No Result
View All Result

Perinçek’in dostu, Rus faşisti Dugin’in cehaleti

Kaya ATABERK by Kaya ATABERK
5 Mart 2026
in GÜNLÜK
0
Perinçek’in dostu, Rus faşisti Dugin’in cehaleti

Aleksandr Dugin, dünyada da Türkiye’de de çok abartılan isimlerdendir. Burada en çok Doğu Perinçek’in yakın dostu olarak tanınır. Fakat aynı zamanda koskoca Avrasyacılığın teorisyeni, strateji kuramcısı, çağın en önde gelen düşünürü vs… Abartıldıkça abartılır. Bu Rus ırkçısı ve Ortodoks yobazı, aynı zamanda tuğla gibi kitaplar yazmıştır. Ama yazardaki cehalet diz boyu olunca kitaplar tuğla niyetine kullanılıp Kremlin yeniden inşa edilse ne yazar?

Cehalet dediysek öyle böyle değil hani… Bugün İran meselesi üzerine işin içine Türk tarihini, tasavvufu, İslam mezheplerini de katan öyle bir paylaşım yaptı ki gerçekten evlere şenlik. Gelin birlikte okuyalım:

“Orijinal Osmanlı kimliği Selefi değil, Sufi/Şii karakterdeydi. Mevlana, Hacı Bektaş, Yunus Emre, Fuzuli ve Şeyh Galip; Safevilerin ilk dönemine oldukça benzeyen bir öğretiye sahipti. Bu, ortak bir Türk-İran İmparatorluğu olabilir ve Hz. Ali’nin tarihi, kökenleriyle uyumlu olarak daha farklı bir tonda gelişebilirdi.” 

Şimdi neresinden tutsak elimizde kalan bu cehalet numunesini adım adım inceleyelim:

Evet, Osmanlı Selefi değildi çünkü o dönemde Selefîlik diye bir akım yoktu. Selefî eğilimli din âlimleri vardı ama mesela Vahhabilik gibi bir mezhep türememişti. Bunlar 18. yy sonrasının olaylarıdır. Osmanlı, bildiğiniz Sünni bir devletti. Ayrıca Osmanlı’da elbette tasavvuf, sufilik yaygındı ancak Sufilik ile Şiilik, Dugin’in iddia ettiği gibi aynı şey değildi. Şimdi de değildir. Osmanlı’daki tarikatların büyük çoğunluğu Sünni tarikatlardı. Kaldı ki Bektaşiliğin dahi bugünkü İran Şiası’yla yakından uzaktan alakası yoktu. Ehlibeyt sevgisi Şia demek değildir. Bu tarikatların bugün gözümüzün önüne gelen “Sünniler”le de benzerliği yoktu. O da ayrı konu…

Saydığı isimler de aynı açıdan değerlendirilebilir. Mevlana’nın, Hacı Bektaş’ın, Yunus Emre’nin, Şeyh Galip’in Şiilikle bir ilgisi elbette yoktu. Bir tek Fuzuli’nin Şii inancında olduğu söylenebilir ama o da İran’la bağlantılı değildir.

Dugin’in daha büyük cehaleti, Şii sandığı bu isimlerle Safevilerin ilk dönemi arasında bir benzerlik kurmaya çalışması. Safevi tarikatı ilk kurulduğunda Şii değil katı Sünni bir tarikattı. Şia’ya geçmeleri çok sonradır. Kaldı ki Safevi Devleti’nin ilk dönemi, Şah İsmail zamanları da doğrudan Türk ve Kızılbaş’tır. Bu devletin Fars Şii mollaları eliyle bugünkü İran Şiiliğiyle bütünleşmesi için de epey zaman geçmesi gerekmiştir…

Dugin, Selefîliğe çok karşıymış gibi görünüyor. Fakat Türkiye’deki Selefî anlayışına en yakın tarikat olan Nakşibendîlerle arası çok iyi. Hatta bundan 10 yıl kadar önce Nakşibendî şeyhlerinden Abdülhakim Arvasi’nin mezarını ziyaret edip ihtiramda bulunmuştu. Hem de Doğu Perinçek’in oğlu Mehmet Perinçek ile beraber! Demek ki Dugin, Nakşîlerle Selefîlerin benzerliğinin de farkında değil.

Kendisi bir Rus ırkçısı ve Ortodoks mezhepçisi olarak dünyaya böyle bir kafayla bakıyor olabilir. Fakat gerçek tarih de gerçek dünya da Dugin’in Avrasyacı-Slavofil-Ortodoks fantezileriyle kesinlikle örtüşmüyor. Kendisine önerim, kendi dünyasına kapanıp cehaletinde boğulması. Türk tarihini, Osmanlı’yı, Türk mutasavvıflarını ve özellikle de Türkiye’yi rahat bıraksın. Perinçeklerle mutlu mesut dostluğu ile yetinsin…

Dugin (soldaki), Mehmet Perinçek (sağdaki) ile birlikte Arvasî’nin mezarı başında
Previous Post

Orta Doğu ve otoriter geri dalga

Next Post

Enes Kara’yı görmeyen CHP, Fatmanur ve İkra’yı gördü mü?

Next Post
Enes Kara’yı görmeyen CHP, Fatmanur ve İkra’yı gördü mü?

Enes Kara'yı görmeyen CHP, Fatmanur ve İkra'yı gördü mü?

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.