Ankara’da düzenlenen son NATO Zirvesi bir kez daha gösterdi ki, bu ülkedeki siyasal İslamcıların, Şeriatçıların maskesi Batılı egemenlerin masasına oturana kadardır! Yıllarca anti-emperyalizm edebiyatı yapanlar, nasıl da en sadık, en ateşli NATO’cu olduklarını Ankara’daki o şatafatlı masada tüm dünyaya ilan ettiler!
Öncelikle şunu sormamız lazım: Bu şatafat kimin parasıyla yapılıyor? Devlet okullarında tuvaletlere bir kalıp sabun bile koyamayan, temizlik görevlilerinin maaşlarını velilere ödeten AKP iktidarı, Ankara’daki o zirvede milyarlarca liralık lüksü, israfı ve şatafatı Batılı efendilerine güç gösterisi diye sundu! Saray düzeni, kendi bekası ve el aleme caka satmak uğruna milletin hazinesini Batı’nın egemenlerine altın tepside sundu!
Gelelim o en büyük iki yüzlülüğe… Meydanlarda, mitinglerde “İsrail karşıtıyız, Filistin’in yanındayız” diye gözyaşı dökenler, Ankara’daki o masada kiminle sıkı fıkıydı dersiniz? Tarihin en İsrailci ABD Başkanı Donald Trump’la el sıkışmak, ondan bir övgü koparabilmek için sıraya girdiler!
Bakın, AKP’li yandaş gazeteci Abdülkadir Selvi ne diyor, akılları sıra muhalefete laf sokuyor: ‘Özgür Özel’i pazarcı esnafı övünce manşetler atıyorlar. Erdoğan’ı ABD Başkanı övünce kem küm ediyorlar.” İşte yandaş zihniyetin sefaleti tam olarak buradadır! Meşruiyeti nereden aldığına bağlı arkadaş! Biz meşruiyetini pazardaki esnaftan, Türk köylüsünden, bu milletin helal süt emmiş fertlerinden alan bir Mustafa Kemal geleneğinden geliyoruz. Sizin gibi meşruiyeti Beyaz Saray’ın koridorlarında, ABD başkanlarının övgülerinde arayan o teslimiyetçi mandacı zihniyeti de çok iyi biliyoruz!
Şaşıracak bir şey yok. AKP, en başından beri bir ABD projesiydi! Hatırlayın o kapkara tarihi: ABD’nin 2003 Irak işgali öncesinde, işgale karşı çıkacağı belli olan Ecevit iktidarı paldır küldür devrildi, AKP başa geçirildi. İlk gününden bugüne, Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı olmakla gurur duyan, ABD’nin Türkiye’de açıktan desteklediği, önünü açtığı bir iktidar oldu bu hareket! Bugün Ankara’da Trump’ın önünde eğilenler, dün Irak’ta milyonlarca Müslüman katledilirken Amerikan askerlerine dua edenlerin ta kendisidir!
Şu soruyu da soralım… Günlerdir NATO zirvesiyle yatıp kalkıyoruz. Misafirlerin yediği yemekte kullanılan tuz miktarını bile öğrendik. Bir tek şunu öğrenemedik: Türkiye bu zirveden somut ne kazandı?
F-35 uçakları mı geri geldi?
Sınırlarımızı kevgire çeviren mülteci krizi mi çözüldü?
Silahlanan Yunan adalarına karşı bir tutum mu belirlendi?
Elde var sıfır…
AKP, şu zirvede Batılı efendilerini yedirdi, içirdi, geri gönderdi. Söyleyebilecekleri tek şey, kendi tabanlarına yaptıkları “bakın dünya lideriyiz” propagandası…
Türkiye Cumhuriyeti, günübirlik zikzaklarla yönünü kaybedenlerin şahsi mülkü değildir. Bu devlet, elbet yeniden Kuvayı Milliye’nin o onurlu, başı dik ve tam bağımsız dış politika çizgisine geri dönecektir.
