“Bir adamın ölçüsü, gücüyle ne yaptığıdır.” -Platon
Evet, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Türk’tür. Yani Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı ırkçı ve genetik soya dayatılmış bir Türklük bilincine dayalı değildir, dolayısıyla hepimiz Türk’üz. Soyumuz nereye dayanırsa dayansın…
Sorun kimin soyunun ne kadar uzağa ve kimlere dayandığı konusu değildir ama vatan müdafaası ve mücadele zamanı geldiğinde birinin ne kadar Türk olduğu çok önemlidir.
Bayramlarda ve millî birliğin sağlandığı günlerde eline Atatürk fotoğrafı alıp, kalabalığın içinde bir meydandan öbür meydana yürümekle vatan müdafaası olmaz ve Türk’ün gücü gösterilmez. Bazılarının milliyetçilik anlayışı ve milliyetçiliğinin sınırı budur.
Sizler istediğiniz kadar oradan oraya yürüyün, sizin yürümeniz hiçbir şey değiştirmeyecek ve Çerçeve Yasa gibi, planlanan diğer bütün ihanet yasaları TBMM’den geçecek bile… Çünkü engel olmuyor, sadece kendi vicdanınızı rahatlatıyorsunuz!
“29 Ekim’i kutladım, şimdi eve döneyim!” diyerek Türk devletinin ilelebet Türk devleti kalmasını sağlamış olmuyorsunuz.
Gerektiği zaman Kürşat olup Çin’e baskın yaparak, gerektiğinde Mete Han olup babaya baş kaldırarak ve gerektiğinde Atatürk olarak yedi düvelle mücadele ederseniz eğer, gerçek Türklük şuurunu tatmış olacaksınız.
Ama bugünün kendi menfaatini ve nefsini düşünen, “ne yapalım, kader buymuş” diyen sözde vatanseverler, vatanın satılmasına karşı hiçbir güçlü etki vurmadıkları için Kürşat, Mete Han ve Atatürk kadar Türk değiller.
Bu yüzden hiçbir şekilde onları ve Türklük bilincini kendilerine maske olarak kullanmasınlar!
