• Cumartesi, Şubat 25, 2017

Kıbrıs’ı elimizle Rum’a veriyoruz

ibrahim
İbrahim Cav
Ocak09/ 2017

12 Ocak’ta Cenevre’de, Türkiye, Birleşik Krallık, Yunanistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Rum Yönetimi beşli bir zirve gerçekleştirecek. Görüşülecek ana meselenin TSK’nın Kıbrıs’taki geleceği hakkında olacağı biliniyor. Rum Yönetimi, Türk Ordusu’nun Kıbrıs’tan çekilmesini, en azından bir tarih vererek o tarihe kadar Türk Ordusu’nun Kıbrıs’tan geri çekilerek adayı terk etmesini istiyor.
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bu “çözüme” olumlu yaklaşmakta. Akıncı Cumhurbaşkanı seçildikten sonra müzakereler tekrar 15 Mayıs 2015’te başlamıştı.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’ta yeni “Kanlı Noel”lerin yaşanmasını mı istemektedir? Türk Ordusu, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü kapsamında adada bulunmaktadır ve adadaki barışın teminatıdır. 1974’ten beri adada barış hakimdir. Ancak bu müzakereler devam edilirse, Kıbrıs’ı vatan toprağını kaybetmeyle karşı karşıya kalacağız. Çünkü 1960 yılında kurulan Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’ne geri dönülmek isteniyor. Türkler nüfus olarak, Rumların 4’te 1’i kadar. Bu müzakereler sonucu Rumların başka bir talebi de 1974 öncesi, Kuzey Kıbrıs topraklarında bulunan topraklarını ve mülklerini geri almaktır. Buna karşı, Türkler, güneyde bulunan topraklarını ve mülklerini ancak ücretini ödemek şartıyla geri alabilecektir. 1974’ten sonra halklar adada iki farklı bölgede yaşamaya başlamışlardır. Ancak yeniden sınırlar kalkar, ada tek bir hükümet tarafından yönetilmeye kalkılır, üstelik Türk ordusu da adadan geri çekilirse, Türkler etnik temizliğe tabi tutulacaktır.
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’in şu sözleri Rum tarafının niyetini açıkça belli ediyor:
“Barışçıl diyalog üzerinden, vatanımızın 1974’ten beridir Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprağını kirleten işgal ordusundan kurtarmayıbaşarmak için çabalıyoruz.”
Kıbrıs’ı Sokullu Mehmet Paşa zamanında aldık ve Sokullu adanın jeopolitik konumunu ta o zaman şöyle özetlemişti: “Sizin kolunuzu
kestik!”
Kıbrıs demek Doğu Akdeniz demektir. Kıbrıs demek, Akdeniz’de doğal bir askeri üs demektir, Kıbrıs demek vatan demektir, vatan! Yavru vatan, babanızın malı mı ki siz onu istediğiniz kişiye verme cüretinde bulunuyorsunuz? Yavru vatan, Dr. Fazıl Küçük’tür, Rauf Denktaş’tır, Muzaffer Tekin’dir, Engin Alan’dır, Oğuz Kalelioğlu’dur, Bozkurt armalı Türk Mukamavet Teşkilatı’dır. Kıbrıs, Türktür, Türkiye’dir.
Kıbrıs için Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl davranması nasıl bir politika izlenmesi gerektiğini bence en iyi Osman Pamukoğlu
anlatıyor: “Eğer Rumlar Kıbrıs’ta kımıldarsa bir gecede altı veya sekiz bin komandoyu
Trados Dağları üzerinden tepelerine
indiriveririz. Gerekirse yeniden gireriz!”


Bu yazı 321 kez okundu.

İbrahim Cav
SON EKLENENLER