• Çarşamba, Temmuz 18, 2018

İclal ve umut

burak-kucukkaya
Türk Solu
Şubat07/ 2018

Taciz, tecavüz, istismar artık en çok duyduğumuz kelimeler haline gelmeye başladı. Hemen hemen her gün bir kadın, bir çocuk ya da bir hayvana tecavüz ediliyor, katlediliyor veya şiddete maruz kalıyor. Sadece 2017 yılında 409 kadın öldürüldü. 387 çocuk ve 332 kadın cinsel istismara uğradı. 20 çocuk öldürüldü. Çocuk istismarı son 10 yılda %700 (yüzde yedi yüz) arttı. Adliyelere gelen tecavüz davalarından her dört tanesinden bir tanesi çocuklarla alâkalı. 2017 yılında yapılan evliliklerin %26’sı 18 yaşın altında. Yani her dört gelinden biri çocuk gelin. Üstelik çocuklara yönelik taciz ve tecavüz olaylarının sadece %5’i ortaya çıkıyor. Çocuklara yönelik istismar davalarının %18’i aile içi istismar davaları. Yani çocuğun, birinci veya ikinci dereceden akrabaları… En kötüsü ise bu rakamların hepsi TÜİK verisi.
2018 yılının ilk ayında ise bir kadının cesaretiyle bir skandal daha ortaya çıktı. Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sosyal hizmet uzmanı olarak çalışan İclal Nergiz bir utanç tablosunu daha yüzümüze vurdu…
İclal Hanım İstanbul’un ilk çocuk izlem merkezinin çalışanı. Hatta kuruluş aşamasından beri orada çalışıyor. İşini yapan bir memur. Ama devir işini yapanların değil emredileni yapanların devri olduğu için oradan uzaklaştırılıyor ve Tıbbi Sosyal Hizmetler birimine gönderiliyor. Burada İstanbul İl Jandarma ile birlikte bir projeye başlıyor. Köyleri gezerek ilkokul ve ortaokul çocuklarına cinsel istismarla ilgili eğitim veriyor. Ancak 24 Mayıs günü son kez katılabiliyor. Çünkü işini yapıyor ve her şeyi rapor ediyor. Ancak “üstleri” bunu istemiyor. O gün onun yerine başka bir görevli gidiyor. Ertesi gün geldiğinde ise korkunç gerçekle yüzleşiyor. Adolesan (ergen veya çocukluk, genlik arası dönem) bir gebenin bildirilmediğini fark ediyor. Oysa ona göre bunu emniyet müdürlüklerine bildirmek zorundalar. Hemen bunu rapor edip başhekime bildiriyor ancak cevap alamıyor.
Pes etmiyor resmi dilekçe yazıyor, 15 gün içinde cevap verilmesi gerektiğini biliyor çünkü. Ama gene cevap alamıyor.  Bu olaydan sonra fark ediyor ki hastaneye çok sayıda çok sayıda adolesan gebe geliyor. 15, 16, 17 yaşında gebeler. Üstelik bazılarının ikinci gebeliği. Ve bunların neredeyse hepsinin daha önce hastaneye geldiğinin farkına varıyor. Sosyal hizmetler biriminde konsülte edilmiş ama hiçbir yere bildirilmemiş! Senelerdir…
Susmuyor. Gerçekleri her yerde anlatmaya başlıyor. Türkiye gene büyük bir skandalla karşı karşıya kalıyor. Susmadığı için sürülüyor. Hastaneden Toplum Ruh Sağlığı Merkezine gönderiliyor. Vatan hainliğiyle, ajanlıkla suçlanıyor. Ama o pes etmiyor hâlâ dimdik ayakta ve konuşuyor. Benim rapor edebildiğim gebeler sosyal hizmetlere bildirilen gebeler, doktorların rapor etmediği binlerce adolesan gebe var diyor…turkkadini
Bir kadın korkamayıp gerçekleri anlattığı için bu 115 “çocuk” anneden haberdar olabildik. Ama bilmediğimiz duymadığımız binlerce istismar, tecavüz ve taciz olayı var. Yukarıda bahsettiğimiz rakamlar sadece 2017 yılına ait rakamlar. Bunların içine bir de kocasından, sevgilisinden, babasından, akrabasından şiddet gören kadınları ve çocukları da eklediğimizde rakamlar çok korkunç oluyor…
Sözde muhafazakar olan bir toplumda bu kadar rezilliğin yaşanmasının temel nedeni ise baskı. Baskının arttığı, özgürlüklerin kısıtlandığı her ülkede ilk saldırılan unsur kadınlar ve çocuklar oluyor. Çünkü onlar daha korunmasız, saldırıya acık ve maalesef ülkemizde cinsel veya fiziki şiddetin cezası da neredeyse yok denecek kadar az…
Bir kadın kocasından şiddet görüyor, polise sığınıyor. Polis ise karı-koca arasında böyle şeyler olur diyerek kadını o caninin yanına geri gönderiyor. Adam sen nasıl polise gidersin diye kadını tekrar dövüyor. Kadın sığınacak yeri olmadığı için şiddete boyun eğmek zorunda kalıyor. En sonunda adam kadını öldürüyor. Mahkemeye çıkıyor. Kadın beni aldattı diyor, namusuma laf geldi diyor kapıyor indirimi. Sözde 15-20 yıl arası bir ceza alıyor. Ama iyi halden 3-5 sene yatıp çıkıyor. Bunu gören psikopatlar da aynısını uyguluyor.
Aynı durum tecavüz olaylarında da geçerli. Tecavüzcü sapık mahkemeye çıkıyor. İndirimi kapması için iki kelime yeterli “rızası vardı”. Üstelik bu sihirli kelimeler karşısında mağdurun yaşının hiçbir önemi yok. 5 yaşında bir çocuk da olsanız rızanız olabiliyor…
Adaletimiz öyle bir işliyor ki mağdur bir anda suçlu olabiliyor. Genç bir kız tecavüze uğruyor. Ama suçlanan kızımız oluyor. “Gecenin o saatinde dışarıda ne işi vardı, kesin tahrik etmiştir, zaten açık giyiniyormuş” gibi birbirinden iğrenç cümlelerle suçlanıyor…
2. Dünya Savaşı’nda düşman askerinin tecavüzüne uğrayan Alman kadınları Hitler tarafından çıkartılan bir yasayla idam ediliyordu. Çünkü onlar üstün Alman ırkını temsil edememiş, tecavüze direnememiş ve düşük vatandaş konumuna gelmiş oluyor. Hitler ruh hastası da bizimkiler ne?
Her geçen gün daha fazla şiddetin, tacizin, tecavüzün ve istismarın olduğu bir ülke oluyoruz. Evet korkutucu bir tablo var. Ama her şeye rağmen İclal Nergiz gibi susmayan binlerce insan da var. Her türlü haksızlığa direnen kadınlar var. O yüzden korkmayın. Sessiz kalmayın. Çünkü onlar sizin sessizliğinizden güç alıyorlar.
Türk kadını tarih boyunca direndi. Ama hep kazandı. Çünkü hiç korkmadı. Cepheye mermi taşıdı, elinde silah savaştı, bütün baskılara rağmen yılmadı.
Mesela Sabiha Gökçen korkamadı ve dünyanın ilk kadın savaş pilotu oldu. Mesela Afet İnan korkmadı Türkiye’nin en başarılı tarihçilerinden birisi oldu. Süreyya Ağaoğlu korkmadı, ilk kadın avukatımız oldu. Sabiha Bengütaş, ilk kadın heykeltıraşımız, korkmadı. Korkmayın yalnız değilsiniz…
Ruh hastaları elbet hak ettikleri cezayı alacaklar.
Direnenler, teslim olmayanlar kazanacak…


Bu yazı 98 kez okundu.

Türk Solu
SON EKLENENLER