• Cuma, Ağustos 18, 2017

Meclis’in sesi kısılıyor

hazar
Hazar Arısoy
Ağustos01/ 2017

13 Haziran tarihindeki AKP grup toplantısında Erdoğan’ın artık bu iç tüzük ile Meclis’in devam edemeyeceği, tüzüğün hemen değişmesi gerektiği ve tüzük değişikliğinin Meclis tatile girmeden yapılması gerektiği yönündeki açıklamalarının ardından TBMM Temmuz ayını oldukça yoğun geçirdi.
İlk önce, sabahlara kadar süren komisyon toplantılarında CHP’li milletvekillerinin muhalefetine rağmen AKP ve MHP oyları ile geçen tasarı daha sonra genel kurulda yine AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.
Yeni İç Tüzükle milletvekillerinin konuşma süreleri kısaltılıyorchp-meclis-oturmaeylemi
İç tüzükteki yeni değişiklikler pek çok maddeyi içinde barındırıyor. Ama asıl tartışma yaratan maddeler Meclis oturumlarında milletvekillerinin konuşma haklarını kısıtlayan maddeler. Zaten AKP de iç tüzük değişikliğini bu eksende savunuyor. Yeni değişiklikle Meclis’in artık daha hızlı çalışacağını ve daha seri karar alacağı iddiasındalar.
Dedikleri bir bakıma doğru. Yeni iç tüzükle artık Meclis’teki görüşmeler çok daha kısa sürecek. Ancak bu süre kısalması Meclis’in daha verimli çalışmasından değil, muhalefete verilen hakların sınırlanmasından kaynaklanıyor.
Mesela bir milletvekiline birleşim tutanağında geçen bir beyanın düzeltilmesi için verilen 5 dakikalık süre kalkıyor. Bu tip düzeltmeler artık yazılı olarak yapılacak.
Ya da partilerin üzerinde anlaştığı Danışma Kurulu önerileri üzerinde her grup için ayrılan 10’ar dakikalık konuşma hakkı kalkıyor.
Danışma Kurulu’nda uzlaşma sağlanamadığı durumlarda partilerin, kendi gündemleri ile ilgili grup önerileri üzerindeki konuşma süreleri de kısıtlanıyor. Artık grup önerileri için parti gruplarına tanınan 10’ar dakikalık süre, öneriyi veren gruptan bir milletvekiline 5 dakika, diğer gruplara ise 3’er dakikayla sınırlandırılıyor.
Süresinde komisyonda gündeme alınmayan tasarı ve tekliflerin, Genel Kurul’da doğrudan gündeme alması üzerinde komisyon, hükümet ve teklif sahibi 5’er dakikayı geçmemek üzere söz alabilecek. İkinci bir milletvekilinin bu konuda konuşma hakkı artık yok.
Yeni iç tüzük değişikliği ile tüm milletvekillerinin konuşma süresi kısalıyor. Yalnız konuşma hakkını sadece muhalefetteki (yani CHP ve HDP’li milletvekilleri) kullandığı için asıl darbe muhalefete indiriliyor. AKP’li milletvekilleri çoğunlukla sadece oylama kısmında bulunuyor.
Milletvekilleri kıskaçtaozgur-ozel-siyah-ortu
Yeni iç tüzükle muhalefet milletvekillerinin sadece konuşmaları sınırlandırılmıyor. Yeni iç tüzükte geçen “Meclis’ten geçici çıkarma cezası” başlıklı bölümde “Görüşmeler sırasında Cumhurbaşkanı’na, TBMM’ye, TBMM Başkanı’na, Başkanlık Divanı’na, birleşimi yöneten başkanvekiline, milletvekiline, Türk milletinin tarihine ve ortak geçmişine, Anayasa’nın ilk 4 maddesinde çerçevesi çizilen Anayasal düzene hakaret eden, söven, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasında Anayasa’da düzenlenen idari yapısına aykırı tanımlamalar yapan milletvekili hakkında, Meclis’ten geçici çıkarma cezası uygulanacak.” ifadesi yer alıyor.
Son dönemde özelikle “Cumhurbaşkanına hakaret” ile ilgili yasaların nasıl işlediğini göz önünde bulundurursak önümüzdeki günlerde milletvekillerini hiç de kolay günler beklemiyor.
Yeni iç tüzükle artık çeşitli suçlardan dolayı milletvekillerine para cezası da verilebilecek. Yeni yaptırımlarla kontrolü daha kolay bir Meclis yaratılması hedefleniyor.
Amaç daha hızlı çalışmaksa Meclis’i toptan kapatalım
Yeni iç tüzükle yapılan Meclis’te muhalefetin sesini kısmak. Elbette daha az muhalefet milletvekiline söz hakkı verilince mecliste iktidarın istediği yasaların geçişi de daha hızlı olacak. Bu mantıkla gidersek yasaların geçmesini en hızlı hale getirmenin yolu Meclis’i tamamen kapatmak. Eğer Meclis’te hiçbir yasa tartışılmazsa yasalar çok daha hızlı geçer. Böylelikle hiç zaman da kaybedilmez. Yani sadece KHK’larla idare edilen bir devlet, yasa çıkarma adına dünyanın en verimli devleti olur.
Amaç zaman kazanmak çünkü AKP’nin zamanı yok
Yapılan iç tüzük değişikliği AKP’nin yasa değişikliklerini zorlanmadan çıkarması sağlayacağı yönünde yorumlar yapıldı. Yeni dönemde artık muhalefet milletvekilleri daha az söz alabilecek, ceza almamak için daha dikkatli konuşacak. Böylelikle AKP hem zamandan kazanacak hem de muhalefetin kimseyi ikna etmeye fırsatı olmayacak. Aslında Meclis’te muhalefetin zaten kimseyi ikna edecek zemini yok. Daha doğrusu AKP’deki kimsenin farklı bir fikre ikna olmaya zemini yok.
Özellikle son dönemde Meclis oturumları iktidarın getirdiği yasa önerilerine muhalefetin itiraz ettiği, itiraz gerekçelerini ortaya koyduğu tartıştığı, ama sadece oylamalara katılan AKP’li milletvekillerinin oylarıyla istedikleri yasa geçirdikleri oturumlar şeklinde geçiyor. Yani yapılan iç tüzük değişikliği ile AKP yasaları sadece daha hızlı geçirmiş olacak.
Ama AKP için en büyük kazanç da bu. Çünkü artık AKP’nin fazla zamanı yok. 16 Nisan Referandumu’nda da görüldüğü gibi artık AKP hızla eriyen bir parti ve bu eriyişi durdurması pek de mümkün görünmüyor. Eğer yoluna devam etmek istiyorsa Meclis’te vakit kaybetmeden istediği yasaları bir an evvel geçirmesi gerekiyor. Bunun için de Meclis’teki muhalefetin sesini kısmak zorunda.
Meclis’te sesi kısılan CHP sokakta güçleniyor
AKP attığı iç tüzük adımıyla CHP’yi susturduğunu düşünüyor olabilir ama artık Türkiye’de muhalefet sadece Meclis’le sınırlı değil. Özellikle Adalet Yürüyüşü sonrası bunu CHP de bunu görmüş durumda.
Adalet Yürüyüşü ile birlikte Meclis muhalefetinin yanında sokak muhalefeti de örgütlemeyi planlayan bir CHP vardı. Ama iç tüzük değişikliği ile birlikte CHP sokağa daha fazla ağırlık verecek gibi görünüyor. İç tüzük tartışmaları sırasında Özgür Özel’in kürsüye siyah örtü ile örtmesi, oturum kapandıktan sonra CHP milletvekillerinin sabaha kadar genel süren konuşma eylemleri CHP’nin şimdiden eylemsel bir çizgiye doğru kaydığının göstergesi. Yapılan iç tüzük değişikliklerinin yeni girdiği yönelimde CHP’yi fazla etkilemeyeceğini gösteriyor.
Meclis yolunun kapanmasıyla birlikte daha fazla sokağa inen daha fazla eylem yapan belki de Meclis’te vakit kaybetmeyen bir CHP göreceğiz gibi görünüyor.
Özetle yeni iç tüzük değişikliğindeki amaç Meclis’teki muhalefetin sesini kesmek. Yalnız bir süredir sokağın tadını alan, sokakta muhalefet yapan bir CHP var. Bu son değişiklik CHP’nin sokak siyasetini daha da güçlendirecektir.
Artık Meclis’te sesi kesilse de sokakta sesi daha gür çıkan bir muhalefet var.


Bu yazı 218 kez okundu.

Hazar Arısoy
SON EKLENENLER