• Cuma, Nisan 20, 2018

Mahmut Hoca’ya, Yaşar Usta’ya, Münir Özkul’a veda…

basyazi
Gökçe Fırat
Ocak07/ 2018

Ne çok seviyormuşuz meğer sizi!
Paranın, güçlünün, düzenin karşısına dikilen bir öğretmen, bir işçi, bir babaydı o. Yoksulların öğetmeni ve babası.
Gururumuzdu, yoksulluğumuzun gururu…
Erdemimizdi, yoksul ama eşit, yoksul ama dayanışmacı, yoksul ama zengin olmayı değil, birlikte mutlu olmayı düşleyen, 68’li erdemimizdi o…
Cumhuriyet’in, Mustafa Kemal’in, öğretmen okulunun, çocuk esirgeme kurumunun, yoksul gecekonduların, fabrikaların, köylerin gülümseyen yüzüydü.
“Ama işte filmdi,” desek de, biliyoruz ki gerçekti!
Ne zaman ki biz onu “film” yaptık, hayatımızdan Mahmut Hoca’yı da, Yaşar Usta’yı da çıkarttık, aslında Cumhuriyet’i terk ettik.
Filmlerde olsunlardı, bizden uzak olsunlardı.
Ara sıra ekranda yayınlanınca, bize nostalji olsunlardı.
Farkında mıyız acaba, biz hayatımızdan Mahmut Hoca’yı da, Yaşar Usta’yı da çoktan çıkartmış; yoksulluğu paylaşmaktan bıkmış, o “okul”u da, o “ev”i de çoktan terk etmiş, Turgut Özal’ın çocuklarıyız!
Ve şimdi içleniyor, hisleniyor, hüzünleniyoruz…
Ah diyoruz, ne güzel adamdı o…
Aslında farkında mıyız, asıl o öğrenciler, asıl o evlatlar ne güzeldi!
Muziptiler, kavgacıydılar, gürültücüydüler.
Ama dosttular, kardeştiler, yoldaştılar.
Zenginiyle fakiriyle eşittiler, dertleri ortak, hayalleri ortaktı!
Evet Eski Türkiye’ydi o.
Mustafa Kemal’in cumhuriyetiydi o.
Unutmayın: Mahmut Hoca ya da Yaşar Usta yalnız öldü…
Biz yoktuk yanında.


Bu yazı 47 kez okundu.

Gökçe Fırat

Ulusal Parti Genel Başkanı ve Türk Solu Gazetesi Başyazarı.

SON EKLENENLER