No Result
View All Result

ABD’de ara seçimlerin net sonucu

Mutlu YILMAZ by Mutlu YILMAZ
4 Kasım 2026
in GÜNLÜK
0
ABD’de ara seçimlerin net sonucu

Küresel anlamda otoriter liderlerin demirbaşı ya da daha açık konuşmak gerekirse “Baş Eşkiya” Trump, öyle görünüyor ki, Mayıs 2025’te başlamış olan mağlubiyetler serisinin finalini kendi evinde yapmak üzere. Mayıs 2025’te Romanya ile başlamıştı ardından Macaristan, Brezilya ve Sırbistan derken İsrail’de de ne olduğu belirsiz bir seçimden sonra sandık çıkış anketlerinden ve ilk gelen sandık sonuçlarından anlaşıldığı kadarıyla bugün büyük bir hezimet yaşayacak ve Kongre’yi kaybedecek.

Elbette buradaki seçimlerde birkaç noktaya dikkat etmek gerekiyor. Özellikle de katılım oranları ve kritik eyaletlerdeki sonuçlar.

Yine ilk gelen verilerde katılım oranlarının geçmiş seçimlere göre daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu önemli bir bulgudur fakat demokrasi adına tek başına bir anlam ifade etmez. Avrupa’da da artık bazı seçimlerde geçmiş zamanlara göre daha yüksek katılımlar tespit ediliyor. Aslında burada halkın daha iyi kanalize edilmesinden ziyade sandığa başka anlamlar yüklenmesi söz konusudur. Bu yönüyle katılımın çok yüksek olması bazen sakıncalıdır da. Neyse, işin bu kısmını başka bir yazıda ayrıca ele alalım…

Öte yandan zaten Temsilciler Meclisi’nde Demokratların kazanacağı hemen hemen belli iken Senato’da da ciddi bir Demokrat ağırlığı oluşacak gibi. Türkiye’de saatin sabahı bulmak üzere olduğu şu vakitte yeniden baktığım sonuçlarda özellikle Teksas‘ta ve Kuzey Karolina’da Demokrat Parti’nin seçimi önde götürüyor oluşu oldukça şaşırtıcı ve Cumhuriyetçiler adına da bir o kadar düşündürücüdür. Yine Michigan gibi çok kritik bir eyalette Abdul El-Sayed’in onca karalamaya ve karşı kampanyalara, hatta kendi partisindeki rakibinin ihanetine rağmen seçimi şu saat itibarıyla önde götürmesi oldukça enteresan ve olumlu bir gelişmedir.

Geçen sene bu sıralarda New York belediye seçimlerinde Mamdani’nin kazanması çok ciddi bir heyecan uyandırmıştı. Trump da ondan sonra aynı şekilde var gücüyle saldırmaya devam etti.

Müslüman kişiliğinden ve komünistliğinden dem vurdu. Böyle yaptıkça karşısındaki adayı daha da güçlendirdi.

Evet, her şeye rağmen geliyor gelmekte olan, ne yaparlarsa yapsınlar engellenemiyor doğacak olan.

Çünkü toplumun ciddi talepleri var, bunu özellikle görmek gerekiyor. Sadece İsrail odaklı saldırgan-siyonist dış politikalarla bir yere gidilemeyeceği çok açık!

Şimdi ABD açısından da şöyle düşünebilirsiniz:

O geniş topraklarda en yaygın ulaşım ağı karayolu ve hemen hemen her evde büyük motorlu (en az 3000 cc) ortalama iki araç var. Akaryakıt fiyatlarındaki en ufak yükselme bile halkın tepkisini koyması için yeterli ki, savaşın başından beri ikiye katlanmış vaziyette. Öyle bir ortamda ortalama bir Amerikalı adamın o malum parmak işaretiyle söyleyeceği şey tam olarak şudur:

“Canın cehenneme pislik!”

ABD’de iç politika değerlendirmesi yaparken önce bunu görmek gerekiyor, yani parasal durumu.

Öte yandan üçüncü çeyrek raporunda Avrupa özelinde yazdığım önermeyi şimdi “Kolektif Batı” için de burada yineliyorum:

İslam, içinde bulunduğumuz milenyumda yalnızca Avrupa’nın değil ABD’nin de bir dinidir.

Mevcut haliyle görmezden gelinerek daha fazla yol gidilemez. Elbette Siyasal İslam veya fundamentalist hareketlere karşı geliştirilecek mücadele farklılık arz ediyor ancak bütün bir toplumu inancından dolayı ayrıştırmak ve hatta “İslami Terör” gibi saçma sapan bir jargonu bugün bile ısrarla kullanmaya devam etmek çok ciddi bir iletişim kazasıdır. Aklı başında liderler bu veya buna benzer bir teşhisle politikalarını daha rasyonel bir çizgiye çekerler, ahmak olanlar ise burnunun dikine giderler ve çakılırlar.

Peki bu Kongre seçimlerinin ardından ne gibi şeyler beklenebilir?

Seçim sonuçlarına bağlı olarak – yani Kongre’nin her iki kanadında da Demokratların üstün gelmesi durumunda – Trump’a karşı bir “Azil davasının” (impeachment) açılması gündeme gelecek olsa da ben bunu pek olası görmüyorum. Çünkü hem ciddi bir çoğunluğun elde edilmesi gerekiyor ki, o henüz pek mümkün olmayabilir hem de zaten geçmişte bunun örnekleri pek yaşanmadı. Belki 1972-1974 arası Watergate Skandalı patladığında böyle bir şey mümkündü ama başkan Nixon istifa etti ve kendi adına olay kapandı. Yine yıllar sonra 1998’de bu sefer Bill Clinton‘ın adı bir seks skandalına karıştığında o karmaşa ve panikle mahkemeye yalan ifade verdiği için böyle bir şey gündeme geldi. Fakat o dönem Amerika’da gerçekten Clinton’ın popülaritesi yüksekti ve ekonomi de iyi durumdaydı. Bir şekilde uzlaşıldı ve kalan iki yıllık dönemini bitirmesi beklendi. Ancak Trump’ın geri kalan başkanlık döneminde burnundan getireceklerdir. Bence bu bile yeterli olacaktır. İstediği adımları atamayacak, atamalarda zorlanacak. Belki bütçe kısıtları yüzünden çalışamayacak ve zaman zaman hükümet kapanacak. Bütün bu zorluklarla Trump yüzleşmek zorunda ama bunu kendisi istedi.

Şimdi buradan anlaşılıyor ki, konjöktürde bir dönüm noktasına geldik. Bu kaybediş serileri insanlık adına olumlu olacak. Değişimi iyi okuyamayanlar; inatla topluma karşı sermayeyi, yıkımı, katliamı savunanlar kaybedecekler… Ve kaybetmeye de mahkumdurlar. O açıdan Amerikan seçimleri sadece Amerikan seçimleri değil, tüm dünyaya ilgilendiren seçimlerdir. Evet, galiba çanlar bu sefer Trump ve bütün baskıcı otoriter liderler için çalıyor.

Previous Post

Cumhuriyet

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

imunify-bot-check