No Result
View All Result

Putlar yıkılıyor:
ABD’de faşist dikta, Çin’de askerî darbe, AB’de parçalanma

Ali ÖZSOY by Ali ÖZSOY
9 Şubat 2026
in GÜNLÜK
0
Putlar yıkılıyor:  ABD’de faşist dikta, Çin’de askerî darbe, AB’de parçalanma

Geçtiğimiz 10 günün uluslararası haberlerine bakıyorum. Çin’de askeri darbe girişimi iddiası. Halk Kurtuluş Ordusu’nun en güçlü ikinci ismi General Zhang Youxia tutuklanmış.

Bu haber ile birlikte sayısız iddia: Çin kaynakları generalin vatan haini olduğu ve nükleer sırları ABD’ye sattığını iddia ediyor. Avustralya medyası ve Batılı kaynaklar, generalin, Tayvan konusunda devlet başkanı Xi Jinping ile zıt düştüğü ve adanın işgalinin bir felakete yol açabileceğini düşündüğü için tasfiye edildiğini söylüyor. Başka kaynaklar ise 2024’te açığa çıkan darbe girişimden sonra, son iki yılda yüzü aşkın generalin tutuklandığını ve en sonunda General Zhang’ın da tecrit edildikten sonra tasfiye edildiğini ileri sürüyor.

Dünya devi Çin! Dışarıya karşı ser vermeyen monolit. İçeride yoksulluk, yolsuzluk, entrikalar ile fokurduyor.

Görelim bakalım devliğini Çin. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir şeyi yokken 1974’de Kıbrıs zaferini kazandı. Çin, yanı başındaki Tayvan’a bakıp, bağırıp çağırıp duruyor. Doğu Türkistan’da etnik temizlik yapmaya benzemiyor değil mi? Siz ancak Hindistan sınırında sopalarla kavga edersiniz. “Milyarder generaller komünizminin” savaştan ödü kopuyor. Xi Jinping ise küreselleşme bitti diye ağlayıp duruyor. Bu sene Davos’a da çağırmadılar.

ABD’ye bakıyorum. Minnesota eyaletinde sokağın ortasında “federal memurlar” bir sağlık görevlisini infaz ediyor. Eyalet polisi ve savcısı olay yerinde araştırma bile yapamıyor. “Yasak kardeşim!” Kaliforniya Valisi Trump’u tehdit ediyor. Aynısını Kaliforniya’da denemeyin. Trump hepsini tehdit ediyor.

Trump seçim kanunu değiştireceğini duyuruyor. Seçimi “millileştirecekmiş”. Kongre kararı olmaksızın Venezüela’ya saldırmasını eleştirenleri vatan hainliği ile suçluyor. Amerikan Anayasa’nın açık ihlali olan bireysel savaş ve vergi kararlarını Yüksek Mahkeme iptal ederse, kararı tanımayacağını ima ediyor. “Anayasa Mahkemesi, sen kimsin ya!”

ABD’nin “Başkanlık mucizesi” alelade bir Latin Amerika tiranlık öyküsüne, “federasyon” modeli en zavallısından bir iç savaş öyküsüne dönmüş.

AB’ye bakıyorum. Avrupa, “dünyanın hasta adamı”. Küreselleşmenin başkenti Davos, küreselleşmenin en büyük baronu denen Larry Fink tarafından, Trump gibi faşistlerin başkentine çevrilmiş. “Küreselcilerin” gözü yaşlı.

Avrupa ülkelerinde tüm anketlerde Rus yanlısı, aşırı sağ partiler birinci. AB bir küresel efsaneydi. Adeta kutsal emanet. Tarihin sonu. İnsanlığın son durağı. Şimdi yeni faşizm reçetelerinin, en yerelci ırkçılıkların kalbi.

Küreselleşmenin ilk büyük sponsoru İngiltere çoktan AB’yi terk etmiş. Sırada kim var en çok sorulan soru. Grönland için herkesin gözü yaşlı. Turuncu kafaya aylardır yalakalık yapan, onu pohpohlayarak, gazını alarak “kontrol” altında tutan Avrupa’nın kibirli liderleri, “acaba yanlış mı yaptık” diyor hayıflanıyor. İki tane Alman gencini askere almaktan acizler. ABD’ye nasıl kafa tutsunlar?

Kimse bana Rusya demesin. 1 milyon askeri Ukrayna’da saplanmış. En büyük umudu ABD Başkanı Trump. Avrasya’ya bak sen! Rusya kuracaktı güya, ABD faşistlerinin insafına kalmış.

“Büyük erkek timsali” Putin, Rus gençlerini askere almaktan aciz. Tek büyük kurnazlığı Ukrayna savaşını fırsat bilip, Altay’da, Başkurdistan’da, Tataristan’da işsiz Türk gençlerini cepheye sürmek.

Dünya hızla pislik kuyusuna sürükleniyor. Emperyalizm barışıyla da savaşıyla da insanlığa artık hiçbir şey vaat edemez.

Ne Batı’dan öğreneceğimiz demokrasi ne Doğu’dan öğreneceğimiz bağımsızlık dersimiz var. Aklıma yine Atatürk’ün sözü geliyor “Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir.”

Çizilen, liderlerin karizması değil emperyalizmin putlarıdır. Putların altına sinmiş yerel diktatörler kendini bir bu putun bir öbür putun altına atıyor.

Fikir (!) insanları ise nostalji bile diyemeyeceğimiz bir çabayla, kırılmış vazoları uhu ile birleştirmeye çalışıyor.

Ne Avrasyacılık ne Atlantikçilik ne de başka türden bir mandacılığın oksijen, gıda bulabileceği bir petri kabı kalmamış. İslamcısı Lübnan bezirganı Tom Barrack’ın, sosyalisti Epstein kankası Chomsky’nin, “ulusalcısı”, “mollası” Rus papazı Dugin’in gözünün içine bakıyor: “Bir ilham, bir göz kırpma, bir iltifat ya rab!”

Ama ses yok. Bütün emperyalistler kendi derdine düşmüş.  Putlar gerçekten kırılmış, sahte tanrılar suskun. Başınızın çaresine bakın.

İnsanlık elbette savaştan korkar ama hasretini duyduğumuz sanki çok matah bir düzendi. Savaşları biz ilan etmiyoruz ki. Bizim itidalimiz mi engel olacak?

Bir dünya yıkılıyor ama yeni bir dünya bir türlü uyanmıyor. Biz Türkler, Kemalistler uyanmaya ve uyandırmaya hazır mıyız?

Previous Post

68’den bugüne: Aynı soru, aynı düzen

Next Post

MHP’nin 57 yılı ya da milliyetçi olamamanın kısa tarihi

Next Post
MHP’nin 57 yılı ya da milliyetçi olamamanın kısa tarihi

MHP’nin 57 yılı ya da milliyetçi olamamanın kısa tarihi

Facebook Twitter Instagram

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.

No Result
View All Result
  • TÜRKSOLU
  • GÜNLÜK
  • HAFTALIK
  • ARŞİV
  • İLERİ YAYINLARI KİTAPLIĞI

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2022 TÜRKSOLU, ATATÜRKÇÜ, MİLLİYETÇİ, SOLCU GAZETE.