No Result
View All Result

Emperyalizmin yeşil kırbacı: Tarikatlar, sermaye ve karşı-devrim

Ahmet Buğra Öksüz by Ahmet Buğra Öksüz
23 Ağustos 2026
in GÜNLÜK
0
Emperyalizmin yeşil kırbacı: Tarikatlar, sermaye ve karşı-devrim

Türk halkı, on yıllardır aynı tiyatronun, aynı karanlık kurgunun bedelini ödüyor. Kurtuluş Savaşı’yla anti-emperyalist bir zemin üstünde yükselen Cumhuriyet devrimi, “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, mensuplar, müritler memleketi olamaz” diyerek teokrasiye ve ortaçağ kalıntılarına karşı barikat kurmuştu. Ancak bu barikat, sermaye düzeninin ve emperyalizmin çıkarlarına çarptı.

​Cumhuriyet’in kamucu ve aydınlanmacı kazanımları, özellikle Türkiye’nin NATO’ya girmesiyle birlikte adım adım tasfiye edildi. ABD emperyalizmi, Ortadoğu’da ve Türkiye’de solun, işçi sınıfının ve bağımsızlıkçı güçlerin yükselişini kesmek için “Yeşil Kuşak” stratejisini devreye soktu.

​Bağımsız Türkiye diyen devrimcilerin, 6. Filo’yu denize döken yurtsever gençlerin karşısına tarikatlar ve cemaatler dikildi. NATO Gladio’su tarafından fonlanan “Komünizmle Mücadele Dernekleri”, bugün memleketi saran gerici ağların kuluçka merkezi oldu. Fetullah Gülen’den Süleymancılara kadar tüm bu yapılar, emperyalizmin sınıfsal ve siyasal ihtiyaçlarına hizmet etmek üzere beslenip büyütüldü.

​12 Eylül faşist darbesi, yalnızca devrimcileri zindanlara atmakla kalmadı; işçi sınıfının örgütlülüğünü dağıtırken gericiliğin önünü sonuna kadar açtı. Kenan Evren’lerin, sermaye sınıfının ve ABD’nin “bizim çocuklarının” eliyle Atatürkçülük için boş bir kabuk bırakıldı, içi ise tarikat ağlarıyla dolduruldu.

​Çünkü sermaye düzeni biliyordu ki; sorgulamayan, biat eden, yoksulluğunu “kader” sanan mürit kitleler yaratmak, sömürü çarklarının sorunsuz dönmesi için şarttı. “Bir lokma bir hırka” masallarıyla yoksul halk çocukları kandırılırken, tarikat liderleri ve şürekası lüks, şatafat ve devasa sermaye holdingleri içinde krallar gibi yaşamaya başladı.

​Bugün Gülen örgütünün CIA ve FBI korumasında Pensilvanya’da, Süleymancıların Alman istihbaratı BND kanatları altında faaliyet yürütmesi tesadüf değildir. Alman gazetesi Junge Welt’in de açıkça itiraf ettiği gibi: “CIA ve BND bu yapılara açık koruma sağladı.”

​Yıllarca devlet kurumlarını bu karanlık odaklara peşkeş çekenler, bakanlıkları tarikatlar arasında parsellerken emperyalizmin truva atlarını kendi elleriyle beslediler. Seçim hesapları, koltuk sevdası ve sermaye ittifakı uğruna verilen her taviz; halkın geleceğinden, laiklikten ve bağımsızlıktan çalındı. Sonuç ise kanlı darbe girişimleri ve devlet mekanizmasının felç olması oldu.

​Teşhis net: Laiklik ve bağımsızlık mücadelesi ertelenemez!

​Sorumluluğu geçmişe, Cumhuriyet devrimlerine ya da münferit hatalara atarak bu rezaletin üstünü örtemezsiniz. Karşımızdaki tablo, basit bir “dini grup” meselesi değildir; karşımızdaki tablo, emperyalizmin yönlendirdiği, sermayenin finanse ettiği bütünsel bir karşı-devrim projesidir.

​Emperyalizmle ve onun yerli işbirlikçileriyle hesaplaşmadan, tarikat ve cemaat karanlığı dağıtılamaz. Teşhisi doğru koymak zorundayız: Gericilikle mücadele, anti-emperyalist ve anti-kapitalist bir mücadeleden ayrı düşünülemez!

​Türk halkı, şeyhlerin, patronların ve emperyalist efendilerin insafına terk edilemez. Çözüm; bağımsız, laik, kamucu ve gerçekten eşit bir Türkiye inşa etmektir!

Previous Post

Hegel’den Nietzsche’ye: İnsan, toplum, kurtuluş (2)

Next Post

Next Post

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.