MHP’de yaşanan parti içi çalkantı sürüyor. Son olarak parti genel merkezi, İstanbul İl Başkanlığı ile birlikte İstanbul’daki tüm ilçe yönetimlerini feshetti. Partilerde genelde bu gibi durumlar önemli siyasi konulardaki ayrılıklardan ileri gelir. Bir ilin parti yöneticileri genel merkezin temel politikalarından birine karşıdır. Bu karşıtlık, en sonunda isyan bayrağı haline gelir. Ardından da merkez, bir operasyonla bu isyancıları görevden alır.
MHP İstanbul İl Yönetimi olayında yaşananlar da şekilsel olarak bu senaryoya uyuyor. Fakat ortada merkeze, merkezin temel politikalarına yapılmış bir eleştiri yok. Bir yılı aşkın süredir MHP ve lideri Devlet Bahçeli, İkinci İhanet Açılımı çerçevesinde bugüne kadar kimsenin yapamadığı ve yapmayacağı şeyleri yaptı. Doğrudan doğruya MHP’nin merkezî politikası, PKK-Apo açılımının ta kendisi oldu. MHP ve Bahçeli sayesinde bugüne kadar hiç de homojen olmayan ve tam netlikle tanımlanamayan bir etnik grup olan Kürtler, yeni bir ulus olarak Türklüğün karşısına bir alternatif olarak çıkarıldı. Elbette ulus varsa onun bir lideri de olmalıydı. Bunu da yine Bahçeli sağladı. PKK’yı Kürtlerin temsilcisi, Apo’yu da “kurucu önder” sıfatıyla “ulusal lider” ilan etti.
Normal şartlarda ve normal bir partide, hele de milliyetçilik iddiasındaki bir partide birilerinin çıkıp bu politikalara isyan etmesi sadece beklenilir bir şey değil, kaçınılmaz bir gelişme olurdu. Fakat ortada normal bir parti olmadığı gibi milliyetçi bir parti de yok. Kimseden bir itiraz da gelmedi. MHP’nin kendi içindeki kavgaların bizim için hiçbir anlam ve önemi yok. Az önce bahsettiğimiz gerçekten milliyetçi bir itiraz zemininde bir kavga söz konusu olsaydı elbette bunun bizim ilgi alanımıza girmesi gerekirdi. Fakat görünen o ki İstanbul örgütünün tümden tasfiye edilmesinin ve bunun ardındaki gelişmelerin böyle bir milliyetçi siyasi refleksle ilgisi yok. Tamamen farklı kavgaların bir yansıması var.
Türkiye’de açılım meselesinde bu kadar şey oldu, bitti. Bu olan bitenlerin tümünün merkezinde de MHP ve Bahçeli vardı. Tüm bunlara karşı hiç sesi çıkmayanların başka meselelerde bu kadar kavga etmesi, yine ibretlik bir durumdur. Bu partinin hangi noktaya geldiğinin en güzel göstergesidir.
Şimdi MHP’ye bir önerimiz var. Bir karar alarak, sadece bir il örgütünü değil, kendi kendisini tümden feshetsin. Ortada MHP diye bir parti kalmasın. Böylece Türkiye ve Türk milleti, Türk milliyetçiliğinin sahibi olma iddiasıyla Apo’yu kurucu lider, PKK’yı Kürtlerin temsilcisi ve Kürtleri ulus ilan eden büyük bir kötülükten kurtulmuş olur.
MHP, kendini feshetsin. Kendi fişini çeksin. Türk milletine yapabileceği tek hayır bu olacaktır.

