• Perşembe, Temmuz 19, 2018

Partili Cumhurbaşkanı,
 Anayasal suçtur!

partilicumhurbaskani
Gökçe Fırat
Mayıs30/ 2016

Bir yıldır Başkanlık için bastıran AKP bu defa farklı bir öneri yaptı: Partili Cumhurbaşkanı.
AKP Grup Başkanvekili Volkan Canikli, Haziran ayı içinde bu yönde bir Anayasa değişikliği teklifini TBMM’ye sunacaklarını söyledi.
CHP ve MHP karşı çıktı. HDP de bu tür bir düzenlemeye karşı. Yani böylesi bir Anayasa değişikliği Meclis’ten geçmez.
AKP de bunu biliyor, AKP’nin TBMM’de istediği her şeyi kanunlaştırabilme gücü var ama iş Anayasa değişikliğine gelince, diğer partilerin en azından birinden destek alması şart.
O zaman ya AKP, MHP ile (gizlice) anlaştı ki böyle bir teklifi getirecek…
Ya da bu teklifi TBMM’de reddedilmesi için getirecekler!
Ve diyecekler ki: Görüyorsunuz biz Başkanlık olmasın istedik, bunun için partili Cumhurbaşkanlığı teklifi getirdik ama muhalefet bizim önerimizi reddetti, artık Başkanlık dışında bir çaremiz yok!
Yani teklif, Başkanlık yolunda atılmış bir adım ve tuzak.
İşin kötü tarafı, muhalefet bu tuzağa düşecek. Çünkü partili cumhurbaşkanlığına evet diyemezler. O zaman da Haziran’da partili cumhurbaşkanlığını reddeden Türkiye, yazın Başkanlığı konuşur, Eylül Ekim aylarında da seçime gider!
Peki partili Cumhurbaşkanı olsa da Başkanlıktan kurtulsak mı acaba?
Kimileri ister istemez böyle düşünmeye başladı bile. Başlamayanlar da emin olun yakında düşüneceklerdir.
Ama partili Cumhurbaşkanı aslında Başkanlık’tan bile daha tehlikeli bir şey!
İsterseniz Anayasal sistemimizi bir inceleyelim.
Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı makamı Yasama, Yürütme ve Yargı arasındaki ilişkileri dengede tutmak gibi bir işleve sahiptir. Yani devlet sisteminin işlemesi açısından üzerindeki tek rol budur.
Cumhurbaşkanlığının asıl anlamı, Türk devletinin temsilidir; Türkiye padişahlıktan cumhuriyete geçerken, eskiden padişahın kulu olan halk vatandaşa dönüşmüş, devlet başkanına ise Cumhurbaşkanı sıfatı ile onları temsil etmek düşmüştür.
Cumhurbaşkanı, simgesel varlığı ile bu ülkede Cumhuriyet rejimi olduğunu anlatır.
Bu ise, cumhurbaşkanının her vatandaşın başı olması ile sağlanabilir. Pratik olarak söyleyelim, hem CHP’linin, hem MHP’linin, hem AKP’linin, hem HDP’linin başıdır Cumhurbaşkanı.
Çünkü adı üstünde, o, cumhurun (yani halkın) temsilcisidir.
Bu nedenle de Cumhurbaşkanı tarafsızdır, partisizdir, aksi düşünülemez bile.
Şimdi kimileri diyecek ki ama Atatürk öyleydi. Evet öyleydi ama o zaman ülkede tek parti vardı!
Kaldı ki Atatürk döneminde öyle olmuş olması, bugün de olacağı anlamına gelmez, o zaman Atatürk döneminde tek partili sistem vardı diye, bugün de tek partili sistemi savunmamız gerekir!
(Ki aslında AKP’nin istediği tam da bu!)
Demek ki Cumhuriyet rejimini savunacaksak, partili cumhurbaşkanına karşı çıkmamız gerekir. Düşünsenize AKP’li bir Cumhurbaşkanı, CHP’li bir vatandaş ile AKP’li vatandaş arasında tarafsız olabilir mi?
En basit mantık bile, partili Cumhurbaşkanı olamayacağını anlar ama daha önemlisi şu: Partili Cumhurbaşkanı, Anayasa’nın sadece ilgili maddelerinin değil, tümünün ortadan kaldırılması anlamına gelir.
Bu açık bir Anayasal darbedir. Cumhuriyet rejiminin yıkılmasıdır.
Suçtur!
Anayasal suçtur!
Bunu savunan parti kapatılır, bunu savunan insan yargılanır, bunu savunanlar siyaset yapamaz.
Nasıl ki padişahlığı getirip Anayasa’ya sokamazsanız, partili Cumhurbaşkanını da sokamazsınız!
Emin olun, Anayasa Mahkemesi bunu iptal etmek zorunda kalır, yok eğer o güne kadar AYM de ele geçirilmiş olursa, o zaman bu iş halk muhalefeti ile engellenir.
Cumhur’un yetkileri kendisine partili Cumhurbaşkanı denen bir diktatör tarafından gasp edilirken cumhur oturup seyredecek, hakkını savunmayacak öyle mi sanıyorsunuz!?
Hep söylüyoruz: Türkiye’ye Başkanlığı ancak kanla getirirsiniz!
Dün TBMM Grup Toplantısı’nda Kılıçdaroğlu da aynısını söyledi, AKP’liler yine çarpıttı, darbe çağrısı dedi.
Oysa bizim dediğimiz şey basit: Bizim kanımızı dökmeden Anayasa’yı ortadan kaldıramazsınız, Cumhuriyet’i yıkamazsınız.
Biz kanımızı ve canımızı bu Cumhuriyet için vermeye hazırız, peki siz demokrasiyi yıkıp diktatörlüğü getirmek için bu kanı dökmeye ve bu canı almaya hazır mısınız?

[Views]

Gökçe Fırat

Ulusal Parti Genel Başkanı ve Türk Solu Gazetesi Başyazarı.

SON EKLENENLER

2 Temmuz 2018

Seçim gecesi halkı yalnız bırakmak!

2 Temmuz 2018

Herkes, yatıp kalkıp Akşener’e teşekkür etsin!

2 Temmuz 2018

Ecevit’ten sonra 30’u aşan ilk lider İnce mi?

2 Temmuz 2018

Sopalı seçimden silahlı seçime

2 Temmuz 2018

Atatürk’ten liderlik dersleri

2 Temmuz 2018

Seçim sonuçlarına en çok sevinen AKP dostları: ABD, İsrail ve Yunanistan

2 Temmuz 2018

Yalnız adam değil milyonlar kazanacak!

2 Temmuz 2018

Oysa umut vardı; gülmüştük