Geçenlerde biri bana dedi ki:
“Abi, bu ülkede devlet nerede?”
Ben de dedim ki:
“Devlet burada da biz neredeyiz? Çünkü ben seni en son kırmızı ışıkta makas atarken gördüm.”
Bak şimdi…
Sabah kalkıyoruz.
İlk iş telefona sarılıyoruz.
Hoop, bir zam!
Hoop, bir kriz!
Tak diye bir açıklama.
O açıklamaya cevap.
Cevaba tepki.
Tepkiye hashtag…
Ülke gündemi zaten kardiyo yapıyor, bizde yataktan çıkmadan nabız minimum 120.
Sonra ne yapıyoruz?
Tabi ki story atıyoruz.
Arka fonda dramatik müzik, üstüne ‘‘Çok üzgünüm…” yazısı.
Altında konum: Şu meşhur kahveci…
Ülke zaten yangın yeri ama biz filtre seçiyoruz.
“Duman efekti var mı?” diye soran bir milletiz.
Herkes devletten hesap soruyor ama kimse kendine hesap sormuyor.
Vergi ödüyor muyuz?
“Abi fiş almayalım da uygun olsun” diyen kim?
Kurallara uyuyor muyuz?
Kırmızı ışıkta durunca arkamızdan korna çalan kim?
Torpil arıyor muyuz?
“Dayım belediyede” cümlesi bu topraklarda ninni gibi söylenmedi mi?
Bu ülkede herkes prensip sahibi.
Ama prensipler genellikle başkasına uygulanıyor.
Herkes milliyetçi…
Ama sıra beklerken “Abi benim işim acil” diye öne geçmeye çalışıyor.
Herkes adalet istiyor. Ama bir ceza yazılınca ilk cümle şu :
“Abi yanlışlık olmuştur…”
Devlet dediğin şey uzaydan inmiyor.
Devlet dediğin şey sensin, benim, mahallede kaldırıma araba park edip “Beş dakika ya!” diyen, okul kantininde kaşarlı tostun içinden kaşarı arayan öğrenciyle göz teması kurmayan kantincidir.
Devlet toplu halimizdir. Biz nasılsak, o da öyle.
Biz kestirme seviyorsak, o da sever.
Biz sorumluluktan kaçıyorsak, o da kaçar.
Biz hatayı hep yukarıda arıyorsak, o zaten aşağıya hiç bakmaz.
Ama bak şimdi, asıl mesele şu:
Biz ülkede adalet istiyoruz ama adalet bize uğramasın istiyoruz. Kural olsun istiyoruz ama bize esnek olsun istiyoruz. Şeffaflık olsun istiyoruz ama bizim WhatsApp grubu gizli kalsın istiyoruz.
Olmaz…
Aynaya bakmadan devleti düzeltmeye çalışmak, filtresiz fotoğraf paylaşmadan güzellik eleştirisi yapmak gibi. O yüzden bir daha “Devlet nerede?” diye bağırmadan önce aynaya bir bak.
Belki de devlet oradadır…
Ve belki de sana bakıyordur…

