Erdoğan, oğlunun vakfı TÜGVA’nın organize ettiği gençlik buluşmasında 31 Mart seçimlerini işaret ederek, “Benim için bu bir final. Yasanın verdiği yetkiyle bu seçim son seçimim ama buradan çıkacak netice benden sonra gelecek kardeşlerim için bir emanetin devri olacak.” dedi.
Kimileri şaşırdı, Erdoğan veda mı ediyor gibilerinden sorular yükseldi. Ancak Erdoğan’ı çok iyi bilenler bu sözlerin bir veda değil, tam tersine Erdoğan’ın daha uzun yıllar işgal ettiği koltukta kalma niyetinin olduğunu anlayabiliyorlar.
Ne de olsa bu veda, Erdoğan’ın ilk vedası değil.
Yıl 2009. Erdoğan yaptığı açıklamada “Biz de gelip geçiciyiz. 2011’de Allah ömür verirse, benim son milletvekili adaylığımdır. Ben tükürdüğümü yalamam.” demişti.
Sonra 2012 yılında AKP Kongresi’nde son kez genel başkan adayı olduğunu şu sözlerle ifade etmişti: “4. ve son kez genel başkanlığa aday olacağım.” Kuruluşundan 2014 yılına kadar AKP Genel Başkanlığını yürüten Erdoğan, 2014’te Cumhurbaşkanlığına seçildikten sonra o zamanki yasalara göre genel başkanlık koltuğunu Davutoğlu’na devretmişti. Davutoğlu’ndan sonra da Binali Yıldırım genel başkanlığı devralmıştı.
2017 yılında Başkanlık sistemine geçildiğinde artık Erdoğan’ın önünde iki koltuğa birden oturmasının önünde engel kalmamıştı. Ve doğal olarak Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı koltuğunun yanı sıra AKP Genel Başkanlığı koltuğuna da “hayır” dememişti.
Geçtiğimiz günkü açıklamasında önceki son “siyasete veda” açıklamasını ise 2022 yılında yapmıştı. 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri kasteden Erdoğan, “İnşallah 2023’te milletimizden kendi adımıza son defa istediğimiz destekten alacağımız güçle Türkiye Yüzyılının inşasını başlatıp, bu kutlu bayrağı gençliğimize teslim edeceğiz” demişti.
Bugüne kadar 4 kez siyasete veda eden, en az iki kere de bayrağı gençlere bırakan “tükürdüğünü yalamaz” Erdoğan, her seferinde bir şekilde koltukta kalmaya devam etti.
Erdoğan “Türkiye Yüzyılı” dedi ya, bıraksanız 100 yıl o koltukta oturmaya devam eder ve ortalama 4 yılda bir de “ben siyasete veda edeceğim” der. Kimleri de saflıkla inanmaya devam eder.
Peki, Erdoğan’ın bu açıklamaları ne anlama geliyor?
Erdoğan zorda olduğu için vatandaşın duygularına hitap ediyor olabilir. Hadi bu kardeşinizin jübilesini zaferle yapalım demiş olabilir. Ama bu çok iyi niyetli bir yorum olur.
Erdoğan’ın açıklamalarındaki “yasanın verdiği yetkiyle” vurgusu önemli ve bizim yukarıdaki yorumumuzu da destekler nitelikte. Erdoğan’ın açıklamasının Türkçe meali şu: “Ben devam etmek isterim ama ne yapalım, yasa böyle”.
Zaten elinde tuzlukla bekleyen eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hemen koştu: “TBMM tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü defa Cumhurbaşkanı Adayı olması anayasal hakkıdır.”
Biz yerel seçimlerin arifesinde değil miydik? Nereden çıktı şimdi erken seçim?
Erdoğan’ın bir açıklamasıyla gündem bir anda değişmiş oldu. Tüm hafta sonu herkes Erdoğan’ın vedasını konuştu. Aslında hiç etmeyeceği vedasını…
Bence AKP, 31 Mart seçimlerinden sonra yeniden bir erken seçime gitmez. Ama Erdoğan’ın yeniden adaylığı için, hatta ölünceye kadar “başkan” olabilmesi için gerekli Anayasal değişiklikleri yapacak bir 4 yılları olacak.
Erdoğan, Muğla mitinginde boşuna demedi, “31 Mart akşamı yerel yönetimlerde Cumhur İttifakı güven alırsa bizi tutana aşk olsun.” Artık ülkeye mitinglerde bile dile getirilen Şeriat mı gelir, Anayasa’ya, “Erdoğan ölene kadar başkandır” maddesi mi eklenir, bu artık sadece AKP’lilerin hayal gücüne kalmış.
Velhasıl, Erdoğan’ın “bırakıyorum” açıklamasını, “koltuğa daha sıkı yapışacağım” şeklinde yorumlamak gerekir. Yeni Anayasa’nın hiç gündemden düşmemesi, Bekir Bozdağ’ın son çıkışı da Erdoğan’ın koltuğu kolay kolay bırakmayacağının gösteriyor.
Tüm bunların hiçbiri olmasa da Erdoğan gibi birinin, kendisi hayatta olduğu sürece, o koltukları başka birine bırakacağına gerçekten inanıyor musunuz?

