• Çarşamba, Ağustos 16, 2017

Elbet bir bildiği var bu çocukların

ugur
Genç Türk
Haziran12/ 2017

“Düşlerinde özgür dünya” tabiri ne kadar da çok yakışıyor Ali İsmail’e. Eski bir geleneğimizdir ya hani çocuklara yaptıkları kahramanlıklara göre isim vermek. Ali İsmail yaptıklarıyla, yaşamasına engel olmasalardı yapacaklarıyla sonuna kadar hak etmiş.
Ali İsmail’in daha on yedi yaşındayken arkadaşlarıyla birlikte “Toplum İçin Gençlik” adında bir çalışması olur. Köy okullarına kırtasiye yardımlarından, mavi kapak kampanyasına, çevre temizliğinden ilkokul öğrencilerine eğitimi, okumayı sevdirecek çalışmalarda bulunurlar. Grubun lideri Ali İsmail’dir.
Dayanışmayı, düşenin elinden tutmayı vicdani bir görev; genç yaşında gençliği eğitmeyi toplumsal bir vazife bilmiş bir Atatürk genci..
2013 Haziran’ının 2’sini 3’üne bağlayan gece bir ses duyuldu Eskişehir’de; çok sonraları vicdanları titreten bir ses: “Vurmayın, öldüm.” Konuşan Ali İsmail’di, duyan bizler, duymayansa “emri verenler” ve uygulayanlar.
O görüntüleri bir kere izleyebildim. Daha fazlasını yüreğim kaldıramazdı. Eminim insanların çoğu da izleyememiştir. Biz bile bu haldeyken ya annesı, ya babası..
Özgecan’ın annesinin dediği aklıma geldi. “Keşke silahla öldürselerdi kızımı, acı çekmezdi” dedi.
Belki aynı düşünce Ali’nin annesinin de aklından geçmiştir.
Döverek öldürmek ne demek?
Daha doğrusu “öldürmek” ne demek dememiz gerekirken, ölüm şekli seçmeye başladık.
Coplarla, odunlarla, beyzbol sopalarıyla Ali İsmail’in dövüldüğü sıralarda Hatay’da bir canımızı kaybettik… Abdullah Cömert’i.. Abdocan’ı..
İyi bir Atatürkçü, örgütlü bir vatanseverdi. O’nu da vurdular.
Gezi eylemlerine katıldığı için kendisine “boşver sen mi kurtaracaksın” diyenlere: “Evet, kurtaramasak da bu yolda ölecez” diyen ve dediğini de yapan birisiydi.
Ali İsmail, Abdocan, Berkin, Mehmet, Ethem, Ahmet… Bunlar hepimizin bildikleri.
Copla, kapsülle, kurşunla ve arabayla ezilerek öldürülenler. Bir de gazın etkisiyle kalp krizinden, nefes darlığından ölenler var. Onların katilleri bile yok. Var ama yok.
Yeşile olan tutkuları, vatana ve özgürlüğe olan bağlılıkları büyük bir isyana dönüşen bu insanların haklı taleplerini dinlemeyip canlarına kastedenler hak ettikleri cezayı almadılar daha.
Yarınlar adına kendi canlarından vazgeçen, kendi yaşamlarını başkalarının yaşamlarına armağan eden bu güzel insanlar bu güzel ülke için öldüler.
Onların devrettiği bayrağı ileriye taşımak artık bizim görevimiz. Hem onların bizlere bağışladığı yaşamlarına karşılık hem vicdani hem de vatani borcumuz.
Güzel Türkiye’mizin giden güzel evlatları!
Uğruna canınızı verdiğiniz şeyin ne olduğunu anlıyoruz, değerini biliyoruz. Sıra bize geldiğinde tereddüt etmeden sizin yaptığınızı yapacağımızı biliniz.
Gezi ruhuyla mücadelenin devam ettiğini gördükçe mezarlarınızda, rahat uyuyacaksınız. Gezi’deki tüm kardeşleriniz aziz hatıralarınız önünde saygıyla eğiliyorlar.
Uğur Özkan


Bu yazı 37 kez okundu.

Genç Türk
SON EKLENENLER