Uzun süredir beklenen oldu ve CHP kurultayı hakkında mahkeme “mutlak butlan” kararı verdi. Böylece CHP Genel Başkanlığı da Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim edilmiş oldu. Kılıçdaroğlu “geliyor gelmekte olan” tarzı “öngörüleriyle” meşhurdur ya, dün de yine böyle bir “tahminde” bulunmuş olmalı ki çektiği videoyla sahaya indiğini belli etmişti. Ve bugün yeniden CHP’nin başına getiriliverdi!
Biliyorsunuz, göreve geldiğinden beri Özgür Özel’i en çok eleştirenler arasında bulunduk. İzlediği politikanın, CHP’yi “Dersimli Kemal” döneminden daha fazla ulusalcılıktan uzaklaştırdığını belirttik. Özellikle AKP-MHP-DEM ortaklığının “açılımına” karşı çıkmaması, hatta kurulan komisyona katılması gibi kritik noktalarda her zaman karşı fikrimizi açıkça ve sertçe ortaya koyduk.
Gel gelelim, şu anda yaşanan süreç eleştiri noktalarımızın ötesinde bir yerde. CHP’ye AKP’nin elindeki yargı gücüyle yaptığı bu müdahale, artık Türkiye’de demokrasiyi bir kenara bırakalım, siyaset kurumunun tamamen ortadan kalktığının, var olan siyasi partilerin iktidarın çizdiği çerçevede yaşayabileceğinin, dışına çıkanın yok edileceğinin tescillenmesi oldu.
Kılıçdaroğlu’nun başında olduğu CHP, yıllarca AKP’nin karşısında milim ilerleme sağlayamamıştı. Bugün çok daha net bir şekilde görülen ise şudur: Kemal Kılıçdaroğlu, AKP iktidarını yitirmesin diye CHP’nin başına getirilmiş ve yıllarca da orada tutulmuştu. Şimdi yine AKP iktidarı devam etsin diye oraya geri getiriliyor. Hem de bu kez doğrudan doğruya AKP mahkemelerinin verdiği bir karar marifetiyle bu durum sağlanıyor.
Kılıçdaroğlu, AKP’nin iktidar sigortasıdır ve bugüne kadar AKP için yaptıklarının da ötesinde bir hizmeti şimdi yapacaktır. Bu, sadece CHP’nin değil Türkiye’de demokrasi ve siyaset kurumu adına geriye ne kaldıysa bunların de silip süpürülmesi demektir.
Kılıçdaroğlu, bu hizmetinden bıkmadı ama biz kendisinden bıktık!
Kendisine diyebileceğimiz tek bir şey var:
Yeter artık Kılıçdaroğlu!
Türkiye’nin yakasından düş!

