• Çarşamba, Haziran 28, 2017

Siz hiç içi yanan bir ağaç gördünüz mü?

tugrul
Tuğrul Çelik
Temmuz04/ 2016

Kumluca’da 24 Haziran’da başlayan yangın rüzgarın da etkisiyle büyüyerek Belen ve Erentepe’den sonra Toptaş, Sarıkavak ve 50. Yıl Mahallesine kadar 300 hektarlık alanı yakıp geçti. Evler boşaltıldı, seralar ve bahçeler zarar gördü. Kontrol altınakumluca-yangin alınamayan yangın daha sonra Adrasan ve Olimpos gibi tatil bölgelerine sıçradı…
Yangını haber yapan bütün gazetelerde haber aşağı yukarı böyleydi.
Kumluca yanmıştı.
Yaz aylarında pek çok yerde, pek çok sebeple çıkan yangınlar gibi…
Ama benim için yanan yerin anlamı daha farklıydı.
Ben Gumlucalıyım
Siz hiç içi yanan bir ağaç gördünüz mü?
Ben gördüm, Kumluca’da!
Ben Kumlucalıyım…
Kumlucalılarca söylenen haliyle “Gumlucalı”.
Keçiye “geçi” diyen bizim oralılar, memleketlerine da “Gumluca” demekten hiç gocunmazlar.
Elbette ben de; çünkü ben de Gumlucalıyım.
Belki birçok insan Kumluca ismini geçen hafta televizyonlardan, gazetelerden duydu.
O büyük yangından…
İlkokulu, ortaokulu, liseyi okuduğum; çocukluğumu geçirdiğim, sokaklarında bisiklet sürüp düştüğüm, gazoz kapaklarıylakucuk-kiz-kaplumbaga oynadığım memleketimin ismi bütün gazetelerde haber olmuştu.
Kumluca yanıyordu.
“Yangın yanıyor”
Yalnızca bir Kumlucalının anlam verebileceği “voyn” ünlemleriyle konuşan memleketlilerimin “yangın yanıyor” dediklerini duyar gibiyim.
Çünkü Kumluca’da yangın çıkmaz, “yangın yanar”…
Söyleniş farklı olsa bile, ortak bir nokta vardır ki, o da insanın içi yanar…
Bilir misiniz, yazları çok sıcaktır Kumluca…
Derece çatlatır sıcakları…
Geçen hafta da alevler içinde kalan kozalakları çatlattı cehennemî alev!
Evet, içim yanmıştı Kumluca’da olanlara…
“İçi yanan ağaç”lara…
Lafın gelişi değil ha, ben gerçekten içi yanan ağaç gördüm Kumluca’da…
İçim yandı yuvalarında ölen kuşlara…
Börtü-böceğe….
Evini bırakıp kaçamayan yanmış kaplumbağaya…
Yanmış kaplumbağanın üstüne su döken küçük kıza…
Kendi evi yanmışken, kuplumbağaya şifa olmaya çalışan küçük Kumlucalıya…ev
Evi, barkı, ekmek teknesi yanıp kül olan insanıma…
Ve gurur duydum, elinde hortumuyla, ağaçlar için kendini alevlerin içine atmaktan çekinmeyen insanımla.
Büyük şehirlere, mega kentlere inat, insanlık yaşıyordu daha Kumluca’da…
“Milletin a.ına koyan” adam meğer Kumluca’ma da 
el atmış
Derece çatlatır sıcağı demiştim ya, işte elektrik telleri de dayanamaz o sıcağa.
Söylenenlere göre buradan çıkmış yangın.
En büyük ihtimal bu ama kötü emelli insanlarca yapılmıştır belki de, sabotajdır, kim bilir…
İkincisiyse eğer ne diyelim, Allahlarından bulsunlar.
Ama ilkiyse -ki bu yüzden çıkan pek çok yangın olmuştur- insanlar sormakta haklı değiller mi?
Bu hatların bakımı niye yapılmaz?
Niye yapılmaz söyleyeyim…
Çünkü memleket gibidir Kumluca, memleketin geri kalanı gibidir yani.
Son bir yıldır kanlar içindeki, alevler içindeki Türkiye gibidir bugün.
Bakın daha kaç gün geçti havaalanında patlayan bombanın, ölen masum insanların üstünden?
Çünkü önlem alınmaz, kendini patlatmadan dokunulmaz çünkü teröriste bu memlekette…
Kumluca’da niye alınsın ki?
Bölgenin elektrik hatlarından sorumlu olan şirketin kim olduğunu öğrenince, “niye” sorusunun cevabını kendi kendinize vereceksiniz zaten.
Hepimizin tanıdığı, “Milletin a.ına koyacağını” söylemekten utanmayan iktidarın gözdesi adam, İstanbul’dan, Artvin’den sonra meğer Kumluca’ma da el atmış çoktan.
Şimdi anladınız değil mi?
Ülke teröre, 
Kumluca yangına teslim
Ve dahası da var.
7 itfaiyeci yangına müdahale etmeye çalışırken alevlerin arasında kalmış ve yanma tehlikesi geçirmiş. Arkadaşlarının çabasıyla kurtarılmışlar.
Her mesleğin elbette zorluğu vardır, kimi zaman işlerin ters gittiği de olur. Ama ya bunun olacağı belliyse, insanların canı, memleketin ormanı önemsenmiyorsa?
Konuyla ilgili haberlere baktım; iki yıl önce orman müdürlüğünde yapılan rotasyonla uzman kadrosu dağıtılıp yerine “yandaşlık” esasına dayalı atamalar yapılmış. İtfaiye koordinatörlüğünün başına, belediye başkanının şoförü getirilmiş mesela. Benim aklıma TÜBİTAK’ın başına hayvanat bahçesinin müdürünün getirilmesi geldi.
Hatırlar mısınız, “paralel” operasyonu adı altında terörle mücadelede deneyimli polisler de ya tutuklanmış ya sürgün edilmişti. Sonuç herkesin malumu.Kumluca’da çıkan yangının kontrol altına alınamayıp, iki gün içinde Adrasan ve Olimpos’a yayılmasının nedenlerini düşünürken yapılan “yandaşlık” rotasyonunu bir kenera yazmak gerek.
Kumluca memleket gibidir demiştim ya, haklı değil miyim?
Ülkem alevler içinde…
Memleketim alevler içinde…


Bu yazı 174 kez okundu.

Tuğrul Çelik
SON EKLENENLER