• Pazartesi, Temmuz 24, 2017

Umut yeni tohumlarda

demet
Demet Küçükkaya
Temmuz17/ 2017

Çölde Orman (*)
Bir zamanlar kurak toprakların ortasında yetişmiş, yalnız ve görkemli bir ağaç varmış. Bu ıssız çöl sarılığına nereden geldiğini düşünüp durur, kuraklıkta nasıl var olduğunu bir türlü anlayamazmış…
Gölgesinde dinlenen seyyahlara masal anlatır, bedeviler ve yolunu şaşmış bahtsız çöl kaçkınlarına uçsuz bucaksız yeşil ormanların masalını anlatırmış… Susuzluğun içinde, kendini bile güçlükle beslerken, gıdasının büyükçe bir payını meyvelerini büyütmek ve geliştirmek için ayırırmış. Gelen geçen yolcular, onun bu yersiz çabasına güler, bedbinliğiyle eğlenirlermiş. ‘Ey zavallı ağaç; bu koca çöl kumunda senin kıtlıkta beslenen meyvelerinin içindeki o aciz tohumlar yeşermezler. Hadi diyelim yeşerdi, onların filizlenmesi mümkün değildir. Hadi diyelim filizlendi de. Bu iklimde çölün ortasında meyveli ağaç yetişmeyecektir’ diyen yolcuların, hayalperest ağacın haline gülmekten karınlarına ağrılar saplanırmış.
İnsanlar; dünyanın her köşesinde ve her ikliminde yine her zamanki gibi çok bilmeye, lakin daha az anlamaya inatla devam edip durmuş. Çölün ortasında yeşermiş ve şimdi kendilerinin de gölgesine çekilip dinlendikleri şu ağacın hakikatini görmeyip ahkâm kesmekte hiç beis görmemişler.
Çöl ağacı; insanların kendisine bakıp da göremediği umudu, o tohumlarda görürmüş.
Zaman böylece akıp gitmiş, mevsimler defalarca değişmiş… Tohumlar nihayetinde toprağa kavuşmuş. Kabuk kırılmış, karanlık çöl kumunun derinliklerinden ışığa doğru bir yolculuk başlamış. Yalnız bir ağacın hayali, milyonlarca insanın gerçeğine isyan etmiş.
Seneler sonra yaşlı bir adam, yanında torunuyla aynı bölgede dolanırken, seçtikleri büyük bir ağacın altına oturup soluklanmışlar. Yaşlı adam torununa kendi çocukluğunu anlatmaya başlamış ve ‘Biliyor musun evladım; ben daha senin gibi bir çocukken buralar uçsuz bucaksız çöldü’ demiş. Torun etrafa şaşkınlıkla bakarak ‘İyi de dedeciğim, kocaman bir çölün ortasında nasıl bu kadar büyük bir orman oluşabilmiş?’ diye sormuş. Dede hayranlıkla etrafına bakıp gölgesinde dinlendikleri ağaca dokunmuş ve gözleri dolarak şöyle demiş:
‘Asla bir tohumun potansiyelini küçümseme evlat!
Bir gönül, bir hayalle birleştiğinde dünyada cennet yaratılır…’”

Bu yazı bana Adalet Yürüyüşü için bir araya gelen milyonlarca insanı hatırlattı. Gerçekten bir gönül, bir hayalle birleştiğinde geleceğe bırakabileceğimiz daha çok güzel günler olur. Yeter ki inanalım halkın gücüne, birliğine ve beraberliğine…
Hak, Hukuk, Adalet!
Uzun bir yol var önümüzde,
Mustafa Kemal’den bizlere.
Yürü ey cengaver yürü!
Nesline bırakacağın,
En güzel adalet için yürü.
Sen ki; uzun bir tarihin kahramanı,
Sen ki; gençliğin bitmeyen umudu,
19 Mayıs’ın ruhu.
Yürü ey cengaver yürü!
Yolunda mücadele,
Sonunda aydınlık dolu.
Hukukun üstünlüğü için yola çıktık.
Haklarımız için bir araya geldik.
Adaletli bir dünya için birleştik.
Yürü ey cengaver yürü!
Attığın her adım,
Küçük bir tohum dolu…
(*) “Çölde Orman” başlıklı yazı sevgili Metin Hara’nın “Aşkın İstilası-Yol” isimli eserinden alıntıdır.


Bu yazı 23 kez okundu.

Demet Küçükkaya
SON EKLENENLER