• Çarşamba, Ekim 18, 2017

Suriyelilere vatandaşlık: AKP’nin iç savaş planı

erkan
Erkan Karaarslan
Temmuz18/ 2016

Gökçe Fırat haklı çıktı!
17 Ağustos 2014…
Bundan tam 2 sene önce Türk Solu gazetesi Başyazarı Gökçe Fırat “IŞİD Türkiye’de saldırıya geçmeye hazır: AKP’nin İç Saldırı Planı” başlıklı yazısında 7 Haziran sonrası süreci haber veriyor ve uyarıyordu: “Tayyip’in Türkiye’yi getirdiği yer sadece Ortadoğu değildir… Herkes 80 öncesine dönmeye hazır olsun!”
Süreç, Gökçe Fırat’ı maalesef haklı çıkardı. Sadece 7 Haziran’dan sonra gerçekleştirilen terör eylemlerinde 400’ten fazla vatandaşımız öldü. Türkiye kan gölüne döndü. Yurttaşlar şehir merkezilerinde terörün hedefi haline geldi ve ülkemiz terör örgütlerinin rekabet ettiği bir yer haline geldi. Bugün geldiğimiz noktada yurtdışından bakıldığında can güvenliği açısından bir Ortadoğu ülkesidir.
“Vatandaşlık” hakkı, oy avcılığı meselesi değil!
“Suriyelilere vatandaşlık” meselesi AKP’nin oy avcılığına indirgenemeyecek bir mesele. Sonuç açısından bakıldığında onlar açısından da riskli bir hamle. Getireceği oylar kadar, götüreceği oylar da var. AKP’lilerin bile kolaylıkla kabul edemeyeceği bir durum çünkü işin ucunda doğrudan ekonomik kazancın paylaşılması durumu var. AKP’li esnaf bu durumu kabul etmez. AKP’li iş adamı şu anda kayıt dışı çalıştırdığı Suriyelinin sigortasını ödemek istemez. Kısacası AKP’li seçmen, Suriyeli “kardeşiyle” her şeyi paylaşabilir ama ekmeğini paylaşmaz.
Meselenin farklı bir yönü olmalı. Gökçe Fırat’ın yazısına dönelim.
“Bu Suriyeli göçmen dalgası içinde, Türkiye’nin hemen hemen tüm illerine radikal İslamcı savaşçılar da yerleştirildi. Siz belki sokakta sadece Suriyeli dilencileri görüyorsunuz ama muhafazakar semtlerdeki eli silahlı, sakallı, şalvarlı savaşçılar da artık gizlenemez bir gerçek. Resmi rakamlara göre 700-1000 arası Türk genci IŞİD saflarına geçti ve orada eğitim gördü. Bunun çok çok üstünde bir sayıda insan ise ÖSO saflarında eğitildi.”
Suriyeliler terör olaylarının merkezinde
Gerçekten de 7 Haziran’dan sonra gerçekleşen terör olayları ve bu öngörürüyü acı biçimde doğrulamıştır. Suruç, Ankara ve en son İstanbul havalimanı saldırılarındaki canlı bombaların hepsi bu tanıma uymaktadır. Olayların failleri ya Suriye kökenlidir ya da Suriye kökenli teröristlerle ilişkisi olan Türkiye kökenli kişilerdir.
Havalimanı saldırısından sonra Suriyeli teröristlerin barındığı mahallenin muhtarı “Mahallede kayıtsız 2500 evin bulunduğunu” ifade etti. Bu kayıt dışı evlerin önemli bir bölümünün Suriye kökenli olduğu ve yine terör örgütleriyle irtibat halinde olduğu da ortada. Türkiye, Suriye kökenli terör örgütleri açısından önemli bir “insan kaynakları merkezi” haline gelmiş durumda ve vatandaşlık meselesinin bunların en azından bir kısmına rahat hareket alanı sağlayacağı da kesin.
Yani AKP iktidarı, Suriyelilere vatandaşlık vererek “Türkiye’nin altına dinamit yerleştiriyor”. Hem de mecazi anlamda değil, gerçek anlamda.
“Kanlı başkanlık yolunda” bu tarz eylemlere ihtiyaç var çünkü onların ifadesiyle “Ya Başkanlık, ya kaos!” “Vatandaşlık” her şeyden önce bu türlü operasyonel eylemleri gerçekleştirebilecek terör örgütlerinin önünü açıyor.
AKP’nin iç savaş planı
Gökçe Fırat, yazısında bu süreci “bir saldırı planı” olarak tanımlıyor ve bu planı maddeliyor:
“ 1- Suriye ve Irak kökenli IŞİD’cilerin önde olacağı, dehşet saçacağı
2- Suriye ve Irak’ta IŞİD ve ÖSO’da savaş eğitimi ve pratiği alan Türklerin (aslında önemli bir bölümü Kürt kökenli) katılacağı,
3- Türkiye çapındaki illerde koordinasyonu İHH, İBDA-C, Takva, İsmail Ağa’nın içinden bir grup tarafından sağlanacağı ve kitle desteğinin yaratılacağı,
4- Tüm bu savaşçı unsurlardan sonra AKP’nin evde beslediği tabanın da sokağa salınacağı bir İÇ SALDIRI PLANI hazırlanmıştır.”
Suriyelilere vatandaşlık, Suriye’deki iç savaşın Türkiye’ye taşınması ve bir kaos ortamının yaratılmasıdır.
Elbette böylesi bir plan Türkiye’ye altın tepside sunulmak isteniyor. AKP cephesi Suriyelilerin vatandaşlığa kabul sebebini; Suriyelilerin içerisindeki “kalifiye elemanların” Türkiye’nin yararına sunulması olarak gösteriyor. Suriyeliler içerisindeki “doktorlar, avukatlar, mühendisler ve işadamlarının” Türkiye ekonomisine katkı sağlayacağı iddia ediliyor.
Tam bu tartışmaların başladığı gün Reyhanlı’da evlerinde bomba imal etmeye çalışan iki tane Suriyeli kendilerini patlattılar. Eğer vatandaşlık verilirse, Suriyeli terörist kendisini patlatacak; eğer ölmezse Suriyeli doktor kendisini tedavi edecek, mahkemeye çıkarsa da Suriyeli avukat kendisini savunacak. Belki Suriyeli mühendisler daha “kalifiye” bombaların imalatı için kendisine yardımcı olacak, hiçbiri olmazsa Suriyeli girişimci kendisine iş bulacak!
AKP ikiyüzlülüğü
Madem bu kadar kalifiye Suriyeli vardı, neden geçen aya kadar Almanya ile Suriyeli mülteciler konusunda “Kayseri pazarlığı” yapıyordunuz! Neden bu kadar değerli insanları, sınır kapılarını açarak Avrupa’ya “sürmekten” bahsediyordunuz!
“Suriyelilere vatandaşlıkla” ilgili en fantastik “açılım” ise yine AK-İT Gazetesi’nden geldi. Akit’e göre Tayyip Erdoğan çok önemli bir hamle yaptı. Erdoğan’ın planına göre, Suriye bölündükten sonra bir Alevi Devleti kurulacak, bunun dışında bir IŞİD bölgesi olacak, Türkiye de iş bu aşamaya geldiğinde vatandaşlık verdiği Suriyelileri, Suriye’ye geri gönderecek. Halep, Türkmen bölgesi ve hatta Şam’da Özgür Suriye Ordusu yönetiminde bir referandum yapılacak ve bunun sonucu olarak bu bölge Türkiye’ye katılacak. Güçlenen Türkiye IŞİD’i ortadan kaldıracağı gibi, Kürt bölgesinin genişlemesine de engel olacak!
Kendi kitlelerini buna inandırılabilirler mi bilmiyoruz ancak sonlarının Irak Savaşı’nda “1 koyup 3 almaya çalışan” Turgut Özal’dan daha kötü olacağı kesin!
AKP faşizmi, 
kendi azınlığını yaratıyor
Vatandaş yapılan Suriyeliler ise elbette Türkiye’ye homojen olarak dağıtılmayacak. Buradaki amaç Suriyelilerin belirli bölgelerde yoğunlaştırılması. Özellikle İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerde kurulacak Suriyeli gettolarında, kendi kaderlerini Tayyip’in kaderiyle bir tutan kavgacı bir topluluk yaratılmak isteniyor. AKP’nin aynı zamanda kendisi için gerektiğinde kavga edebilecek bir kitleye de ihtiyacı var.
AKP faşizmi bu sefer de kendi azınlığını yaratmak istiyor. Suriyeli nüfus ayrıca Güneydoğu’da Kürt nüfusu dengelemek için de kullanılabilecek. Zaten TOKİ’nin vaat ettiği boş evlerin çok önemli bir kısmı bu bölgede.
Ahıska Türk’ü 
mülteci değildir!
Tüm bu vatandaşlık tartışmalarında AKP’nin en iğrenç argümanı ise vatandaşlığın sadece Suriyelilerle sınırlı kalmayacağı, Ahıska Türklerine de vatandaşlık verileceği oldu. Oysa bir önceki hükümetin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “4000 Ahıskalı Türk’ünün vatandaş yapılamayacağını, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şeyin mümkün olamayacağını” kameralara söylemişti.
Nitekim geçen süre içerisinde Ahıska Türklerine vatandaşlık hakkı verilmedi. AKP, bu kadar zaman “unuttuğu” bir şeyi ancak Suriyelilere vatandaşlık meselesinde hatırlayıverdi! Tıpkı IŞİD’e giden silahları “Türkmenlere insani yardım” yalanlarıyla perdelemeye çalışmaları gibi.
Sınırın ötesinde silahlandırılan terör örgütleri, “vatandaşlık” adı altında sınırlarımız içerisinde de rahatlıkla silahlandırılacak. Bu siyasi bir hata değil, bir “ihanet”. AKP, Türkiye’yi artık bir Ortadoğu ülkesi haline getirmiştir.


Bu yazı 232 kez okundu.

Erkan Karaarslan
SON EKLENENLER