• Cuma, Şubat 23, 2018

Satacak hiçbir şey kalmadı, AKP Gelibolu Şehitliği’ni bile satıyor

ali
Ali Özsoy
Ağustos30/ 2016

Özelleştirme değil hırsızlıkali-agaoglu-nun-darbe-firsatciligi-o-araziyi-bana-versinler
Yıllardır özelleştirme uygulamalarına yönelik getirilen kalıplaşmış ve haklı bir eleştiri vardır: Haraç mezat satış.
AKP döneminde bu kalıp eksik ve yanlış bir eleştiriye dönüştü. Çünkü yaşanan ne özelleştirme ne de haraç mezat satıştı. Yaşananın adı “Tayyip”leştirmeydi.
17-25 Aralık rezaleti, diğer yolsuzluk skandalları ve Soma’da yaşanan katliam 2002’den itibaren maden, iletişim, ulaştırma, enerji, emlak alanındaki sözde özelleştirmelerin hepsinin aslında tek bir ailenin kontrolündeki Havuz sermayesine mülkiyet transferi olduğunu ayan beyan ortaya çıkardı.
Türkiye’nin 2002’ye kadar 80 yılda ürettiği tüm ekonomik değerler 13 yılda talan edildi. En kârlı devlet bankaları, en kârlı Kamu İktisadi Teşebbüsleri, santraller, madenler, tersaneler, otoyolları v.s.
Batı sermayesine teslim edilen devlet bankalarının dışında çoğu durumda satılan devlet kurumlarının yeni sahipleri Malezya, Katar, Lübnan gibi bir ülkede kurulmuş bir konsorsiyum gibi gözüküyordu. Ama bunların kamu bankaları ve karanlık bazı yurtdışı fonlarla beslenen Havuz ve Saray’ın gölge firmaları olduğu artık gizlenemeyen bir gerçek…agaoglu-birgun_080816
2015 yılına gelindiğinde satılacak kamuya ait hiçbir iktisadi değer kalmadı ama AKP ekonomiyi Türkiye tarihinin en büyük iktisadi krizine soktu. Gasp ettiği devletten satacak bir şey kalmadıysa ne yapabilirlerdi?
Ve sonunda uzun süredir AKP’nin yapmayı planlayıp gerçekleştiremediği satış devreye sokuldu. Artık devletin iktisadi teşekkülleri değil bizzat devletin malvarlıkları ve demirbaşları satılıyor. Tam 102 devlet kurumu binaları, arsaları, demirbaşları, taşınmazları ve gelir kaynakları ile satışa çıkarıldı.
Bu özelleştirme değil. Hırsızlık. Anayasa’ya tamamen aykırı bir uygulama. Anayasa zaten özelleştirmelere çok kısıtlı bir şekilde izin verdiği için değiştirilmişti. Ancak bu değiştirilmiş haliyle bile Anayasa’ya göre bu devlet kurumları satılamaz. Çünkü iktisadi işletme bile değil. Devletin bizatihi kendisi nakde çevriliyor.
15 Temmuz’u bu yüzden fırsat bildiler. OHAL ile birlikte gelen Anayasasız KHK rejimi AKP’nin son ekonomik ihaneti ve hırsızlığı için değerlendirildi.
112 kuruluş, dağlar, nehirler, kıyılar ve ormanlar
15 Temmuz’dan hemen sonra AKP uzun süredir planlayıp yapamadığı üç uygulama için düğmeye bastı:
1. Varlık Barışı. 2. Torba yasayla (75. madde) tüm orman ve doğal arazilerin satışa çıkarılması. 3. 112 Devlet Kurumunun satılması
Bunlar müflis bir alkolik ve kumarbazın masadan kalkabilmek için kendi evini (içinde yaşayanlarla birlikte) satışa çıkarması gibidir. Kısaca özetleyelim.
Önce Varlık Barışını ele alalım. Bu AKP’nin 3. Varlık Barışı. Yani her türlü kara para, fuhuş parası uyuşturucu parası, terör parası ve PKK parası yurt içine girsin demektir bu. Buradaki amaç sadece “vergi” affı değil. İllegal kazanılmış paranın yurt içine girmesi ve suç işlemiş insanlar hakkında her türlü yasal takibatın önüne geçilmesi.
Bu suç parası genellikle PKK’lıların ve AKP’lilerin parasıdır. Terör ve uyuşturucuyla el edilmiş bu paranın her bir kuruşu “Varlık Barışı” ile tekrar askerimize mermi, gencimize uyuşturucu olarak girecek ekonomiye. Benden söylemesi; Varlık Barışı demek yine bir PKK açılımı sürecinin başlaması demektir. Öncekilerde böyle oldu.
Maksat sadece orman değil askeri araziler
İkinci vurgun 75. Madde. 15 Temmuz’dan sonra Torba Yasa faşizmi yine devreye girdi. Yeni Torba Yasasının 75. maddesine göre artık ormanların ve tüm doğal arazilerin kanuni korumaları kaldırılıyor. Artık AKP sıkıştıkça dağ, tepe, orman, nehir ne bulursa satacak. Bunun için tüm hukuki prosedürler (Çevre Kanunu, Orman Kanunu, Toprak Koruma Kanunu, İmar Yasaları, Ruhsat Hukuku), idari izinler, ruhsatlar ve ÇED raporu gereklilikleri devre dışı bırakılacak.
Çevreciler haklı olarak bu değişikliğe karşı çıktılar. Ancak gözden kaçırılan önemli bir husus bu maddede hem çevre katliamı hem de ulusal güvenliğe yönelik bir saldırı olması. AKP asker düşmanlığını 15 Temmuz’da iğrenç bir boyuta yükseltti. Hasdal, Maslak ve Kuleli başta olmak üzere bütün askeri binalar ve arazileri peşkeş çekip, otel, AVM’ye çevirmek istiyorlar.
Akılları sıra bir taşla iki kuş vuracaklar. Hem Türk Ordusu’nu tamamen yok edip, Sevr’deki iskelet “ordu”ya dönüştürecek, hem de bu işten tonla para kazanacaklar. Ali Ağaoğlu’nun askeri arazilere “15 Temmuz şehitleri residence” yapma teklifi boşuna değil. AKP’nin batırdığı ekonomiyi kurtarmak için bulduğu son müthiş (!) çare bu.
Devlet satılıyor
Ve üçüncü vurgun… Devlet kurumları değil bizzat devlet satılıyor. Benzetme yapmıyoruz. Bunlar iktisadi teşekkül değil. canakkaleTasarıya göre resmen devlet binalarının içindeki masalardan, bilgisayarlara kadar tüm demirbaşlar dâhil her şey satışa çıkarılacak! Tarihte kendi devletinin bina ve arsalarını satan ilk iktidar AKP oluyor. Tam listeyi yayınlıyoruz. Yandaki kutuda ismi geçen 112 devlet kurumunun hepsi artık satılık.
Çanakkale Şehitleri Parkı’nı bile satacak kadar iflas etmiş ve alçakça bir idareden bahsediyoruz. Saray ve AKP devleti yıktı. Artık geride kalan molozları satıyorlar resmen.
AKP devleti yıktı, 
ekonomiyi batırdı
Peki, ihanet satışları AKP’yi kurtarır mı? Hayır asla!
AKP iktidarı 93 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en kötü ekonomik performansı sergileyen hükümet oldu. Sürekli dış borç ve özelleştirme ile ayakta tutulan ve finanse edilen ekonominin büyüme oranı sadece %4,6’da kaldı. Kaldı ki bu büyümenin büyük kısmı 2001-2002 ekonomik krizinden sonraki düzelmeden gerekiyor.
2008 yılından itibaren Tayyip Erdoğan’ın “ustalık dönemi”nde AKP’nin yakalayabildiği büyüme oranı sadece % 3,6.
90 yıllık Türkiye tarihinde ekonomik büyüme ortalama %4,9. 1960’dan beri ise oran % 4,4. AKP iktidara geldiği günden itibaren dünya ekonomisinde Türkiye’nin klasmanındaki gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranı da % 4,7.
AKP “azıcık altında kalsa da en azından ortalamayı tutturmuş” diyemezsiniz. Neden mi? Çünkü 14 yılda tek başına iktidarda olan bu parti Türkiye’nin her şeyini sattı. 2003’ye kadar toplam özelleştirme geliri 8,2 milyar ABD dolarıyken, AKP dümene oturmuş ve tüm zenginliklerimizi yandaşlara satarak 58,7 milyar dolar kazanmış. Üstüne üstlük AKP dönemi Türkiye’nin en çok dış borç aldığı dönemdir. 2002 yılında Türkiye’nin toplam dış borcu 130 milyar dolarken şu anda 398 milyar dolardır.
Yani Türkiye’ye AKP döneminde güya özelleştirmeyle yaklaşık 60 milyar dış borçla ise net 270 milyar dolar girmiş. Güya diyoruz. Çünkü bu para ortada yok! Sarayın Havuz ekonomisinin dipsiz kuyusunda yok olmuş.
Türk insanı bunca sömürü, satış, talan, dış borca rağmen 90 yılda ürettiği gibi üretmiş. Bir ortalama tutturmuş ama 90 yılın bütün kaynakları satılarak ve hepimize kişi başına 5.000 dolar borç yazılarak Saray ve çevresi köşeyi dönmüş.
Ekonomik yıkım kaçınılmaz
Şimdi ise sıfırı tükettiler. Diyorlar ki ekonomiyi canlandırmak için kalan ne varsa satacağız. İyi de senin satman için alıcı gerekli.
AKP’nin ekonomiyi kurtarmak için bulabildiği tek çözüm emlak rantını canlı tutmak. Devlet bina ve arazileri, askeri tesisler, kışlalar, ormanlar vs. Oysa Saray’ın adeta bir çete gibi örgütlediği emlak ve inşaat sektörü ekonominin esas habis uru. Türkiye’deki emlak balonu şu anda patlamaya hazır bir bombaya döndü. Bu sektör çökünce AKP’yi ayakta tutan son iktisadi çıkar çarkı da çökecek. Ekonomideki bütün göstergeleri olumsuz etkileyeceğine yönelik uyarılara rağmen Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası’na faizi düşürün baskısı bundan. Çünkü şantiyeler ve inşaat yatırımları durma noktasına geldi.
Orman, kıyı, koy, dağ, nehir tüm vatan topraklarını; devletin bütün binalarını ve varlıklarını satarak bu çıkmazdan kurtulabilir mi AKP? Kim alacak haraç mezat satacaklarınızı? Türkiye’ye kim yatırım yapar?
Kapitalizmde fiyat sadece arzla değil aynı zamanda taleple belirlenir. AKP’nin Çanakkale Şehitliği’ni bile satacak gözü dönmüşozellestirme olabilir ama kim alacak? Araplar mı? ABD’lilere mi satacaksınız? Almak için üstüne para bile isteyebilirler. Çılgınların yönettiği, doludizgin iç ve dış savaşa giden bir ülkeye kim yatırım yapacak? Ruslar, Çinler demeyin, komik olmayın.
AKP’nin son ekonomik kozları (!): Varlık Barışı (terör, uyuşturucu) parası ve devletin nakde çevrilerek satışı… Ve bir de Avrasya açılımı. İşte bu üçüncü açılım esas en saçma olanıdır. Rusya ve Çin değil Türkiye ekonomisini kurtarmak, en küçük yarasına bile ilaç olamaz.
Rusya Türkiye’nin 2014 yılında ithalat kaleminde 1. sıradaydı. Çin ise 2. sıradaydı. Ama bu iki ülkeye yaptığımız ihracatın toplamı, toplam ihracatımızın sadece %5,7’siydi. Almanya’ya olan ihracatımızın yarısından az, hatta İngiltere’yle olan %6,2’lik orandan bile az. Kısacası biz bu iki ülkeye sadece 9 milyar dolarlık satış yapmışız. 50 milyar dolarlık ithalatla kazığı yemiş ve ikisine de köşeye döndürmüşüz.
Türkiye’nin 2014 yılındaki 53 milyar dolarlık toplam dış ticaret açığının 23 milyarı Çin’den 17 milyarı Rusya’dan kaynaklanıyordu. Sadece iki “Avrasya” ülkesi dış ticaret açığımızın %70’ine neden olmuş, bize ABD ve AB’nin attığı toplam kazığın iki katını atmış! Bu kadar dengesiz bir ticaretle Türkiye Avrasya sayesinde nasıl ayakta kalsın?
Kısacası yolun sonuna geldik. Öyle Batı’dan yüzümüzü Doğu’ya dönüyoruz palavrasını kimse yutmaz. Rusya ve Çin de yutmaz. Rusya ve Çin, ekonomisi çökmüş Türkiye’den istediğini koparır ama hiçbir şey vermez.
Çok ekonomik veriye gerek yok. En büyük girişimci de en küçük esnaf da yaşıyor zaten. Şu anda Türkiye tarihinin en kötü ekonomik krizini yaşıyor. ABD’de Reza Sarraf’ı tutuklatan Savcı Bharara ekim ayında 11 Türk bankasının hesaplarını kara para aklamadan dondurduğunda bir gün içinde ABD doları 4 TL’yi bulabilir.
AKP bunu biliyor. Piyasalar da bu felaket senaryosunu öngörüyor. Belki tarihini bile vatandaş hariç herkes biliyordur. AKP’nin bu çılgın satışları, 15 Temmuz provokasyonları, iç savaş ve dış savaş girişimleri ekonomik kıyametten önce Türkiye’yi Sudanlaştırma ve Saray eşrafını kurtarmak için girişilmiş son çırpınışlar.
Türkiye’nin artık tek bir ekonomik gerçeği var. Ya AKP yıkılacak ya topyekun Türkiye yok olacak.

Varlıkları Satışa Çıkarılan Devlet Kurumları:

1. Atatürk Orman Çiftliği 2. Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı 3. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü 4. Borsa İstanbul Anonim Şirketi Başkanlığı 5. Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) Genel Müdürlüğü 6. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı 7. Çay İşletmeleri (ÇAY-KUR) Genel Müdürlüğü 8. Darülaceze Başkanlığı 9. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü 10. Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğü 11. Doğal Afet Kurumu Sigortaları Başkanlığı 12. Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü 13. Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi 14. Ereğli Kömür- Havzası Amele Birliği Biriktirme ve Yardımlaşma Sandığı Başkanlığı 15. Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreterliği 16. Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü 17. Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü 18. EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreterliği 19. EXPO 2020 İzmir Yönlendirme Kurulu Başkanlığı 20. Gayrimenkul Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü 21. Hamitabat Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü 22. İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü 23. Kalkınma Ajansları 24. Kefalet Sandığı Başkanlığı 25. Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü 26. Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü 27. Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürlüğü 28. Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanlığı 29. Merkezi Kayıt Kuruluşu 30. Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü 31. Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO POL 32. Tesisleri İşletme Başkanlığı 33. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü 34. Soma Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü 35. Süper-Toto Teşkilat Başkanlığı 36. Sulama Birlikleri 37. Sümer Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü 38. Şeker Kurumu Başkanlığı 39. T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD) Genel Müdürlüğü 40. T.C Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü 41. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) 42. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanlığı 43. Tasarruf Mevzuatı Sigorta Fonu 44. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı 45. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı 46. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü 47. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanlığı 48. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık 49. Anonim Şirketi (TCDD Taşımacılık A.Ş) 50. Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayi Makineleri Sanayii A.Ş (TÜDEMDAŞ) Genel Müdürlüğü 51. Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü 52. Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Genel Müdürlüğü 53. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü 54. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü 55. Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş Genel Müdürlüğü 56. Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü 57. Türkiye Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü 58. Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. (TÜRK EXIMBANK) Genel Müdürlüğü 59. Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreterliği 60. Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü 61. Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) Genel Müdürlüğü 62. Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMSAŞ) Genel Müdürlüğü 63. Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO) Genel Müdürlüğü 64. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü (TRT) 65. Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü Başkanlığı 66. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü 67. Türkiye Uydu Haberleşme ve İşletme (TÜRKSAT) A.Ş. Genel Müdürlüğü 68. Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. (TÜVASAŞ) Genel Müdürlüğü 69. Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanlığı 70. Yeniköy-Yatağan Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü

Özel Bütçeli İdareler:

1. Ölçe Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı 2. Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu 3. Atatürk Araştırma Merkezi 4. Atatürk Kültür Merkezi 5. Türk Dil Kurumu 6. Türk Tarih Kurumu 7. Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü 8. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu 9. Türkiye Bilimler Akademisi 10. Türkiye Adalet Akademisi 11. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu 12. Spor Genel Müdürlüğü 13. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü 14. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü 15. Orman Genel Müdürlüğü 16. Vakıflar Genel Müdürlüğü 17. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü 18. Türk Akreditasyon Genel Müdürlüğü 19. Türk Standartları Enstitüsü 20. Türk Patent Enstitüsü 21. Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü 22. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu 23. Savunma Sanayi Müsteşarlığı 24. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı 25. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı 26. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı 27. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 28. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü 29. Ceza ve İnfaz Kurumları Tutukevleri İş yurtları Kurumu 30. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 31. Mesleki Yeterlilik Kurumu 32. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı 33. Karayolları Genel Müdürlüğü 34. Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı 35. Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı 36. Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı 37. Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı 38. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 39. Türkiye Su Enstitüsü 40. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu 41. Kamu Denetçiliği Kurumu 42. Türkiye İnsan Hakları Kurumu


Bu yazı 366 kez okundu.

Ali Özsoy
SON EKLENENLER