• Çarşamba, Ekim 18, 2017

İçeridekilerin dışarıdakileri
merak ettiği ülke: Türkiye

tugrul
Tuğrul Çelik
Ocak09/ 2017

2017, 2016’yı aratacak mı?
“Yeni değildi bu zulüm… Resmi Tarih bunları elbette yazmazdı… Hafiye teşkilatı mahalle mahalle dolaşır, 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlanırken yılbaşı heyecanı yaşanmadığını tespit ettiği evlere tekmeyle dalar ve yılbaşını kutlamayan vatandaşları teker teker tevkif edip hapse atardı… Tabii tutuklanmadan önce, yeni yılın heyecanı kaçmadan, yani sıcağı sıcağına, önceden hazır edilen ateşte pişmiş kestaneleri, fındık, fıstık ve bilimum çerezi vatandaşın ağzına sokuştururdu. Sen misin yılbaşını kutlamayan? Ağzından burnundan leblebi, fıstık sokulan yılbaşı mazlumları az değildir… Zaten bunlar hep Lozan’dan kalma… Sevr imzalansa böyle olur muydu?..”
Komik geldi değil mi? Gelmesin. Gelmesin, çünkü böyle bir şeye, herhangi bir yandaş gazetede yazıldığı takdirde, inanacak bir kitle var…
Eskiden, yaptıkları photoshop’lu saçma sapan haberler, sosyal medyada dalga konusu olur, kaybolur giderdi. Artık öyle değil: Yılbaşı için gazetelerden “KUTLAMA” şeklinde tehdit uygun görülmüştü mesela.
Verilen fetvada da “Değerlerimizle örtüşmeyen, gayri meşru tutum ve davranışlar” hakkında uyarılıyor, bir kez daha “yerli” ve “milli” olmaya davet ediliyorduk. Meğerse yılbaşlarında yıllar boyu sıcak soba başında pişmesini beklediğimiz kestane ve yüzde yüz yerli bildiğim Finike mandalini hiç de yerli değilmiş. Ve o gece oturup bunları yemek de gayri meşru tutum ve davranışlarmış…
Yılbaşı öncesi -hadi formaliteden de olsa- iyilikten, güzellikten, hoşgörüden, o çok bahsettikleri birlik ve beraberlikten bahsedileceği yerde o gün vatandaşın ne yapacağına müdahale etmeye uğraşırlarken…
Fetvadaki durumdan vazife çıkaranlar Noel Baba tokatlamakla meşgulken…
Memleketin birçok yerinde eş zamanlı olarak bir çok insan, gelecekten yine de umutlu, “huzur” ve “özgürlük” dilerken…
İstanbul’un göbeğinde, Ortaköy’deki Reina’da 39 kişi vahşice katledildi. IŞİD’in üstlendiği katliamdan hemen sonra, sosyal medyada, ölümler üstünde küfür kıyamet tepinenler de cabası… Kan ve gözyaşıyla dolu 2016’da takılıp kaldığımızın resmi… Belki de 2017’nin 2016’yı aratacağının göstergesi…
Yeni bir KHK çıksa yeridir: Ölmek yasaklanmıştır!
İstanbul’un göbeğinde 39 kişi katledildi. Sonrası bilindik… Uzun zamandır yaşadığımızın aynısı: Yayın yasağı, “yanlarına kalmayacak” açıklamaları, “milli birlik ve beraberlik” vurgusu…
Katledilen insanların ölüsüne küfreden insanlarla kurulacak bir birliktelik öyle mi?
Şüphesiz en ilginç açıklama “korkmayın” demeleri: “Korkmayın, normal yaşantının etkilenmesine izin vermeyelim.”
Nerede ne zaman bomba patlayacak bilmediğimiz bir yerde, normal yaşamı devam ettirmek?
Yeni bir KHK çıksa yeridir: Bilmem kaç numaralı KHK’yla ölmek yasaklanmıştır!
İşin daha vahimi de şu: “Ben devlet olarak seni koruyamıyorum”u mu anlayalım bundan, yoksa “senin hayatın benim umrumda değil”i mi? Ne de olsa bir “normal vatandaşlar” var bir de diğerleri…
İçeridekler dışarıdakileri merak ediyor
Geçtiğimiz hafta, 4 aydır Silivri’de tutuklu bulunan Başyazarımız Gökçe Fırat bir mesaj gönderdi: “Biz cezaevindekiler dışarıda yaşamaya çalışan tüm insanlarımızı çok merak ediyoruz. Tanrı sizi korusun.”
Normali dışarıdakilerin, içeridekileri merak etmesi değil midir?
Acaba soğuk mu? Yedikleri yemekler nasıl? Nasıl davranılıyor onlara? Ne zaman çıkacaklar?
Şimdi tersine döndü. İçeridekiler, bizleri, dışarıdakileri, yaşamaya çalışanları merak ediyorlar. Patlayan her bombada, yaşanan her saldırıda “acaba” diyorlar…
Öyle ya… “Olağanüstü hal”de yönetilen ülkemizin olağan halleri artık bu görüntüler… Ortadoğu’da “oyun kuruculuktan”, “lider”likten bahsederken, Türkiye’yi getirdikleri yer her türlü terör örgütünün cirit attığı bir oyun sahası olmak.
“Yeni Türkiye” diyorlar ya, aslında tam da bu: İçeridekilerin, dışarıdakileri merak ettiği ülke!


Bu yazı 119 kez okundu.

Tuğrul Çelik
SON EKLENENLER