• Cumartesi, Nisan 29, 2017

Fırat’ın katillerine ‘EVET’ demek…

ozan
Genç Türk
Mart01/ 2017

Bizim Fırat, Şehit Fırat
Ege Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu, bundan tam iki yıl önce, 20 Şubat 2015 tarihinde PKK’lı teröristlerin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. 1991 doğumlu Fırat, sağ sol ayrımı olmaksızın tüm Türk gençliğinin şehidi oluverdi. Zira, genç yaşında Ülkücü kimliğiyle verdiği kavga 70’lerin Soğuk Savaş şartlarında dizayn edilmiş yapay bir kavga değildi. Kendisi CHP’li ailenin Ülkücü oğluydu ve ‘Yeni Türkiye’nin’ gerçeğiyle büyümüştü: AKP-PKK terörü!
Fırat, mert kişiliğiyle öne çıkan ve yapay ayrımların gençliği birbirine düşürdüğü eski tuzaklara gelmeyen temiz, onurlu ve akıllı bir gençlik lideriydi. Söz konusu vatan olunca sol görüşlü CHP’li arkadaşlarıyla bir araya gelip PKK’nın şehit ettiği askerlerimiz için ortak eylemler düzenlemekten de kaçınmıyordu. Aslında bu, zamanla ülkenin her yerinde kendiliğinden beliren ortak bir tabloydu. Başından beri kesintisiz etnik bölücülük uygulayan, Atatürk’e ve Türklüğe kinini her fırsatta eylem ve söyleme döken devlet düşmanı bir iktidarın hesap etmediği kötü bir sürpriz gibiydi. Ve gerçekti. (Bu gerçek, özelikle 7 Haziran 2015 sonrası AKP’nin ve Tayyip Erdoğan’ın takındığı milliyetçi ve vatansever görüntüye rağmen halen gerçektir ve başka bir yazının konusudur.)
Yani, AKP Türkiyesi’nde Fırat Çakıroğlu gibi gençlik liderlerinin ortaya çıkması doğal ve kaçınılmazdı. Siyasette git gide kendini belli etmeye başlayan yobaz ve bölücü cephe karşısında, yapay zincirlerden kurtulup toparlanan -özüne dönen- Atatürkçü bir toplumsal karşı mutabakat ortaya çıkıyordu. Dolayısıyla Fırat ve Fırat gibi gençler, AKP-PKK cephesinin bir numaralı düşmanı olagelmiştir. Çözüm süreçleriyle, açılımlarla salıverilen PKK’lıların üniversitelerde özgürce örgütlenebilmelerinin açıklaması da tam olarak budur.
“Fırat’ın katillerine EVET!”
Bugün içinde bulunduğumuz siyasi gündemde Başkanlık Referandumu var. Biz de lafı dolandırmadan gediğine sokalım: Devlet Bahçeli, Şehit Fırat Çakıroğlu’nun katillerine EVET diyor. Hatta evet demekle kalmıyor. Başkanlık tasarısının Meclis gündemine gelmesini sağlayan, bunun kapısını açan bizzat kendisi oldu.
Oysa, kampüsteki cinayetin ertesi günü, 21 Şubat 2015’te Bahçeli yazılı bir açıklama ile partisinin tutumunu şöyle yansıtmıştı:
“PKK’lı alçaklar AKP’nin yardım ve yataklığıyla Türkiye’nin her yerine mevzilenmekte, hayatın her alanına nüfuz etmektedir.
(…)
AKP’nin; Ankara’da, İmralı’da ve Kandil’de pazarlık yaptığı, jest ve tavizlerle elini güçlendirdiği hainler saldırı ve tahrik kampanyalarına devamlı yenilerini eklemektedir. Çözüm diyerek PKK’nın silahını temizleyen, namlusuna hedef belirleyen Hükümet ve çürümüş devlet görevlileri İzmir’deki kanlı cinayetin esas azmettiricisi, gerçek sorumlusudur. İç güvenliği pakete sokma amacında olan, PKK’yla şerefsizce, ahlaksızca aynı kareye giren AKP’nin, şiddet ve dehşetin kapanına düştüğü, şuursuzca sarayın çıkarlarına hizmet ettiği kuşkusuzdur.
(…)
Fırat’ımızı hayattan koparan İzmir’deki kanlı cinayet AKP-PKK ortak yapımı olarak milli hafızalara kazınmıştır. Ege Üniversitesi’nde süren bölücü tehdide rağmen emniyet tedbirlerini almayan, ülküdaşımızın ağır yaralanmasından sonra ambulansın zamanında gelmesini sağlamayan veya sağlayamayan kim varsa akan kanda payı vardır.
(…)
Sokağın dilinde buluşan, sokak ruhuyla nifak saçan AKP-PKK’ya karşı, milletin hizmetinden sapmayarak, sandığın ve demokrasinin yolundan ayrılmayarak kararlı yürüyüşümüzü devam ettireceğiz.
(…)
AKP-PKK terörü aklını başına almalı, ateşle daha fazla oynamamalı, önümüze derin çukurlar kazmaktan acilen vazgeçmelidir.
(…)
Bu düşüncelerle aziz dava arkadaşlarımı sakinliğe davet ediyor, AKP-PKK tuzağına titizlikle, uyanıklıkla ve sabırla dikkat etmelerini bekliyorum.”
Biji Serok Devlet Bahçeli
Bahçeli’nin kafasında nasıl bir dünya tahayyülü vardır, siyaseti nasıl okumaktadır, milliyetçilikten, vatanseverlikten ne anlamaktadır? Şehit, gazi, dava arkadaşı, namus gibi kavramlar kendisine ne hissettirmektedir, bilmiyoruz. Ancak kesin olarak bilinenler de vardır. Bahçeli, yıllar önce art arda hem Apo’yu ipten alıp hem Tayyip’in önünü açtığı gibi, bugün de benzer bir hizmete soyunmuştur. Referandumdan EVET çıkması halinde; PKK’ya yıllar boyu hayat öpücüğü kondurmuş olan Tayyip Erdoğan, Bahçeli’nin müthiş azmi ve unutulmaz gayretleri sonucu PKK’nın hayali Büyük Kürdistan’ı da kurup başına Apo’yu getirebilecek yetkilere kavuşacaktır.
Peki, Fırat Çakıroğlu ne uğruna can vermiştir? Gönülden bağlandığı partisi MHP, Genel Başkanı tarafından eritilip AKP-PKK’ya hizmet etsin diye mi?
Sadece Fırat mı? Adını sayamadığımız binlerce şehidin kanı böyle yerde mi bırakılacak?
Hiç sanmıyorum.
Vefa bir semtin adı olmadığı gibi, Devlet de bir hainin adı değildir.
Oysa Fırat, iki yıldır herkesin tekrar ettiği gibi hepimizin adıdır!
Ozan Pekgöz


Bu yazı 87 kez okundu.

Genç Türk
SON EKLENENLER