• Pazartesi, Aralık 11, 2017

Gökçe Fırat’a doğru
 “Onlar bir avuçtular,
 Ancak bir avuç Türk’tüler”

abusoglu-gf
Tamer Abuşoğlu
Ocak09/ 2017

Müfide Ferit, Fransız emperyalizmine ve Ermeni mezalimine karşı 95 yıl önce dünyada emsali görülmemiş olan o şanlı zaferin Antepli kahramanları için her şeyi özetleyen tek cümlelik şu tespitte bulunuyordu: “Onlar bir avuçtular, ancak bir avuç Türk’tüler.”
Evet, yaklaşık 100 yıl sonra yeni bir Kurtuluş Savaşı’nın eşiğinde ve bu genel realiteye bağlı olarak yeni bir Kuvay-i Milliye ikliminde “Türk Solu” grubu için de o tarihsel tespit tekrarlanabilir: “Onlar bir avuçtular, ancak bir avuç Türk’tüler.”
Kökleri “Türk Devrimi”nin derinliğinden gelen Atatürkçü, yurtsever ve devrimci bir avuç genç. Ancak her biri bir fedai mangası, her biri tam tekmil bir ordu.
“Türk Solu” bir kadro hareketi mi? Yoksa sonunu düşünmeyenlerin çıktığı bu yolda tarihin onlara vereceği en yüksek payenin ardı sıra koşan kahramanlar topluluğu mu?
Kuşkusuz ne o, ne bu. Kuşkusuz hemen hepsi. Hani durumdan kendine vazife çıkartmak denilen bir olgu var ya.
“Sen yanmasan, ben yanmasam/nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” şiarına “Türk Solu” elbette bir cevap.
Birileri bir şeyler yapmalıydı. Zaman karşı yarışırken ve de diğerlerini beklemeden. O birileri de biz olmalıyız anlamında.
Ya Gökçe Fırat. Bu söz konusu hareketin fikir babası ve önderi. Teori ile pratiği birlikte harmanlayan iyi bir stratejist. Uzak öngörüsüyle nadir görünen bir siyaset adamı.
Sesini Türk Milleti’nin 20.000 yıllık tarihi geçmişinden alan ve karlı Tiyenşan’da zamanı soluyan gök gözlü börteçinesi.
Ancak güneş balçıkla sıvanmayacağı gibi, düşünen beyinlerin toprağına mayınlar döşeyerek, yazan ve kalem tutan ellerin bileklerine kelepçeler takarak ve “Hiç durmamak üzere yürüyenlerin” ayaklarına prangalar vurarak tarih tersine çevrilebilir mi?
Asla. Çünkü onlar yorulduk demeyecekleri bir sonsuzluğa doğru koşan bir avuç Türk. Manası ve maddesi ait olduğu genetik kodların binlerce yıllık gerçeğinde gizli.
Muhtaç oldukları kudret ise ezeli ve ebedi Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle “damarlarındaki o asil kanda mevcut.”
Onlar bir yıldırım, bir kasırga ve bir tufan olarak tarihin alnında patlayacakları zamana kilitlendiler. Çünkü onlar Tanrı’nın yeryüzündeki Türk adlı ordusu. Dost iklimler için rahmet, düşman coğrafyalar için gazap.
Gökçe Fırat’a, Ali Özsoy’a ve Serap Yeşiltuna’ya bin selam.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene!


Bu yazı 81 kez okundu.

Tamer Abuşoğlu
SON EKLENENLER