Bazı insanlar hayatımıza çok kısa bir an için girer ama bıraktıkları iz, yıllar boyunca yolumuzu aydınlatır. Okan Abi de benim için tam olarak böyle biriydi.
Mudanya’da, bir kitap fuarında tanışmıştık. Kalabalığın, imzaların ve telaşın arasında elinde kitabıyla stantta yanıma gelip “Bak bunu ben yazdım, dikkatini çekebilir,” demişti. O an başlayan sohbet, sıradan bir tanışmanın çok ötesine geçti. Söyledikleri, anlattıkları; bana göre adeta bir ders niteliğindeydi. Sanki yıllardır tanıdığım bir abimle konuşuyordum.
O gece kitabını tek solukta okudum. Sayfalar ilerledikçe, kelimelerin ardındaki samimiyeti daha net hissettim. Ertesi gün tekrar yanına gittiğimde, yüzünde o tanıdık gülümsemeyle “Beğenmene sevindim,” demişti. Ardından söylediği bir cümle ise, yıllardır zihnimde yankılanıyor:
“Her ne iş yaparsan yap, kalbindeki Atatürk ve bayrak sevgisini hiçbir zaman söndürme.”
Bazen bir cümle, insanın pusulası olur. O gün benim için öyleydi. Hayatın karmaşasında, yorulduğumda ya da yönümü şaşırdığımda, o söz hep yolumu yeniden bulmama yardım etti.
5 Ocak 2026’da Okan Abi’yi kaybettik. Ama bazı insanlar sadece bedenen aramızdan ayrılır. Gülüşleri, muhabbetleri, bıraktıkları iz ve verdikleri öğütlerle yaşamaya devam ederler. Okan Abi de onlardan biri.
Onu; güler yüzüyle, içten sohbetiyle ve kalplere dokunan sözleriyle hatırlayacağım. Işığının hiç sönmeyeceğine inanıyorum.
Işığın hep bizimle olsun Okan abi.

