• Cuma, Ağustos 18, 2017

Gökçe Fırat kendisini değil,
 vatanını ve Atatürk ilkelerini savundu!

sevimabla
Sevim Tural
Nisan07/ 2017

Yedi ay sonra gelen mahkeme günü bizler için çok önemliydi, çok heyecanlıydık. Kendisini camın ardından değil yüzyüze görebilecektik.Üstelik hiç görmediği dava arkadaşlarını o da, orada görecekti. Jandarmalar arasında olsa bile öyle oldu. Yüzler güldü.
İkinci gün Gökçe Fırat mahkeme heyetinin karşısına, savunma kürsüsüne geçip konuşmaya başlayınca o kürsü adeta bir akademi kürsüsüne dönüştü.
Türkiye’nin sağcı iktidarlar tarafından yok edilme aşamasına getirildiğini, Ordu’nun, Yargı’nın nasıl baskı altında olduğunu, Ortadoğu’da nasıl bir bataklığa sürüklendiğimizi, PKK, PYD, FETÖ vesair terör örgütlerinin nasıl güçlendiğini ve emperyalist kuşatmayı bütün ayrıntıları ile anlattı.
Kendisini değil, sorumlu bir aydın sıfatı ile vatanını, Atatürk ilkelerini savundu.
Bir buçuk saat süren bu savunmasını sadece ben değil bütün salon sessizce ve hayranlıkla izledi. Gökçe Fırat’ın birikimine, cesaretine hayran kaldılar. Farklı görüşteki tutuklu yakınları bile beğenilerini bizlere açıkça bildirdiler. Haksız değillerdi. Yıllardır TV’lerde böyle bir konuşma dinlemedik, gazetelerde böyle bir yazı okumadık. Bu Gökçe Fırat’ın yıllardır verdiği mücadelenin bir parçası ve bir özeti idi.
Bu konuşma çok büyük kitlelere hitap edebilse, Türkiye’de olumlu gelişmeler kaçınılmazdır. İşte bu yüzden Gökçe Fırat hep sansürlüdür.
Bizler biliyoruz, bu mücadeleyi yıllardır gerek gazetesinde yazarak, gerek kitapları ile, gerek eylemleri ile kamuoyunu bilgilendirmeye çalışarak yaptı. Birçok eyleme öncülük etti. Maalesef hep engellendi.
O’nu dinlerken kendisinin değil Türkiye’nin özgürlüğünü istediğini gördük. Kendisini savunması zaten olamazdı, ortada suç yoktu.
Suç yokken nasıl tutuklanmışsa, suç olmasa da tahliye olamazdı.
Tahliye haberini alınca inanamadık.
İyi ki de inanamadık.
Silivri’ye, onları almaya gittiğimizde yaşadığımız şok az değildi ama inansaydık çok daha büyük olurdu.
Silivri Cezaevi kapısında onlar gözaltına alınırken, eminim bizler için çok üzüldü.
Bir gün sonra Vatan Emniyet’te olduğunu, iyi olduğunu avukatından öğrendik.
O hep iyi, o hep moralli, o hep moral veren oldu.
Lider olmak, lider kalmak böyle oluyor demek.
O’nu dinlerken her zorluğun üstesinden gelebilecek o yüce ruhu, o inancı gördük ve Gökçe Fırat’ta beklentilerimizi, özlemlerimizi, kendi değerimizi gördük.
Bir okurumuz “Hepimizin içinden geçenleri çok net ve açık bir şekilde, üstelik lafını esirgemeden ortaya koydu. Esarette bile, bizlerin yapamadığını yapıp cesaretle sözcümüz oldu. Aydın olmak böyle bir şey” diyor.
Böyle bir aydının annesi olmanın verdiği çok büyük bir gurur ve sorumluluk var. Ben de bunun bilincinde olmaya çalışıyorum.
Beş günlük mahkeme süresince bizim yanımızda olan, tahliye sevincini bizimle paylaşan, Silivri’ye kadar gelip bizimle birlikte o şok anını yaşayan ve bugüne kadar destek veren tüm doslara sonsuz teşekkür ederim.
Umudumuz güzel günleri paylaşmak.


Bu yazı 109 kez okundu.

Sevim Tural
SON EKLENENLER