Gezi isyanı bir çoğunuzun da gayet net biçimde görebildiği gibi bunların üzerinde öylesine bir travma oluşturdu ki, o etkiden kurtulup sağlıklı bir adım atmaları bugüne kadar mümkün olamadı. Her fırsatta maymuncuk gibi kullandıkları 15 Temmuz ve benzer darbe girişimi iddiaları ise korku değildir; onlar daha çok karşı tarafa korku verme araçlarıdır. “Sıkıysa çıkın sokağa da görün!” demek demokrasinin ilkelerine aykırılık teşkil etmenin de ötesinde daha derin korkular taşır. Aslında bu tür meydan okumalar ve yıllar sonra bile birilerini bu haklı isyandan sorumlu tutarak intikam almaya çalışmak, zorba bir iktidar açısından mezarlıktan geçerken ıslık çalmak gibidir…
Yıkmakta mahir yenisini inşa etmekte nakıs bu ezik zümre, sürekli yalanlarla bir yandan kitlelerini oyalarken diğer yandan “öteki” ilan ettiklerine karşı hiç bitmeyen bir kinle saldırarak ne ara bir refah getirebilecek ki? Bu zihniyetin idaresindeki bir toplum zamanın gerisinde kalmaya mahkumdur ve böyle devam ettikçe kalkınmış toplumların ortalama seviyesini tutturabilmesi mümkün olmayacaktır! Elbette milletin kaderi değillerdir aksine tasallut etmiştirler, fakat kayıtsız kalındığı sürece gelecek nesiller bu kronik arızadan bizi sorumlu tutacaktır.
Çarşı pazar yangın yeriyken bile fırsatçılık yaptıkları gerekçesiyle birilerini suçlayıp hesap vermekten kaçan, hatta yer yer bunun ilahî bir imtihan olduğunu, isyanın ise korkunç bir günah olduğunu öne sürecek kadar da küçülen iktidar mümessillerinden şiddet ve sefalet dışında ne beklenebilir ki zaten? Şayet bir oyuna katılmaya niyetlendiyseniz onun kuralları üzerinde pazarlık yapmaya hakkınız yoktur. Serbest piyasa ekonomisi dedikleri ama özünde onun da gereklerini yerine getiremedikleri bir ekonomik sistemde üstelik tüm gücü zorbaca elde ettikten sonra bile hala mızıkçılık yapıyorsanız siz iki yüzlü ve halk düşmanı bir hükümetsinizdir. ABD ve Almanya‘da da serbest piyasa var, ama orada hükümetler esnafı bu kadar ağır ithamlarla suçlamıyor. Şu halde samimi bir şekilde soralım da öylece bir karara varsınlar; Size göre Türkler potansiyel olarak daha mı ahlaksız, yoksa nispeten iyi günlerde herkes iyiydi de bugün mü birileri sizin iktidarınıza inat kötü oldular?
Ya da bu işi beceremedikçe kılıf arıyorsunuz da onun hezeyanları mıdır bu hayasız saldırılar?
Evet, önce dürüst olun öyle çıkın tartıya!
…
Bir gün normal yollardan değilse bile mutlaka bırakıp gitmek zorunda kalacaklar ve arkadan gelenler yalnızca maddi yıkıntıları değil manevi tahribatı da onarmak için halktan uzun bir müddet isteyecektir. Güya en önde tuttukları inancın dahi bilhassa genç yaş gruplarında ne durumda olduğu ortadadır. İnsanların tercihine elbette saygılıyız ama bunların yüzünden ateizm ve deizm patlama yapmışsa burada durup yeniden düşünmeli. Yine yargının da durumu epeyce uzun yıllardır feci bir halde ve aslında oradaki çürüme maneviyattaki yıkımın çok somut bir göstergesidir. Sözün özü; Devletin dini adalet olması gerekirken, o kerameti kendinden menkul bir takım yürüyen putlara kurban edilmek üzeredir…
Medenî bir şekilde kaybetmeye ve yeniden bir iktidar mücadelesi vermeye cesaretleri yoktur. Zira onca suçtan sonra bir kenara çekilip muhalefet edemezler, yani öyle bir lüksleri yok. Daha da azacaklar ve gazaplarına daha hızlı koşacaklar. Mutlak sonları ise firavunlara layık bir final olacaktır. Bunlara çok iyi niyet göstermeye, her fırsatta bir yol aramaya gerek yok, buna mukabil itirazı ve itaatsizliği körüklemekte millet adına fayda var. Bagajı suçlarla dolu bir aracın rica ile durdurulduğu pek görülmüş bir şey değildir, sert mukavemetle anca durmaya zorlanabilir. Gezi’nin hala gündemlerinde olması da boşuna değil, yeni bir dalga olursa bunun ne ölçüde olacağı ve nerede duracağıdır korkularının asıl kaynağı. Ve bu sefer gelecek olanın bir tsunami gibi her şeyi önüne katıp ilerlemesi, bu arada derme çatma inşa etmeye çalıştıkları rejimi de başlarına yıkıp öyle geçmesi ihtimal dahilindedir. O bakımdan korku onlar açısından yerinde bir korkudur.
Her ne kadar Musa’nın neslinden değilsek de yolumuz onun yoldur. Velhasıl, o gün geldiğinde gözünün yaşına bakmayın zira firavunlara acınmaz…

