No Result
View All Result

Bölünme “çerçevesi”ne karşı çıkmadan ana muhalefet olunmaz!

Kaya ATABERK by Kaya ATABERK
6 Ağustos 2026
in GÜNLÜK
0
Bölünme “çerçevesi”ne karşı çıkmadan ana muhalefet olunmaz!

Çerçeve yasa tartışmaları doğal olarak son hızıyla sürüyor. Çerçevenin nasıl çizildiği az çok belli oldu ama şimdi bunun içinin nasıl doldurulacağını da göreceğiz. Ucu açık tutulmuş, birçok şeyin bilerek belirsiz bırakıldığı bir planla karşı karşıyayız.

Tüm muhalefet de doğal olarak en başından beri Özgür Özel’in Yeni Parti adına vereceği tepkiyi hep birlikte beklemekteydi. En kritik, en belirleyici nokta buydu ne de olsa. Bu sadece Apo’ya çizdirilip onaylatılan “çerçevenin” gidişatını değil aynı zamanda Yeni Parti’nin nasıl bir muhalefet olacağının da belirleyicisi olacaktı.

Özgür Özel, yaptığı açıklamada siyasî değerlendirme ve duruşlarının değişmediğini ancak AKP’nin meselenin ruhuna aykırı davrandığını söyleyerek onu usul yönünden eleştirdiğini söyledi. Yani “neden gizlediler, neden bize sormadılar” noktasında kaldı. Oysa “Siz ne yapıyorsunuz?” sorusunu sorabilmeliydi.  Gazeteci Murat Yetkin’in haber sitesi Yetkin Report’a yaptığı açıklamanın ilgili kısmı şöyle:

“Siyasi yaklaşımımızda bir değişiklik yok, ancak usul ve üslup açısından son derece yanlış bir iş. Elbette milletvekilleri, parti grupları Meclis (Adalet) Komisyonu’nda metne katkı sağlayabilirler, eleştirilerini söyleyebilirler. Ancak teklif metnini sır gibi saklayıp boş kağıtlara imza alıp diğer siyasi partiye yolladıktan yarım saat sonra Meclis Başkanlığına teslim etmek meselenin ruhuna aykırı.”

Karşımızda AKP, MHP, DEM Parti ve HÜDA PAR gibi partilerden oluşan bir Kürt-İslamcı iktidar bloku var. Ve bu iktidar blokunun ana siyaseti işte bu “Çerçeve Yasa” ve Türkiye’nin bölünmesinden ibaret. Başka hiçbir şey değil. Ana mesele bu, diğer her şey ikincil, tali.

Ana muhalefet olmakla kendini tanımlayan Özgür Özel’in Yeni Partisi’ne bir kez daha söyleyelim:

Bu ana siyasete usulden değil esastan, temelden, kökten ve cepheden karşı çıkmayacaksan bu da ana muhalefet olma ruhu ile bağdaşmaz. İktidar blokunun ortak noktası Atatürk’e, Cumhuriyet’e ve ulus devlete karşıtlık ve sen Atatürk ilkelerine gerçekten sahip bir parti ve bunun da yanında bir ana muhalefet olmak istiyorsan cepheyi, barikatı buraya kurmayıp nereye kuracaksın?

Yoksa Rusya’daki “muhalif” partilerin her kritik siyasette Putin’i destekleyerek var olabildikleri gibi bir konumu kabul mü edeceksin? İktidarın çizdiği çerçevenin bir yerinde dolgu malzemesi olmayı mı seçeceksin?

Maalesef Özgür Özel’in söylediğinden çıkan tek şey şu: Biz CHP yönetimindeyken nasıl komisyona üye vererek bu sürece ortak olmaya çalıştıysak, süreci meşrulaştırma günahına ortak olduysak şimdi de aynı yolda yürümeye devam edeceğiz. Bizden daha fazla bir şey beklemeyin…

Elinizde ne güç olduğu ve bugün neyi değiştirebileceğinizden çok; Türkiye’nin yıkıma, bölünmeye doğru götürülmesine doğrudan, cepheden, esastan karşı çıkıp çıkmadığınızı (ki bu herkes için geçerlidir) tarih yazacaktır.

Mesele usul değil esastır. Mücadelede bu zeminde olmalı.

Bunu biz de buraya not edelim.

Previous Post

Gazâlî’den Aydınlanmaya: Nedensellik

Next Post

Ruhları şad olsun

Next Post
Ruhları şad olsun

Ruhları şad olsun

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.