEK KİŞİNİN elinde toplanmıştır.Bakın görün, böyle bir anayasayla Erdoğan PADİŞAH-BAŞKAN olursa yapacağı ilk iş ÇÖZÜM SÜRECİNE geri dönmek olacaktır… Sorarım size; bu EVLERE ŞENLİK Anayasa TÜM Türk ulusunu KUCAKLAYABİLECEK midir acaba?
Ayrıca, Edi ile Büdü arasında gizli bir anlaşma da var gibidir. Milletvekili sayısının 600’e çıkarılması da bunun kanıtıdır. Böylelikle bazı illerde MHP’yle ORTAK çalışarak ona avantaj sağlanacak ve 600 milletvekili sayesinde MHP’nin milletvekili sayısı arttırılarak Bahçeli güçlendirilecektir. Tabii ki BAŞKAN YARDIMCILIĞININ Bahçeli’ye verilmesi de başka bir artı olacaktır…
Özetlersek, OTOKRATİK Abdülhamit rejimi bunlar tarafından hayata geçirilecek ve birlikte YÖNETİLECEKTİR.Bahçeli bu projeden RANT sağlamayı düşünüyor ama, ELDE EDECEĞİ; Türkiye Cumhuriyeti’nin SEMBOLÜ 1920 tarihli “TBMM’nin” figüranlaştırılmasının ve parlamenter rejiminin TASFİYESİNİN mimarı olarak tarihe KOSKOCA bir LEKEYLE geçmenin dışında başka bir şey olmayacaktır. Üstelik TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ yaftasıyla dolaşıyorsan, UTANÇ daha da artacaktır…


Bu yazı 102 kez okundu.

Eser Özaltındere
SON EKLENENLER