No Result
View All Result

“Türkiye edebiyatı” bitti, sıra “Türkiye okuru”na geldi

Okan İŞBECER by Okan İŞBECER
29 Ağustos 2025
in GÜNLÜK
0
“Türkiye edebiyatı” bitti, sıra “Türkiye okuru”na geldi

Sosyal medyada Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nin (NHKM) Kadıköy şubesi bünyesindeki kitabevinin bir paylaşımı düştü önüme.

Paylaşımda, Şair Ataol Behramoğlu’nun 11. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Rus Edebiyatı Tarihi isimli kitabı tanıtılıyor.

Bunda bir beis yok. TKP’lilerin işlettiği NHKM, elbette ki solcu bir şair olan Ataol Behramoğlu’nun kitabını tanıtacaktır.

Sorun, NHKM’nin Rus edebiyatı tarihini anlatan bir kitabı “Türkiye okuru”na tanıtmaları.

Paylaşım aynen şöyle:

“Türkiye okurunun özel ilgisine uzun yıllardır mazhar olmuş Rus edebiyatı hakkında, Şair Ataol Behramoğlu’nun kapsamlı çalışması ‘Rus Edebiyatı Tarihi’ şimdi kitabevimizde…”

Uzun zamandır süren bir Türk Edebiyatı-Türkiye Edebiyatı tartışması var. Aralarında bu TKP’li arkadaşların da bulunduğu solcu zevat, ısrarla Türk demekten kaçınıp, modaya uyarak Türkiyeliliği edebiyata da sirayet ettirmeye çalışıyorlar.

Tabi aynı paylaşım içinde hem “Türkiye okuru” hem “Rus Edebiyatı” gibi birbiriyle çelişen iki tabirin geçmesi de bu TKP’li arkadaşların başarısı.

Okur Türkiyeliyse, edebiyat Türkiyeliyse, aynı şeyin Ruslar için de geçerli olması gerekmez mi?

Rus edebiyatı derken Rus ırkçısı olmuyor musunuz?

Yoksa size göre millet adı=ırkçılık, sadece Türk için mi geçerli?

Rus Edebiyatı yerine niye Rusya Edebiyatı yazmıyorsunuz? Ya da yazamıyor musunuz?

Hatta Ataol Behramoğlu’nu da uyarmanız gerekmez mi bu kullanım yanlış diye.

Size göre hiçbir şeyin milleti, milli bir şeyi çağrıştırmaması gerek.

Ama durun!

Bu sadece Türk için geçerli değil mi?

İngiliz, Rus, Fransız, Japon, vs. demekte hiç bir sıkıntı yok ama Türk demeyeceğiz. Çünkü bu arkadaşlara göre Türk demek ırkçılık. Ama Rus, İngiliz, Fransız derken sorun yok.

Bakın asıl ırkçılık işte burada!

Bir de bu TKP’liler güya son zamanlarda ulusal değerlere yakınlaşmaya başlamıştı değil mi? Cumhuriyeti falan savunuyorlardı.

Ama gelin görün ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli olan Türk’ün yerine ne idüğü belirsiz Türkiyeliliği yerleştirmeye çalışıyorlar.

Halbuki NHKM Kadıköy şubesi kitabevinin hesabından daha önce “Türk edebiyatı” diyen paylaşımlar da yapılmış. Demek oluyor ki Türkiyelilik, yakın zamanda bu arkadaşlara yüklenen bir görev.

Ancak insanda biraz utanma olur. Hadi kendinizden utanmıyorsunuz, adını taşıdığınız, Türklüğünden gocunmayan, bilakis onunla övünen,

“Ben, bir insan,

ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,”

diyen, Türk köylüsü, Türk işçisi, Türk milleti diyen Nâzım Hikmet’ten utanın!

TKP’li arkadaşlara kendi adıma şunu söylemek isterim; ben “Türkiye okuru” falan değilim.

Benim kimliğim Türk’tür!

Tıpkı kendini Türk olarak tanımlayan on milyonlarca insan gibi.

İsteyen kendisini istediği gibi tanımlayabilir.

Ama kimse bana “Türkiye okuru” deyip beni tanımlayamaz!

Previous Post

Komisyondaki tiyatroyu bırak, dibinde çevrilen filme bak

Next Post

30 Ağustos: Zaferin hatırlattığı gerçek

Next Post
30 Ağustos: Zaferin hatırlattığı gerçek

30 Ağustos: Zaferin hatırlattığı gerçek

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.