• Pazartesi, Temmuz 24, 2017

Tayyip Mavi Marmara şehitlerini de sattı: Bana mı sordunuz?

okan1
Okan İşbecer
Temmuz04/ 2016

AKP-İsrail dostluğu
Türkiye, geçtiğimiz hafta İsrail’le yapılan anlaşmayı ve Tayyip Erdoğan’ın İsrail anlaşması sonrası ölüme gönderdiği Mavimarmaraara_624x351_afp_nocredit Marmara gemisinde hayatını kaybeden insanları bir kalemde satmasını tartıştı.
Bilindiği gibi AKP ilk kurulduğu zamanlarda ABD ile birlikte en çok İsrail ve AB ülkelerinin desteğini almıştı. Aslında bir anlamda ABD-İsrail projesi olarak siyaset sahnesine çıkan Tayyip Erdoğan ve ekibi, bu destekler sayesinde birkaç ay gibi kısa bir sürede tek başına iktidar olmuştu.
Şeriatçı bir hareket için ilginç bir profil çiziyordu AKP’liler. “Hıristiyan Kulübü” dedikleri AB’ye girmek için canla başla çalışıyorlardı, ABD’nin askerliğine soyunuyorlardı ve İsrail’le Cumhuriyet tarihinin en iyi ilişkilerini kuran iktidar olarak öne çıkıyorlardı.
Tayyip Erdoğan, Yahudi Cesaret Madalyası’na layık görülen tek Müslüman liderdi. TBMM’deki İsrail Dostluk Grubu’na en çok AKP milletvekilleri üye oluyordu. Lafa gelince Filistin davası için mangalda kül bırakmayan Tayyip Erdoğan, bir bakıyorduk ki en acımasız Müslüman katillerinden biri olan Ariel Şaron’la el sıkışıyor. Askeri ve ekonomik alanlardaki işbirliklerini söylemeye gerek bile yok zaten.
Davos ve Mavi Marmara
Türkiye ile İsrail arasında AKP döneminde çok güzel başlayıp giden ilişkiler, 2009 yılında birdenbire bozuldu. Hatırlanacağı gibikapak286 Davos Zirvesi’ne katılan “dönemin Başbakanı” Tayyip Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’le birlikte katıldığı bir programda, Peres’e demediğini bırakmayarak yayını terk etmişti. Tarihe “Van Minüt” çıkışı olarak geçen olayda Tayyip Erdoğan, Şimon Peres’e el kol hareketleriyle birlikte Gazze’deki İsrail saldırılarını kastederek, “Siz çocuk öldürmeyi iyi bilirsiniz” demişti.
Türkiye ile İsrail’i neredeyse savaşın eşiğine getiren ikinci olay ise 2010 yılında Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerinin düzenlediği operasyon sonucu 9 kişinin hayatını kaybetmesiydi. Gerçi gemi yola çıkmadan günlerce önce İsrail gemiye operasyon yapacağını ilan etmişti. Buna karşın gerek gemiyi yollayan İHH (İnsani Yardım Vakfı), gerekse buna önayak olan Tayyip ve AKP işi inada bindirerek gemiyi yolladılar. Hatta AKP milletvekilleri binecekti gemiye de son anda vazgeçtiler. Nedeni de sonra anlaşıldı. Meğersem o gemi oraya Tayyip tarafından insanlar ölsün diye gönderilmiş. Hal böyle olunca da AKP milletvekilleri son anda gemiye binmekten vazgeçti.
Neticede İsrail dediğini yaptı ve gemiye operasyon düzenledi. Operasyonda 9 kişi öldü. O andan sonra Türkiye, daha doğrusu AKP ve Tayyip ile İsrail arasında bu Mavi Marmara meselesi adeta bir kan davası halini aldı. Tayyip’in özür ve tazminat isteği İsrail tarafından kabul edilmedi ve Tayyip yıllarca bu meseleyi gündemde tuttu.
Anlaşma ve şatış
Geçtiğimiz hafta Türkiye ile İsrail arasında yapılan anlaşmaya kadar bu böyle sürdü gitti. Ancak son bir senede her iki tarafta da bir yumuşama olduğu yapılan açıklamalardan anlaşılıyordu. Tayyip Erdoğan’ın İsrail’in dost olduğunu beyan etmesinden sonramarmara-ihh039ya-gazze039ye-yardimi-bana-mi-sordunuz-203424 buzlar hızla erimeye başladı. Erdoğan’ın dediğine göre İsrail özür diledi, 20 milyon dolar da tazminat ödedi ve mesele kapandı. Böylece artık Bilal’in gemileriyle İsrail’den gizlice taşınan petroller için de bir engel kalmadı. Hem Tayyip Erdoğan’ın hem de Türkiye’yi bir Ortadoğu ülkesine çevirmek ve bölmek isteyen dış mihrakların istediği oldu. Gerçi İsrail de başka telden çalıyor. İsraillilere göre de Türkiye bütün şartları kabul etmiş de anlaşma öyle sağlanmış. Ben Peres’e demediğini bırakmayıp yarım saat sonra da “Benim tavrım moderatöreydi” diyen bir adama fazla güvenemiyorum açıkçası. Tazminat diye avantasını da almış, her şeyi kabul eder.
Tayyip’in İsrail’le anlaşmasına en çok tepki gösterenlerden biri de şüphesiz İHH oldu. Tayyip de buna cevaben yaptığı açıklamada “Oraya giderken dönemin başbakanına mı sordunuz?” dedi. E hani yıllar önce o gemiyi davulla zurnayla yollayanın sen olmadığını bilsek inanacağız.
Madem sana sormadılar, ondan mı gittin Mavi Marmara şehidi diye baskında hayatını kaybeden vatandaşların evinde Kur’an okuma şovu yaptın?
Madem sana sormadılar, ondan mı yıllarca mitinglerde İsrail karşıtlığı yapıp kitleni gaza getirdin?
Hocanı sattın, Abdullah Gül kardeşini sattın, Arınç abini sattın, yıllardır ittifak ettiğin PKK’yı sattın, son olarak kanı üzerinden siyaset yaptığın insanları sattın. Sırada kim var? Davutoğlu, Fidan, belki Bilal. Sen şimdi “paraları sıfırlarken bana mı sordun” da dersin.
Bütün bunların yanına kar kalacağını sanıyorsan yanılıyorsun. En büyük satış seninki olacak haberin olsun.


Bu yazı 176 kez okundu.

Okan İşbecer
SON EKLENENLER