• Cuma, Şubat 23, 2018

“Nayır! Nolamaz!”

metehan
metehan özkün
Şubat13/ 2017

Eski Türk filmlerinin vazgeçilmez repliğiydi; “Nayır, nolamaz!” Cüneyt Arkın başını hafif yana çevirir, keskin bir göz ucu bakışıyla “Nayır, nolamaz! Senin annen bir melekti yavrum..” der. Ki kendisinin Cumhuriyetçi, Atatürkçü kişiliği şu an ki düzene hâlâ “Nayır” demektedir.
Düşünüyorum da ülkede olası bir başkanlık modelinden yıllar sonra birisi de çıkıp; “Senin başkanın bir melekti yavrum..” der mi? Bilemem! Lakin halkın gönlüne taht kurmuş liderler muhakkak güzel hatırlanır. Tarihte bunun örneklerini görüyoruz.
Peki, bir lider halkın gönlünde nasıl taht kurar? Devrimleriyle, yol göstericiliğiyle, ileri görüşlülüğü ile ülkeyi ve milleti muasır medeniyet seviyesine çıkararak, uygar bir toplum haline getirerek mi? Yoksa makarna kömür dağıtarak mı? Uşak’ta şeker, Eskişehir’de kiremit, Ankara’da çimento ve daha birçok bölgede fabrikalar açarak sermayeyi millileştirerek mi? Yoksa bir çok devlet kurumunu özelleştirip, yabancı sermayeye kurban ederek mi? 1923-1938 yılları arası 15 yıllık süreçte ağır sanayi üretimi yüzde 152, toplam sanayi üretimi yüzde 80 artarken, son 15 yılımızdaki üretim içler acısı.. (Üretim var mı ki dediğinizi duyar gibiyim.) Üretmekten değil de, satmaktan çok iyi anlayanlar var. Yol arkadaşını satar, davasını satar, vatanın toprağını satar, milletin haysiyetini satar, dün toz kondurmadıklarını bugün satar, yeni ehliyet, yeni kimlik satar, yol yapar satar, tünel yapar satar, satar da satar… Yaz yaz bitiremeyiz…
Eskiden ilkokul sonrası “Devlet Parasız Yatılı” adı altında bir sınav olurdu. Şimdi gerçekten de devlet parasız ve millet yatıyor… Ama millet aç yatıyor. Çünkü gözleri kör, kulakları sağır eden bir başkanlık sevdasıdır gidiyor ve özgürlüğü tekelinde tutanlar bu ülkeye özgürlüğü kendilerinin getirdiğini savunuyorlar. Ey vatandaş! Rahmetli Ecevit’e yazarkasa attığın dönem vardı ya, işte o zaman bugününden daha özgürdün ki atabildin o kasayı. Şimdi bir şey atmana gerek kalmadan, aklından geçirdiğin an özgürlüğüne ambargo konuluyor. Yazsan suç, çizsen suç, şarkı söylesen suç, düşünsen suç, eleştirsen suç, soru sorsan suç, selam versen suç, selam alsan suçoğlu suç… Ama özgürlük bu ülkeye son 15 yılda geldi değil mi?
Parlamenter sistemde özgürlükleri tekelinde tutanların, başkanlık sistemindeki yönetim anlayışını düşünebiliyor musunuz? Güçler ayrılığının ortadan kalkması, gücün tek kişide olması ve o gücü eleştirmenin suç olduğu bir ülke yönetimi… Bir takım kimselerin tek adamlık’la, diktatörlükle suçladığı Atatürk ne diyor; “Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar, evet, bu doğrudur. Benim arzu edip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben zorâki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Bence diktatörlük, diğerlerini râm edendir. Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak hükmetmek isterim.” Ram etmek sözcüğü, boyun eğmek, itaat etmek anlamındadır. Bugün yapılan birçok uygulamayla sizce millet ram edilmiyor mu?
Ekonomik olarak bitmiş haldeyiz, bilimsel kayda değer hiçbir çalışmamız yok (ayet okunan fasulyeyi saymazsak), eğitim seviyemiz negatif yönde ilerlemekte, kültür-sanat alanında evrensel başarıyı ve gelişmişlik düzeyini pop yarışmalarıyla yakalamaya çalışmaktayız, işsizlik diz boyu, yolsuzluk hayat boyu, insan haklarının kaldırıldığı rafı bile bulamıyoruz, belki enişte biliyordur? Her sabah “Acaba bugün nerede bomba patlayacak?” sorusuyla uyanan bir millet haline gelmişken, huzur kelimesini ağızlarından düşürmüyorlar. Son 15 yıldan vazgeçtim son 5 yıldır kaç asker, polis ve sivil şehit verdik hiç araştırdınız mı? Kaç ev direksiz, kaç çocuk anasız-babasız kaldı? Kaç kadın şiddete kaç çocuk cinsel istismara maruz kaldı? Yaşam koşulları kaç yuva yıktı? Kaç kişiyi intihara sürükledi? Bakın Anayasa’da değiştirilen maddelere hiç girmiyorum bile.
Başkanlığa “HAYIR” demen için o kadar çok sebep varken hâlâ neyin “evet”indesin vatandaş? Egemenliğini, özgürlüğünü tepside tek bir kişiye vermenin hiç kimseye bir faydası olmayacak. Bundan faydalanıp, çıkar sağlayacak olanların umurunda dahi olmayacaksın.
Gel bu filmde bu sefer Cüneyt Arkın yerine sen “NAYIR, başkan nolamazsın!” de.


Bu yazı 90 kez okundu.

metehan özkün
SON EKLENENLER