No Result
View All Result

Taliban’ın “Yeni Hukuku” ve Atatürk’ün değeri

Özgür ERDEM by Özgür ERDEM
28 Ocak 2026
in GÜNLÜK
0
Taliban’ın “Yeni Hukuku” ve Atatürk’ün değeri

Bazen bir haber okursunuz ve kanınız donar. Ardından derin bir nefes alır, başınızı kaldırıp Anıtkabir’e doğru bakar ve içinizden sessizce mırıldanırsınız: “Şükürler olsun…”

Afganistan İnsan Hakları Örgütü Rawadari, geçtiğimiz günlerde Taliban’ın “Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu” adı altında yürürlüğe koyduğu metni inceleyen bir rapor yayınladı.

Ortaya çıkan tablo, siyasal İslam’ın kurduğu düzenin sadece bir rejim değişikliği değil, insanlığa karşı işlenmiş organize bir suç olduğunu, üstelik bu suçun artık “kanun” kılıfına sokulduğunu gösteriyor.

21. yüzyılda “kölelik” resmen hukukta!

Gözlerinize inanamayacağınız detaylar var raporda. Taliban, hazırladığı kanun metninde açıkça “Hür” ve “Köle” ifadelerini kullanıyor. Yanlış duymadınız. Madde 4 ve Madde 15’te, verilecek cezalar tanımlanırken “Kişi hür de olsa köle de olsa…” denilerek, kölelik kurumu dolaylı yoldan değil, doğrudan ve resmen meşrulaştırılıyor.

Dünya Mars’a gitmeyi konuşurken, bizim sınırımızdaki zihniyet insanları “alınıp satılan mal” statüsüne geri döndürüyor.

Din adamına “nasihat”, halka “kırbaç”

Hani İslam’da eşitlik esastı? Hani üstünlük sadece ahlaktaydı?

Rawadari’nin raporuna göre; Taliban’ın yeni ceza sistemi toplumu resmen dört ayrı sınıfa bölüyor:

– Din Adamları,
– Soylular/Elitler,
– Orta Sınıf,
– Alt Sınıf.

Aynı suçu işleyen bir “din adamı”na sadece “nasihat” edilirken, alt sınıftan gariban bir vatandaşa hapis ve kırbaç cezası veriliyor.

İşte siyasal İslam’ın özeti budur: Din kisvesi altında kendilerine dokunulmaz bir kast sistemi, bir saltanat kurmak; halkı ise sopayla, korkuyla yönetmek!

Baba’ya “çocuğu dövme” yetkisi

Çocuklar… En savunmasızlarımız.

Yeni kanunun 48. maddesi, babaya 10 yaşındaki çocuğunu “namaz kılmadığı” veya “itaatsizlik ettiği” gerekçesiyle cezalandırma, yani dövme yetkisi veriyor!

Şiddetin suç sayılması için ise kriter korkunç: “Sadece kemik kırığı veya deri zedelenmesi varsa suçtur.”

Yani bir baba, çocuğunun ruhunu öldürebilir, psikolojik işkence yapabilir, “terbiye” adı altında her türlü zulmü yapabilir; kemiği kırılmadığı sürece devlet buna “aile içi mesele” diyor.

Kadına Nefes Almak Bile Suç

Kadın için durum daha da vahim. Kadına yönelik şiddetin suç sayılması için “ağır yaralanma” şartı aranıyor ve kadının bunu ispatlaması isteniyor.

Dahası var… Bir kadın, kocasından izin almadan annesini babasını görmeye giderse hapisle cezalandırılıyor. Sadece o kadın değil, onu evine alan, ona bir tas çorba veren akrabası da suçlu sayılıyor!

Ve bizim talihimiz: Mustafa Kemal Atatürk

Şimdi bu “sınıflı, köleli, kırbaçlı” tabloyu alın ve Türkiye haritasının üzerine koyun.

Eğer 1923’te o Mavi Gözlü Dev çıkıp, “Efendiler, Cumhuriyeti ilan edeceğiz” demeseydi…

Eğer “Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan değil, imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle” olarak tanımlamasaydı…

Eğer 1926’da Medeni Kanun’u getirip, “Türk kadını, erkeğin eşitidir” diyerek o yasaları değiştirmeseydi…

Bugün biz neyi konuşuyor olacaktık?

Din adamlarının “dokunulmaz”, halkın “kırbaçlık” olduğu bir kast sistemini mi?

Kadınlarımızın bir köle gibi alınıp satılmasını mı?..

Atatürk, sadece bir devlet kurmadı. Atatürk, Türk milletini, özellikle de Türk kadınını ve çocuğunu, işte bu bataklıktan, bu Orta Çağ karanlığından çekip çıkardı.

Medeni Kanun bir kâğıt parçası değildir; Türk kadınının can simididir.

Laiklik, dinsizlik değildir; din bezirganlarının toplumu sınıflara bölüp kendilerini “ilah”, halkı “köle” ilan etmelerine engel olan tek sigortadır.

Taliban’ın Afganistan’ı, şeriatın laboratuvar sonucudur. Deney bitmiş, sonuç ortadadır: Sefalet, zulüm, kölelik ve mutlak karanlık.

Biz ise yüzümüzü o karanlığa değil, Ankara’daki Güneş’e dönüyoruz.

İyi ki varsın Atatürk. İyi ki bizi bu uçurumun kenarından çekip aldın…

Previous Post

Apo’dan Bahçeli’ye kanlı kilim

Next Post

Trump’ın Venezuela politikası: Herşey petrol için mi?

Next Post
Trump’ın Venezuela politikası: Herşey petrol için mi?

Trump’ın Venezuela politikası: Herşey petrol için mi?

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.