Sözde çok gelişen ülkemizde haberleri okumak ve sosyal medyada vakit geçirmek bile vatansever bir insanın sinir olmasına yeter…
Özellikle dikkatle inceledim ki, sözde “barışçı”, “demokrasinin bekçisi” olan Kürtçü bölücüler her yere sızmış. Bunu da anlamak için fazlasıyla derin bir araştırmaya gerek yok. Onların desteklediği ya da beğendiği kişilerin kim olduğunu bilmek bile yeterli.
Sırrı Süreyya Önder öldüğünde sanat camiasının nasıl da perişan olduğunu hatırlayın… Kendisinin tanımına göre terörist Öcalan, onun babasıdır! Teröriste “babamdır” diyen şahıs da teröristtir ve bu sözü söyleyeni “Sırrı abi” diye ananlar da!
Acaba bu sanatçılar şehit haberlerini dinledikten sonra da aynı üzüntüyü hissettiler mi? Elbette hissetmediler!
Sanattan medyaya, TBMM’den siyasete her yere sahip olmuşlar. Ben artık her ünlünün nasıl ünlü olduğunu sorgular oldum… Mesela bir şarkıyı dinlerken, “acaba bu şarkı vatanperver ve gerçek anlamda özü sözü bir şahıslara mı ait?” diye düşünmekten ve araştırma yapmaktan yoruldum. Normalde bu tür şeyleri düşünmeden şarkımızı dinleyip keyfimize bakmamız gerekirken artık bu bölücü propaganda öyle geniş bir kola sahip olmuş ki artık, sıradan şarkıcı diye terör sevicisini dinliyor insanlar!
Türkiye’ye sadece siyasette değil, tüm soyut ve somut oluşumlarında büyük bir devrim gerekmektedir. Sanat da sanatçılık da el değiştirmelidir. Onu da gerçek anlamda vatansever sanatçı, oyuncu vs. yetiştirerek yapar ama AKP yönetimi kendi milletini gitgide fakirleştirdiği için insanlar mecburen para kazanacağı işlere yöneliyor. Bu da içler acısı bir durumdur…
