Gazeteciler Bahçeli’ye yeni açılım süreciyle ilgili soru sorduğunda “Ahrazım” yanıtını vermişti. Ahraz, “sağır, dilsiz” demek. (Kastamonu’da hakaret içeriği de vardır, bu başka mesele.)
Sanıldı ki, Bahçeli’nin bu açıklaması yeni açılım süreciyle ilgili hiç konuşmayacağını gösteriyor…
Sonra, bir meclis komisyonu kuruldu… Ve komisyonun aldığı ilk karar “Tam kapalılık”… Yani toplantılar basına ve kamuoyuna kapalı olacak. Hatta tutanaklar 10 yıl boyunca yayınlanamayacak…
Anlayacağınız sadece Bahçeli değil, yeni açılım süreciyle ilgili herkes ahraz…
AKP de ahraz… DEM de ahraz…
Haydi, bu üçlüyü anladık, sürecin mimarları…
Peki, CHP neden ahraz?
Özgür Özel değil miydi, “Süreci milletten gizlemeyin, ne yapılacaksa mecliste yapılsın,” diyen…
Bu mu milletten gizlememek…
İlginç olan “tam kapalılık” kararının oy birliğiyle alınmış olması. Anlaşılan CHP’den komisyona katılmış 10 milletvekilinin tümü konuşulanların milletten saklanması için oy kullanmış!
Özgür Özel’in açıklamalarına bakmayın, daha ilk toplantıda gerçek ortaya çıktı: CHP İkinci İhanet Açılımı için kurulan komisyonu meşrulaştırmak ve CHP tabanının tepkilerini sönümlendirmek için görevde…
CHP’nin yeni misyonu budur…
Akıllardaki soruyu tekrarlayalım:
Komisyon toplantıları niye gizli?
Neyi gizliyorsunuz Türk milletinden?
Ne pazarlıklar yapılacak?
Ne tavizler verilecek PKK’ya?..
Acaba muhalif partilere çeşitli “rüşvet”ler mi dağıtılacak sürece karşı çıkmasınlar diye…
Ve bu toplantıları niye gizliyorsunuz?..
Bu kadar mı korkuyorsunuz Türk milletinin tepkisinden…
Açıkçası, komisyonun aldığı bu “tam kapalılık” kararı, Yeni Açılım Süreci’nin Türk milletinin tepkisine bir duvar gibi çarpacağının açık bir itirafı…
Gerçekten olumlu, Türk milletinin hayrına olacak bir süreç olsa, televizyonlarda canlı yayınlanırdı…
Ortada bir ihanet var ki gizliyorlar…
Bu komisyona ve “tam kapalılık” kararına katkıda bulunan herkes, her parti, her siyasi kesim bu utanç ve korkuyla gizlenen ihanetin bir parçasıdır. AKP-MHP-DEM ittifakıyla birlikte bu ihanetin hesabını verecektir.
Tüm “ahraz”lar bilsin…

