No Result
View All Result

IŞİD’i “Kürtler” değil ABD yendi, “Rojava”yı ABD değil PKK sattı

Ali ÖZSOY by Ali ÖZSOY
26 Ocak 2026
in GÜNLÜK
0
IŞİD’i “Kürtler” değil ABD yendi, “Rojava”yı ABD değil PKK sattı

Önce yazımızın başlığındaki tırnakları açıklayalım. “IŞİD’İ Kürtler yendi” diyenlerin kastettiği şu: “IŞİD’i PKK’lılar yendi. Bu yüzden ABD, AB, Türkiye v.s. kim varsa PKK’yı ödüllendirmeli.”

Kürtler eşittir PKK denklemini kuran biz olmadığımız için tırnak koyuyoruz.

İşine geldiğinde “Kürtler eşittir PKK”, işine geldiğinde “SDG ile PKK aynı değil” diyen fırıldaklara da sorumuz şu: O zaman üç gün içinde arkasına bakmadan topuklayıp tüyen, ABD’nin milyonlarca dolarlık zırhlı araçlarını bırakıp toz olan kim? Kürtler mi? SDG mi? YPJ mi? YPG mi? PKK mı?

“Bizi tanıyın” diyen! Önce kendini bir tanıt. Öznen kim? Adın ne? Bir karar ver.

Karşımıza bir DEM, bir PKK, bir SDG, “bilmem ne Kadın Konseyi”, çok sıkışınca da “Kürtler” diye çıkanı nasıl tanıyalım ki? “Scooby Dooby” çizgi filmindeki bataklık canavarı gibi. Maskesini çıkardıkça başka bir maske çıkıyor altından.

“Rojava” zaten tırnak içinde. Kürt faşistlerinin uydurduğu her sözcüğü ciddiye alıp, oraların “kadim Kürt vatanı” kabul eden saftirik kalmamıştır herhalde artık. Barzaniciler bile “Apocular Rojava diye bir yer uydurdu, sırf bizi dışlamak için” diye çemkiriyor sosyal medyada son hezimetten sonra.

Bir tırnak da “yendi” sözcüğünde. Çünkü birilerinin birilerini yendiği falan yok. “Kürtler IŞİD’i yenmiş”. Oysa ortada IŞİD değil, yenilmesi gereken Irak ve Suriye’de yaşayan 40-50 milyonluk “Sünni Arap” demografisi var.

Gölgeler, hayali kahramanlar üzerinden değil, gerçek özneler üzerinden konuşalım artık. Bölgede etnik bir çatışma var. Sünni Araplar, Şii Araplar, Türkmenler, Kürtler, Dürziler v.s…

“Kürtler Arapları köylerinden sürdü” demek yerine, “Kürtler IŞİD’i yendi” deyince güzel PR olur, ama sonra işte aynı Araplar köylerine dönünce 3 günde topuklamak zorunda kalırsın.

2003 yılındaki Irak işgalinden itibaren bölgede silahla direnen bir demografi var. Hem Irak’ta hem Suriye’de Sünni Araplar, Saddam’a ve Irak Baas’ına sempati duyuyordu. İran, Şii şeriatçılar ve Kürt şovenistleri ise ABD ile işbirliği içinde Irak’ı parçaladı. Sonra da bilindiği gibi Suriye de parçalandı.

Sürekli bir şeyler “yeniliyor”, “yok ediliyor” 25 yıldır. Ama aynı coğrafyada silahlı direniş bitmiyor, yeniden başka bir şemsiye altında canlanıyor, sürüyor. Çünkü kendilerine ne ad versinler, oranın sahipleri de Araplar. Arapların vatanı.

Önce “Irak BAAS’ı” yok (!) edildi. Ama gel gör ki bu “yok olma” işleminde Felluce, Tikrit ve Irak nüfusunun yarısından çoğu bunun farkında değildi. Felluce’de ayaklarından baş aşağı asılan Amerikalı “özel güvenlik” elemanları da.

Sonra “BAAS” kalıntılarının yerini “Nakşibendi Ordusu” aldı dendi. Sonra “Irak El Kaidesi”. Sonra “IŞİD”…

Şimdi IŞİD bitti, şeytan kim oldu? “Bölgedeki silahlı Arap aşiretleri”.

Kısacası ABD ve PKK’nın sürekli canlı tuttuğu “IŞİD dirilebilir” efsanesinden kastedilen şu: “Burada silahlı Araplar var. Ve başlarından bombardıman uçaklarını eksik edersek, gelip köylerini, barajlarını, tarlalarını geri alırlar.”

Sürekli “IŞİD dirildi, geri geldi, Kürt kadınlarını kesiyor” diyenler çok değil birkaç hafta önce “IŞİD’i Kürtler yendi, kadın gerillalar hepsini önüne kattı” palavraları sıkıyordu. Etnik temizliğin adı “eko-feminizm” oldu.

Son yaşanan kepazelik ise şunu gösteriyor. Yukarıdan ABD fosfor bombaları yağmadığı, Türkiye’den AKP desteği gelmediği sürece ne Barzani ne PKK bir işe yarıyor.

“Kürtler IŞİD’i yendi” masalının yerini şimdi “ABD Kürtleri sattı”, “Arap aşiretleri Kürtleri hançerledi” ağıtları aldı. IŞİD hortlamış, Kürtleri katledecekmiş! Ya siz değil miydiniz güya IŞİD’i yenen? O zaman illa tepeden ABD uçakları mı uçmalı? Hadi gidin yine yenin.

Olayı baştan alalım. Kürtlerin kimseyi yendiği, yenebildiği falan yok.

2014 yılında sayıları 1000’i bulmayan IŞİD’li Musul’a girdi. “Devlet kurdum” diye kasım kasım kasılan Barzani’nin kendi beyanına göre Musul’da ne kadar gücü vardı biliyor musunuz? 30 bin “Kürt asker”i ve 30 bin “Kürt polisi”!

60 bin silahlı Kürt, 1000 tane silahlı Arap’ın karşısında buhar oldu. Bunlar öyle topukladı ki; sadece Musul değil Kerkük’ü bile bıraktılar. IŞİD geldi Süleymaniye’nin, Erbil’in kapısına dayandı. Ayıp ya!

PKK’ya tebrik! Barzani’nin rekorunu kırdılar. 1000 Arap, 60 bin Peşmergeyi önüne katmıştı. Şimdi rekor 60 binden 100 bine çıktı. “100 bin SDG savaşçısı” çizgi film karakteri “Road Runner” gibi tozu dumanı katıp, çölün ufkunda kaybolup gitti: “Biiip biiip!”

2014’te Suriye’de de aynısı olmuştu. Arap Pınarı’na (Ayn-el Arap ve PKK’nın yeni uydurduğu isimle Kobane) kadar bütün PKK’lıları Türkiye sınırına sürdü. ABD değil, ABD’den önce Türkiye’deki AKP iktidarı kurtardı PKK’lıları. 10 yıl önceki olaylar. 5000 yıl öncesinin Mezopotamyası değil ki; palavra tarih yazalım.

Önce İran Ordusu ile ABD birlikte operasyon düzenledi. Musul ve Kerkük’ten IŞİD’i çıkardı. Musul Bağdat’a bağlandı. Kerkük karma şehir ilan edildi. Ondan önce Barzani “Musul tartışmaya açık değil, Kerkük zaten başkentimiz” diyordu.

Sonra AKP ve ABD koordinasyonuyla Suriye’de PKK’nın önü açıldı. 1 gün bile direnemeyen “Kobane”dekiler, ağlayıp sızlayıp AKP’den yardım dileniyordu. Bu sefer AKP devreye girdi. Ahmet Davutoğlu Başbakandı o dönem.

29 Ekim 2014 yılında Kuzey Irak’tan zırhlı vasıtalar ile Peşmerge ve PKK’lı unsurlar Habur üzerinden Türkiye’ye sokuldu. Oradan da Suruç ve Nusaybin’e geldiler. İncirlik’ten ABD uçakları havalandı. Binlerce ton bombayla dümdüz ettiler Suriye’nin kuzeyindeki Arap ve Türkmen köylerini.

PKK ancak böyle egemen oldu Kuzey Suriye’de. Yani PKK’yı oraya sokan da AKP. PKK arkasına hem Esad’ın hem ABD’nin hem Rusya’nın desteğini de aldı. Hep birlikte Rakka’ya kadar süpürüp insan çölüne çevirdiler adeta Suriye’yi. Sonra da “PKK’ya yürü” dediler. Yoksa PKK’nın Rakka’da ne işi var?

PKK ele geçirdiği yerlerde etnik temizliğe başlayınca Suriye’den ikinci akın mülteciler geldi. Herkes Esad’ı ve Tayyip’i suçluyor Türkiye’nin dünyanın göçmen toplama merkezine dönmesinden dolayı. Ama PKK da bir o kadar insan sürdü Türkiye’ye. Terör örgütü bir de devlet olmak istiyor. Daha üç buçuk çeteleriyle dünyanın en büyük etnik temizliğine imza attı katil sürüsü.

Şimdi PKK’lılar ne diyor? “ABD bizi sattı, Batı bizi sattı.”

Yahu ne sattı? Adamlar sadece geçen yıl 150 milyon dolar vermiş size. Teçhizat hariç! 10 yılda, milyarca dolarlarını yemişsiniz. Tanklar, uçak savarlar, Humweeler… Gıcır gıcır. Hepsi Şara’nın eline geçti.

ABD ordusundan en seçme en fanatik, Evanjelist köktendincisi özel harekatçılarını gönderdiler size. Yüzlerce ABD subayı 10 yıldır talim yaptırıyor sözde birliklerinize. Siz savaşmazsanız emperyalist ne yapsın? Çocukları köylerden kaçırıp, silah altına alıp, şişirme sayılarla ABD’den “asker” başına para dilenmek ile, devlet ordu kurulmuyor.

Yok efendim uçak kalkmamış İncirlik’ten, AKP de sınırı açmamış. Nusaybin’de Kürt gençleri savaşmak için niyetliymiş ama TC izin vermemiş. Kamışlı’da Kürt genci yok mu? Var! Onlar da aynı sınıra dayanmış. Türkiye’ye kaçmak için.

Bir zahmet iki kurşun atın be! “Kürt kadın gerillalar” saçlarını örmekten, Marie Claire çekimleri için makyaj yapmaktan fırsat bulamadı mı?

ABD ne yapsın? Atom bombası mı atsın? ABD falan satmadı sizi. Sizin olmayan yerlerden sopayla kovaladılar. “Kürt bölgesi” dediğiniz azıcık yerde bile direnmedi PKK. Sizi satan PKK. ABD’nin verdiği milyar dolarlar nereye gitti?

Mesela Rakka’da en azından bir hafta direnseniz, kayıp verseniz, belki Trump bir iki uçak kaldırır, desteğe gelirdi. O kadar hızlı tüydünüz ki; ABD’de de heves bırakmadınız… İncirlik’ten kalkan uçak 1 saatte yetişip bomba atsa vereceğiniz koordinatlara, siz çoktan tüymüş olacaktınız.

Al işte bir yıldır Trump desteğini çekti Ukrayna’dan. Ama hâlâ cephe hattını tutuyorlar. Çünkü savaşmak isteyen savaşır.

Kürtler aşiret bilincinde bile Araplardan geri. Anında topukluyorlar. Sizin vatanınızsa biraz da kimseden destek almadan savaşsanıza.

Şaklabanlara bak! Şara gelmiş kapılarına dayanmış. Hâlâ halay çekiyorlar. Türkiye sınırına yığılıp, saldıracak Türk Bayrağı arıyorlar.

Bazı aklı evvel solcular da güya ders veriyor. “Emperyalizme güvenerek Ulusal Kurtuluş Savaşı veremezsin.” Yahu siz deli misiniz? Kürtçülerin yapabildiği tek iyi şey ABD, Rusya, AB, Çin kimi bulsa yaltaklanmak. Bir de onu da yapmayın diyorsunuz.

Bunlar ulus değil ki, yaptıkları şeye Ulusal Kurtuluş densin! Ortada bir “Kürt vatanı” mı var ki, savunamadılar diye hayıflanılsın? Olsaydı en azından üç dört köyde çatışma olurdu.

Elbette ki emperyalizm ile iş tutacaklar. Barzani, Apo başka ne yapabilir ki? Bazen RTE’ye düşüyorlar işbirliği için. Biraz daha etkili olurlarsa yine, ABD’ye yükselirler. Ama bir zahmet biraz da işe yarayın be! ABD bile çaresiz kaldı.

O kadar hızlı kaçıyorsunuz ki; belki ABD 100 metre koşu takımına alırlar sizi. Ama Suriye’de değnekçilik görevi bu kadar. Yediğiniz milyar dolarlar yanınıza kâr kaldı. Fazla zırlamayın.

Previous Post

Geç gelen adalet mi, yoksa adaletin sessiz itirafı mı?

Next Post

Türk Devrimi

Next Post
Türk Devrimi

Türk Devrimi

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.